|
24 Ekim 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz pazar gazetelerinde Amerikan başkanlık seçimleri ve Irak'taki durumla ilgili haber ve yorumlar öne çıkıyor.
Independent on Sunday, 850 İngiliz askerinin, direnişçilerle Amerikan askerleri arasında sert çarpışmaların yaşandığı Bağdat'ın güneyine kaydırılması kararıyla Başbakan Tony Blair'in büyük bir risk aldığınu yazıyor. Sunday Telegraph da aynı konuyla ilgili haberinde İngiliz askerlerinin Latifiye, Mahmudiye ve iskenderiye arasında kalan bölgede görev yapacağını anımsatarak "Askerlerimizi ölüm üçgenine gönderiyoruz. İsyancılar, askerlerimize kanlı bir hoşgeldine hazırlanıyorlar" diyor. Gazete, bu bölgede halktan destek alan direnişçilerin çok iyi örgütlendiğini işgal güçlerine pusu kurduklarını belirtirken bir İngiliz komutan "Askerlerimiz her şeye hazır. Basra'da piknik yapmıyorlardı" diyor. Sunday Times ise İngiliz birliklerinin Bağdat yakınlarına kaydırılma talebinin askerlerin yeteneklerini ortaya koyarak isyanın durdurabileceğini iddia eden İngiliz komutanlardan geldiğini belirtiyor. Gazete söz konusu komutanların Amerika nezdinde bu konuda lobi yaptıklarını öne sürüyor. Sunday Times, Irak'taki İngiliz komutanların Amerikan askerlerinin taktiklerini onaylamadığını anımsatıyor. İngiliz birliklerinin tehlikeli bölgelere kaydırılması kararı Blair'in Bush'a seçim desteği olarak yorumlanmıştı. Sunday Times yazarlarından Michael Portillo ise Blair'in aslında Bush'un kaybetmesini istediğini öne sürüyor. Yazar, "Halk, Blair'in Kerry ile nasıl geçineceğini soruyor. Blair herkesle geçinebilir. Clinton'dan sonra Bush'la nasıl geçindiyse öyle olacak. Asıl sorun Blair'in tüm kartlarını açtığı Bush'la dört yıl daha nasıl geçineceğidir" diyor. Sunday Telegraph yazarı Edward Luttwak ise Kerry'nin de bir şahin olduğunu öne sürerek şöyle yazıyor: "Kerry, iktidara gelirse savaş karşıtı hayranlarını düş kırıkılığına uğratacak. Çünkü o da bir şahin. 11 Eylül döneminde Kerry iktidarda olsaydı, Bush'tan daha sert tepki gösterecek ve Afganistan'ı bombalayacaktı" görüşünü dile getiriyor. İran Bush'u destekliyor Sunday Times gazetesi, "İranlı mollalar Bush'u destekliyor" başlıklı haberinde Amerikan seçimlerine Amerika'yla aralarında sorun olan ülkelerin nasıl baktığını irdeliyor. Gazeteye göre, özellikle Bush'un "şeytan ekseninin parçası" olarak nitelediği İran'ın tavrı dikkat çekiyor. Sunday Times'a göre, İran Devlet Televizyonu'na konuşan Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Hasan Rovhani, tercihlerinin Bush olduğu mesajını verdi. Rovhani, "Bush'un, yönetimdeki şahinlerin, nükleer programımız nedeniyle bize karşı askeri güç kullanılması konusundaki baskılarına boyun eğmeyeceğini düşünüyorum" dedi ve ekledi: "Demokratlardan hiçbirşey görmedik. Kerry'nin işbaşına gelmesini istemiyoruz..." Rovhani demecinde eski Demokrat Başkan Bill Clinton döneminde Washington'un kendilerine ekonomik yaptırımlar uyguladığını anımsatarak "Bush dönemini unutmamalıyız. İran'a zarar verecek hiçbirşey yapmadı" diye konuştu. Sunday Times, İran'ın bu tutumuna karşın Amerika'nın şeytan ekseninde dediği diğer ülkeler arasında adaylar arasında farklı tercihler olduğuna dikkat çekiyor. Bu ülkeler arasında yer alan Kuzey Kore'de ibre Demokrat aday John Kerry'den yana. Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Yong-il, Bush'u "Hitler'i gölgede bırakacak embesil bir despot olarak" tanımlamıştı. Kuzey Kore televizyonunda Kerry'nin açıklamalarına sık sık yer verilmesi de bu ülkenin gönlünde Kerry'nin yattığının bir işareti. Amerika'yla başı dertte olan Küba'da da Kerry'nin kazanması arzulanıyor. Kerry, seçim kampanyasında Küba'ya yönelik seyahat kısıtlamalarını gözden geçireceği vaadinde bulunmuştu. Zimbabve'de ise Devlet Başkanı Robert Mugabe, "Kim gelirse gelsin birşey değişmeyecek. İki aday da bize düşman" diyor. Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, Kremlin geleneklerini bozarak adaylar hakkında yorum yaptı ve tercihini Bush'tan yana koydu. Putin, "Bush'un iktidardan gitmesi dünayada terörü artırır. Ama karar tabii ki Amerikan halkına aittir" diye konuştu. İngiltere'de Avrupa Anayasası referandumu Sunday Telegraph, İngiltere'de hükümetin Avrupa Anayasası konusunda 26 Mart 2006'da referandum yapılmasını kararlaştırdığını yazıyor. Gazeteye göre Başbakan Tony Blair, Avrupa Anayasası ile ilgili antlaşmayı imzalamak için bu cuma İtalya'nın başkenti Roma'ya gidecek. İngiltere'de Avrupa Birliği'ne kuşkuşyla bakan gruplar, Avrupa Anayasası'nın ulusal egemenliklerin önemli bir bölümünün Brüksel'e devredilmesini öngördüğünü savunuyorlar. Sunday Telegraph'a göre başlangıçta referandum fikrine karşı olan Blair, bu konudaki baskıların artması üzerine, geri adım atarak, Dışişleri Bakanı Jack Straw'un belirlediği referandum tarihine onay verdi. Buna göre referandum, İngiltere'nin dönem başkanlığının sona ermesinden 10 hafta sonra yapılacak. İngiliz Dışişleri Bakanı, tarihle ilgili olarak "Dönem başkanlığımız sırasında referandum yapamazdık. Ancak demiri tavında dövmemiz gerekiyor. Bu yüzden çok da bekleyemeyiz" dedi. Geçen ay ICM şirketi tarafından yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre İngilizlerin yüzde 59'u Avrupa Anayasası'na karşı çıkıyor. İngiltere'de son referandum 1975'te ülkenin Avrupa Birliği'ne girişi sırasında yapılmıştı. İktidardaki İşçi Partisi'nin ileri gelen üyelerinin tavsiyesine uygun olarak, referandumda halka Avrupa Para Birimi EURO'ya geçmek isteyip istemediklerinin de sorulması düşünülüyor. İngiltere, EURO'ya geçiş için gerekli kriterleri yerine getirmesine karşın kendi isteğiyle tek para birimine dahil olmuyor. Sunday Telegraph, referandumda Avrupa Birliği taraftarlarıyla karşıtları arasında çetin bir mücadele yaşanmasının beklendiğine de dikkay çekiyor. Moğollar soyadı alıyor Observer, Sovyet dönemde getirilen bir yasak nedeniyle 1920'lerden beri sadece isimlerini kullanan Moğolların soyadı edinme çabalarını konu alan bir habere yer veriyor. Gazeteye göre, göçebe kültüründen modern topluma geçişi planlayan yönetim 1997 yılında halkın soyadı almasını şart koştu. Ancak halk bu karara pek rağbet etmedi. Kimlik kartı zorunluluğundan sonra Moğallar soyadı bulma telaşına düştü. 2.5 milyon nüfuslu Moğalistan'da halkın yüzde 90'ı bir soyadı seçmiş durumda. Bazıları kendilerine komşuları tarafından takılan lakapları tercih ediyor. Fakat bazılarının lakapları "Hırsız" "Şarhoş" gibi tanımlamalar içerdiği için bu her zaman tercih edilen bir yöntem olmuyor. Ama soyadı düzenlemesinde Moğol yetkililerinin içinden çıkamayacağı bir sorun var. Zira halkın yarısı, 12'nci yüzyılda yaşayan Moğol İmparatoru Cengiz Han'ın kabile adı Börçegin'i soyadı olarak seçmiş. Observer bu durumu haberinde "Cengiz Han'ın kabilesi telefon rehberlerini de işgal etti" diye özetliyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||