|
21 Ekim 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa basınında bugün en çok tartışılan konulardan biri Türkiye ve Türkiye'nin Avrupa Birliği'yle ilişkileri..
Başbakan Erdoğan, dün gayriresmi temaslarda bulunmak üzere Fransa'ya gitmiş ve Fransız kamuoyunda Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı olan havayı değiştirmek için çaba harcamıştı. Fransız Le Parisien gazetesi, bugün Başbakan Erdoğan'la yapılan bir mülakata yer veriyor sayfalarında.. Türkiye'nin tek istediğinin, kendisine üyelik konusunda diğer ülkelere davranıldığı gibi davranılması olduğunu belirten Erdoğan sözlerine şöyle devam ediyor: "Avrupa Birliği'nin daha önceki genişlemelerinde, aday ülkelerin üyeliğinin onaylanması için hiç referandum yapılmadı. Bunu Türkiye'ye kabul ettirmek şu ana dek uygulanan süreçle çelişir" Başbakan Erdoğan, Le Parisien gazetesine verdiği mülakatta, Türkiye'nin demokrasi ve insan hakları konusunda, bazı Avrupa Birliği üyelerinden bile ilerde olduğunu da ifade ediyor. Avrupa Komisyonu'nun ilerleme raporunda Türkiye'nin tüm kriterleri yerine getirdiğinin açıkça belirtildiğini de söyleyen Erdoğan, tarihe bir gönderme yaparak şöyle konuşuyor: ''Geçen yüzyılda ülkemize 'Avrupa'nın hasta adamı' deniliyordu. Bugün bizi dışarı atmaya çalışanlar aynı kişiler. Avrupa bir Hıristiyan kulübü haline getirilmeye mi çalışılıyor? Böyle bir durum varsa Türkiye neden NATO ve birçok Avrupa kurumuna kabul edildi? Türkiye bazen Avrupalı sayılıyor, bazen sayılmıyor. Bu, kabul edilemez'' Daha önceden Türkiye'ye satılan Alman tanklarının Güneydoğu'daki çatışmalar sırasında kullanıldığını iddia eden bazı haberlerin ardından, Alman Sueddeutsche Zeitung gazetesi, tanklar ve Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesi arasında doğrudan bir bağlantı kuruyor. "Türkiye'deki durum böyle devam ettiği sürece, tanklar bu ülkeye yollanmamalı. Türkiye'nin Avrupa'ya girmesine izin verilmemeli." Alman tanklarının Kürtlere karşı kullanılması ihtimalinin kesinlikle olmaması gerektiğini yazan gazete, bu sağlanmadığı takdirde Türkiye'ye daha fazla tank gönderilmesinin anlamsız olduğunu savunuyor. İspanyol La Razon gazetesi de bugün sayfalarında Türkiye'yle ilgili satırlara yer veriyor.. Gazete, şöyle yazıyor: "Ekonomik ve sosyal ilerleme sağlayan, istikrarlı ve Avrupa Birliği'ne üye olma sürecindeki bir Türkiye, Batı'nın güvenliği için hayati önem taşıyor." Gazete, Türkiye'nin bu öneminin, kendisini İslami radikaller için ise bir hedef haline getirdiğini yazıyor. Avrupa basınında bugün öne çıkan başlıklardan biri de İngiltere'nin, Amerika Birleşik Devletleri'nin talebi üzerine, Irak'taki askerlerini Bağdat'ın güneyine kaydırma planları.. İngiltere kabinesi, bugün bu konuyu ele alacak. Savunma Bakanı Geoff Hoon'un da bugün parlamentoda yapacağı konuşma sırasında bu konuyla ilgili sert muhalefetle karşılaşması bekleniyor. Guardian gazetesi, bugün askerlerin kaydırılmasını değerlendirecek olan bakanların kendilerine sormaları gereken bir dizi soru olduğunu yazıyor: "Bakanlar, kendilerine dürüstçe, Felluce'ye düzenlenmesi planlanan bir operasyona İngiltere'nin dahil olup olmaması gerektiğini sormalılar. Özellikle de, bu yılın başlarında kente düzenlenen kanlı saldırıyı gözönünde bulundurarak.. Ayrıca, şunu da sormalı gerekiyor: Bölgede halihazırda 130 bin askeri olan ve on binlerce askeri de kısa süre içinde bölgeye getirtebilecek olan Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere'nin desteğini askeri nedenlerle mi yoksa siyasi nedenlerle mi istiyor?" Guardian gazetesi, askerlerin kaydırılması kararının sadece bakanlar tarafından alınmaması, parlamentoda bir oylama yapılması gerektiği görüşünde.. "Tüm partilerin milletvekilleri bu son planı değerlendirme haklarını talep etmeliler. Amerika'nın bu talebi hakkındaki kararı parlamentonun almasına izin verin. Parlamentonun hayır deme kararına izin verin." Independent gazetesi, asker kaydırma planlarına İşçi Partisi'nden gelen muhalefeti hatırlatarak, planın yürürlüğe girmesinin Amerikan başkanlık seçimlerinden sonraya ertelenebileceğini yazıyor. İşçi partili bir milletvekilinin bu konudaki görüşleriniyse şöyle aktarıyor Independent: "Eğer başkanlık seçimlerinden sonraya ertelenecekse ve Noele kadar da eve dönmüş olacaklarsa, tehlike altında kaldıkları bu 6 hafta içinde ne yapabilecekler ki?" Alman Der Tagesspiegel gazetesi de, İngiltere Başbakanı Tony Blair'e tepkisini dile getiriyor. Gazete; "Tony Blair'i anlamak zor!" diye yazıyor.. Ve ekliyor: "Özellikle de Bush'un savaş koalisyonundaki birkaç ülke Irak'taki birliklerini yavaş yavaş geri çekmeye hazırlanırken..." Gazete'nin Blair'e bir de tavsiyesi var: "Almanya'da birçok kişi, onu izlemeye çalışmayı uzun süre önce bıraktı. Ancak çoğu insan onu hala seviyor. Öyle ki, mantıklı davaranıp kendisiyle Bush arasına biraz mesafe koyabilse, onun Irak savaşına katılma hatasını dahi affedecekler." Avrupa basınında bugün, tesadüfen bir zarfın içinde bulunan El Greco tablosuyla ilgili haberlere de yer veriliyor. Guardian, İspanya'da gazetelere verilen bir ilanın ardından, orta yaşlı bir adamın sanat uzmanlarına, elinde ilgilenebilecekleri bir şey olduğunu haber verdiğini yazıyor. Bu orta yaşlı adamın, sanat uzmanlarına bir zarf içinde sunduğu şeyin ise El Greco'nun bilinmeyen tablolarından biri olduğu belirtiliyor. 24'e 18 santimetre ebatlarında ve iki elin içine sığabilecek kadar küçük olan tablonun, Aralık ayında Christie's müzayede salonunda açık arttırmaya sunulacağı da ifade ediliyor haberde. Tablonun açılış fiyatının ise 600 bin sterlin, yani yaklaşık 1 buçuk trilyon lira olması bekleniyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||