|
20 Ekim 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz gazetelerinin manşetlerine bugün, Irak'ta uluslararası bir yardım kuruluşu için çalışan İngiliz bir kadının rehin alınması taşınıyor.
Guardian gazetesi, Care International adlı kuruluşun Irak'taki başkanı olan Margaret Hassan'ın tüm hayatını Iraklılara adamış bir savaş karşıtı olduğunu ve İngiltere hükümetini defalarca savaşa gidilmemesi konusunda uyardığını belirtiyor haberinde.. Hassan'ın 25 yıldan uzun süredir Irakta yaşadığı, bir Iraklıyla evli olduğu ve kendini Iraklı olarak nitelendirdiği de ifade ediliyor. Guardian gazetesi, Margaret Hassan'ın kaçırılmasının ardından, Irak'taki yabancıların güvenliğinin sağlanmasının önemine bir kez daha işaret ediyor: "Bu kaçırılma olayı, bir kez daha Irak'ta çalışan yabancıların karşı karşıya olduğu tehlikeyi gözler önüne seriyor. Nisan ayından bu yana 140'tan fazla yabancı çalışan kaçırıldı ve onlarcası öldürüldü. Kaçırma olaylarını gerçekleştiren gruplar, gittikçe daha da cüretkar oluyorlar" Independent gazetesinin manşetinde yer alan Robert Fisk imzalı yorumda da Margaret Hassan'ın Irak için umut vaadeden bir kahraman olduğu ifade ediliyor. "Margaret Hassan, Irak'taki Birleşmiş Milletler ambargosuna düşmandı. Irak'ın; gerçek, özgür ve işgal altında olmayan bir Irak'ın geleceği olduğuna inanan herkes için bir semboldü ve şimdi bize söylenen tek şey; onun da, dilleri, gözlerinin rengi ya da milletleri nedeniyle kayıplara karışanların ve Irak'taki kara deliğe düşenlerin arasında olduğu.." Robert Fisk, yazısında Margaret Hassan'ın Irak savaşı öncesinde, İngiltere hükümetine, zaten ambargolar altında zayıflamış olan ülkenin işgal edilmesinin insani bir krize yol açacağı konusunda uyarılarda bulunduğunu hatırlatıyor. Fisk'in yazısı şöyle devam ediyor: "Bizim Irak halkına uyguladığımız utanç verici ambargolara karşı çıkacak kadar cesur, ahlaklı ve iyi bir kadının şimdi Bağdat'ta rehin alınması kesinlikle kaderin bir cilvesi. Eğer Iraklıların gerçek bir dostu vardıysa, o, Margaret Hassan'dır. Cesur, açıksözlü, vefalı bir kahraman.." Times gazetesinde, "Hayatını Irak'a adayan rehine" başlığıyla manşete taşınan haberde, hem İngiliz hem de Irak vatandaşı olan Margaret Hassan'ı hangi örgütün kaçırdığının henüz bilinmediği ifade ediliyor. Hassan'ın kaçırılmasının, Irak'taki askerlerini kuzeye kaydırmayı tasarlayan ve bu nedenle sert bir muhalefetle yüzleşen İngiltere hükümetini yeni bir krizle karşı karşıya bıraktığı da belirtiliyor. Haberde, Margaret Hassan'la 1998 yılında yapılan bir mülakattan alıntılara da yer veriliyor. Hassan, Irak'a uygulanan ambargoları değerlendirirken şöyle diyor: "Bu halk gerçekten acı çekiyor. İnsanlar, acaba, bir annenin her sabah kalktığında bebeğini doyurup doyuramayacağını bilmemesinin nasıl bir şey olduğunu biliyorlar mı?" Fransız gazeteleri, bugün eski IMF başkanlarından Michel Camdessus liderliğindeki bir uzmanlar komitesi tarafından Fransa Ekonomi Bakanı Nicolas Sarkozy'ye ülkenin ekonomik durumu hakkında verilen bir raporu manşetlerine taşıyor. Raporda, Fransız ekonomisinin Avrupa Birliği'nin öncü ülkelerinin gerisine düştüğü uyarısında bulunulduğu belirtiliyor. Rapor, Fransa'nın ihtiyaç fazlası durumundaki kamu sektörüyle başetmesi gerektiğini, aksi takdirde geri dönülemez bir ekonomik düşüşün gerçekleşeceğini savunuyor. Fransız Le Monde gazetesinin raporla ilgili yorumu şöyle: "Fransa, reformlar yapmak yerine reformlar hakkında raporlar hazırlamayı tercih ediyor" Le Monde'a göre, iktidardaki Halk Hareketi için Birlik Partisi'nin liderliğini devralacak olan Sarkozy'nin rapor hakkında olumlu düşünmesi, raporun uygulamaya konulmayacağına bir işaret. Cumhurbaşkanı Chirac ile aralarındaki düşmanlık gözönünde bulundurulunca, Sarkozy'nin, parti lideri olduğunda raporu başucundan ayırmayacağı şeklindeki sözleri, raporun Chirac tarafından uygulamaya konulması umudunu zayıflatıyor. Sol eğilimli Liberation gazetesinin raporla ilgili başlığıysa: "Sağ için yeni bir İncil" Liberation'a göre, raporda yeni hiçbir şey söylenmiyor. Gazete soruyor: "Eğer Fransa'nın geride kaldığı ve düşüşe geçtiği doğruysa, bu hükümet son 30 yıldır ne yapıyor?" Gazeteye göre, rapor Fransa'da reform yapmaktan ziyade, Sarkozy'nin son 10 yıldır arzuladığı sağ kanadın oluşmasına yardımcı olabilir. Le Nouvel Observateur ise, Sarkozy'nin bu raporla 2007 cumhurbaşkanlığı seçimlerine yatırım yaptığı görüşünde.. Financial Times'ta Türkiye ekonomisiyle ilgili bir habere yer veriliyor. Habere göre; "Ankara ekonomi hakkında söylediklerini yapmaya başlıyor" İki hafta önce açıklanan 2005 bütçesinde, enflasyonun düşeceği ve mali disiplinin devam edeceği tahmininde bulunulduğu ve yatırımcıların da bu öngörüleri ciddiye aldıkları belirtiliyor. Haber şöyle devam ediyor: "Türkiye'deki bütçeler fazlasıyla iyimser tahminler ve tartışmalı figürler içerirdi. Ancak neredeyse 3 yıl süren yapısal reformların ve yükselen ekonomik büyümenin ardından, yatırımcılar hükümetin ekonomik politikalar hakkında söylediklerini yaptıkları konusunda ikna olmaya başladılar" Yine Financial Times gazetesinde yer alan bir yorumda da şöyle deniyor: "Türkiye'nin sağlamaya başladığı istikrarı yakalayıp yakalayamayacağını ya da Avrupa Birliği'ndeki birçok kimsenin umduğu gibi eski haline dönüp dönmeyeceğini, önümüzdeki birkaç yıl belirleyecek. Şimdi, Türkiye'nin bu başarılı süreci kalıcı bir istikrara dönüştürüp dönüştüremeyeceği tartışılıyor. IMF bunu gerçekleştirecek bir anlaşmada ısrar etmeli. Bunu kendine değil, Türk halkına borçlu" İngiliz Booker ödülünün bu yılki sahibi, eşcinsel aşkını anlatan "The Line of Beauty - Güzelliğin Çizgisi" adlı kitabıyla Alan Hollinghurst'ün oldu. Böylece, 35 yıllık Booker ödülleri tarihinde, ilk kez büyük ödül eşcinsel ilişkiler üzerine bir romana verilmiş oldu. Margaret Thatcher dönemi İngiltere'sini hicveden romanda cinselliğe de geniş yer veriliyor. Guardian gazetesinin haberinde ödül komitesinin başkanı Chris Smith'in değerlendirmeleri şöyle aktarılıyor: "Bu gerçekten alınması çok zor bir karardı. Sonunda kazanan; heyecanlı, mükemmel yazılmış ve Thatcher'ın 80'li yıllarının derinlerine inen bir roman oldu. Aşk, seks ve güzellik arayışı çok ender bu denli zarif dile getirilmiştir" |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||