BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 14 Ekim, 2004 - TSİ 04:51
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
14 Ekim 2004 Basın Özeti
İngiliz gazetelerinin bugünkü manşetlerinde dün Avam Kamarası'nda yapılan hararetli Irak tartışması, yine Irak'ta açılan bir toplu mezardan tüyler ürpertici manzaralar ve Amerikan kumar devlerinin İngiltere'ye yönelik planları var.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Financial Times gazetesinin iç sayfalarındaki haberin başlığı: "Irak'ın
'yağmalanan' nükleer reaktörünün içinde"

Iraklı yetkililer, gazetenin muhabiri dahil bir grup gazeteciyi, Tuwaitha'daki nükleer tesiste gezdirmiş. Birleşmiş Milletler yetkilileri, tesisten bazı nükleer malzemelerin kaybolduğunu açıklamıştı.

Oysa Financial Times muhabiri, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun kaygılarına karşın, tesisteki nükleer materyalin çoğunun, Amerikalılarca götürüldüğünü söylüyor.

'Üzgün Blair özür dilemiyor'

Avam Kamarası'nda dün Irak Savaşı'nın tartışıldığı haftalık oturum, İngiliz gazetelerinde geniş yer bulmuş.

İngiltere Başbakanı Tony Blair, bu ülkeyle ilgili istihbaratlarının yanlış çıkmasına karşın, özür dilemekten kaçınmıştı. Blair'e en sert eleştiri, Independent gazetesinden.

Gazetenin ilk sayfasında, Blair'in küçük bir resmi ve geçmişte kendisi ya da yakından çevresinden kişilerin sekiz ayrı konuşmasından alıntılar var. Bu konuşmaların hepsinde İngiltere'nin Irak istihbaratıyla ilgili yanlışlar nedeniyle 'üzüntü' dile getiriliyor. Ancak özür dilenmiyor.

Independent Blair'in dün de aynı tavrı sürdürmesini şöyle yorumlamış: "Bir başka gün, bir başka tür üzüntü. Fakat Blair hala, savaşa ve istihbaratın yanlış kullanımına yönelik eleştirileri yanıtlamıyor."

'Hiçbir toplu mezarda başından vurulmuş bebeklere rastlamadım'

Independent'ın aksine Irak savaşına destek veren Daily Telegraph'ın manşeti ise "Saddam'ın tüm dehşeti gözler önüne seriliyor" şeklinde.

Manşetin altında, dün devrik Irak lideri Saddam Hüseyin aleyhine kanıt arayan Amerikalı savcıların, Hatra köyünde, içinden cesetler çıkardıkları toplu mezarın resmi var.

Devrik lideri yargılayacak mahkemeyle çalışan Amerikalı savcı Greg Kehoe'nin şu sözleri dikkat çekiyor:

"Toplu mezarlarda asker cesetleri görürsünüz. Peki ya başları arkasından vurulmuş iki yaşındaki bebekler. Daha önce hiç böylesini görmemiştim."

Daily Telegraph başyazısında da, "Saddam'ın işkencesiyle ortaya çıkan ayrıntılar şeytani'' ifadesini kullanmış. Gazete, 1975'te ülkesinde kontrolü ele alması sonrası yaklaşık bir milyon kişinin ölümünden sorumlu tutulduğu sanılan Saddam Hüseyin'i, Kamboçya'da Kızıl Kımerler lideri Pol Pot'a benzetmiş. Daily Telegraph, "Bu iki canavardan da kurtulmak, bizim için iyi" diyor.

'Rocco Buttiglione, İngiliz gazetelerini de böldü'

Independent ve Daily Telegraph, Irak savaşı gibi, Avrupa Komisyonu'nun adaletten sorumlu üyesi olarak atanmasına karşı çıkılan İtalyan üye Rocco
Buttiglione'yle ilgili olarak da, iki zıt görüşü savunmuş.

Rocco Buttiglione, eşcinselliğin günah olduğunu söylemiş ve görevdeyken ahlaki inançlarına aykırı bir girişime karşı çıkacağını söylemişti. Independent, "Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, Buttiglione'yi aday göstermekle yanlış yaptığını kabul etmeli" diyor.

Daily Telegraph ise 'içten bir Hristiyan' olarak nitelendirdiği Rocco Buttiglione'ye tam destek vermiş. Gazeteye göre "Eğer Avrupa Birliği, Avrupa'nın temeli olan değerlere sırtını dönerse, geride tehlikeli bir boşluk bırakır."

'Türkler Fransızlara ne yaptı ki?'

Fransız Le Nouvel Observatuer gazetesindeki yazıda, Fransızların yüzde 75'inin Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı çıkmasına tepki var.

Yazar "Türkler Fransızlara ne yaptı ki?" diye soruyor ve ekliyor: "Kemal Atatürk'ün, 1924'ten itibaren Türkiye'yi laik bir cumhuriyete dönüştürürken izlediği model, Cumhuriyetçi Fransız modeliydi."

'Alman gazetelerinde Metin Kaplan tartışması'

Alman gazetelerinde ise Türkiye'ye iade edilen Metin Kaplan'la ilgili haber ve yorumlar var. Die Welt ve Der Tagesspiegel, konuya iki farklı açıdan yaklaşmış.

Die Welt, Kaplan'ın iadesinin yasal, ancak ona yöneltilen bazı suçlamaların kuşkulu ve suni olduğunu belirtiyor.

Gazeteye göre "Türkiye Cumhuriyeti şimdi ne derece hukukun üstünlüğüne dayalı olduğunu göstermeli."

Der Tagesspiegel ise Metin Kaplan'ın Türkiye'de adil bir şekilde yargılanacağını ancak erken iade edildiğini belirtiyor.

'ABD'de bağış rekoru'

Amerika Birleşik Devletleri'nde, yaklaşık birkaç saat önce son kez televizyondan yayımlanan tartışmada karşı karşıya gelen başkan adayları George Bush ve John Kerry'nin kampanyalarına, İngiliz basını da ilgi gösteriyor.

Guardian iki adayın seçim kampanyaları için topladıkları bağışların 500 milyon doları aştığını söylüyor. Bu hem bir rekor, hem de dört yıl önce toplanan bağışların neredeyse iki katı.

Haberde ayrıca iki başkan adayına destek veren ünlülerin de resimleri verilmiş. Kerry'e destek verenler arasında müzik dünyasının ünlü isimleri Bruce Springsteen, REM grubunun solisti Michael Stipe ve Barbara Streisand'la, ünlü aktör Paul Newman.

Başkan Bush'un destekçileri arasında ise Holywood'dan Bruce Wills ve Chuck Norris'le, şarkıcı ve Britney Spears ve ünlü boks menajeri Don King var.

'İngiltere'de liderler televizyonda tartışmayacak'

Acaba 2005 yılında genel seçim yapılması beklenen İngiltere'de de, Amerika Birleşik Devletleri'ndekine benzer bir tartışma yapılabilir mi?

Bu sorunun cevabı, bugünkü Times gazetesinde.

Gazete haberinde, İngiltere Başbakanı Tony Blair'in böyle bir tartışmaya karşı olduğunu yazmış.

Bunun sebebini ise gazeteye konuşan ancak adı açıklanmayan Blair'in yardımcılarından biri şöyle açıklamış: "Gereksiz riskler almak istemiyoruz."

'Baba Bush'un danışmanından oğul Bush'a eleştiri'

Financial Times gazetesinde, eski Amerikan başkanlarından George Bush'un ulusal güvenlik danışmanı Brent Scowcroft'la yapılmış bir mülakat var.

Brent Scowcroft'un oğul Bush'u eleştirmesi dikkat çekici.

Scowcroft şunları söylüyor: "İsrail Başbakanı Ariel Şaron, George Bush'u adeta parmağında oynatıyor. Bence başkan büyülenmiş durumda."

'Afganistan'da, savaş suçuyla itham edilenler yeniden güç kazanıyor'

Independent iç sayfalarında merkezi Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan Afganistan Adalet Projesi adlı grubun bu ülkeyle ilgili araştırmasını aktarmış.

Gazete, Afganistan'da geçmişte savaş suçları işlemekle itham edilen kişilerin yeniden yetki kazanmak üzere olduklarına dikkat çekiyor.

Burada özellikle belirtilen kişiler eski Kuzey İttifakı komutanlarından Muhammed Fehim ve radikal İslamcı Abdül Resul Seyyaf ile başkan adaylarından Yunus Kanuni ve Raşid Dostum.

'İngiltere'de her kasabaya kumarhane'

Times'ın bugünkü manşeti "İngiltere, her kasabada bir kumarhaneyle, kumar alemiyle yüzleşiyor".

Haberde Amerikan kumar devlerinin, İngiliz hükümetinin yasalarda yapmayı planladığı değişiklikler sonrası, İngiltere'nin dört tarafında kumarhaneler açmayı planladıkları belirtiliyor.

Gazete, dünyanın en büyük kumarhane işleticisi MGM Mirage'ın, 10 yıl içinde, gelirinin yaklaşık yüzde onunu, İngiltere'den elde etmeyi umduğunu yazmış. Times'a göre "Toplum tehlikede"

'Sekse hayır lütfen'

Guardian'ın ilk sayfasındaki haberin başlığı: "Sekse hayır lütfen, biz cinselliğe ilgi duymuyoruz."

Gazete, New Scientist dergisinin bu hafta yayımlanacak sayısındaki bir habere dikkat çekiyor. Haberde, günümüzde sekse ilgi duymadıklarını kabul edenlerin sayısının arttığı belirtiliyor.

Cambridge Üniveristesi'nden Keith Kendrick, bu durumu şu sözlerle açıklamış:

"Sosyal stres, libidoyu düşürüyor. Bu da insanların sekse ilgisini azaltıyor."

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik