BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 08 Ekim, 2004 - TSİ 05:53
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
8 Ekim 2004 Basın Özeti
İngiliz gazeteleriyle başlarsak, Daily Telegraph, Times ve Independent'ın birinci sayfalarını hemen tümüyle kaplayan haber, karar vermenin çok güç olduğu etik bir açmaza ilişkin.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Gazeteler, dün İngiltere’de bir yargıcın, yaşam kalitesi kötüleşip büyük acılar çeken bebeğe, artık müdahale edilmeyerek, huzur içinde ölüme terkedilmesine karar verdiğini duyuruyor.

Oysa çocuğun anne ve babası, görme ve işitme duyularını da kaybetmiş olan bebeğin yaşatılması için her türlü müdahalenin sürdürülmesini talep etmişti. Independent mahkeme kararını şöyle yorumluyor.

"Zor fakat sağduyulu bir karar. Ama genel bir emsal olarak alınıp, anne babaların çocukları üzerindeki söz hakkını zayıflatmamalı."

Times ise, bu tür durumlarda çocuğun kaderi üzerindeki nihai söz hakkının anne babalarda olması gerektiğini savunuyor.

Gazetelerin bunun dışında öne çıkardığı haberler ise çok çeşitli.

İktidardaki İşçi Partisine yakın Guardian'ın manşeti, İngiltere Başbakanı Tony Blair'in Afrika'ya yardım hamlesine ilişkin.

Gazete dün Etiyopya’nın başkenti Adis Ababa'da, kıtaya uluslararası yardım amacıyla örgütlenen Afrika komisyonuna sunduğu önerileri şöyle özetliyor.

"Tony Blair Afrika ülkelerindeki iç savaşları durdurmak üzere, gerektiğinde on gün içinde harekete geçebilecek on beş bin kişilik bir Avrupa Birliği askeri gücü oluşturulmasını önerdi. Blair Afrika Birliği ya da Birleşmiş Milletler'in onayıyla hareket edecek bu gücün gelecek yıl içinde hazır olması gerektiğini söylüyor. Bu öneri aslında Afrika'nın içinde bulunduğu krizin aşılması için hazırlanan çok daha geniş bir paketin parçası. Pakette kıtanın içine girdiği yoksulluk, hastalık ve istikrarsızlık döngüsünden çıkabilmesi için, borç silme ve yeni yardımlar da dahil bir çok öneri var."

Times gazetesi ise aynı konuda biraz temkinli bir yorum yapmış.

"Bir kıtayı kurtarmaya girişirken, biraz alçak gönüllü olmak lazım. Afrika dünyanın ikinci büyük kıtası ve üzerindeki 54 ülkenin hemen tamamı, gelişmekte olan ülkelerin bile çok gerisinde. Dolayısıyla Blair, Afrika'yı kurtarma sözü verirken, karşısında bir değil 54 büyük sorun olduğunu unutmamalı. "

Financial Times, Amerika Birleşik Devletlerinin, Çin'e uygulanan silah ambargosunun devamı için Avrupa Birliğine baskıyı artırdığını duyuruyor birinci sayfasında. Ve başyazısında da aynı konuya değinmiş.

"İnsan hakları sicili lekeli ve zayıf bir Asya ülkesi olan Burma'ya bir dizi ödün veren Avrupa Birliği şimdi çok daha güçlü başka bir Asya ülkesi karşısında geri adım atma eğiliminde. Ama Avrupa Birliği'nin Çin'e önemli bir diplomatik hediye sunması yanlıştır. Çin'e, 1989'daki demokrasi yanlısı gösterilerin bastırılması ardından konan silah ambargosu sürmelidir."

Financial Times'ın iç sayfalarında ise Türkiye ile ilgili bir haber-analiz dikkat çekiyor.

"Türk ordusunun değişime uğraması Avrupa Birliği yolunu açıyor"

Financial Times'ın Ankara muhabirinin bu başlıkla sunduğu haberde, "bu hafta ilerleme raporunun yayınlanmasının yarattığı fırtına sırasında gözden kaçan şeyler var" deniyor. Kısaca aktaralım.

"Türkiye'de 2004 yılı için savunma bütçesi beş milyar 600 milyon dolar. Oysa bu yıl için bütçeden eğitime ayrılan kaynaklar 6 milyar 700 milyon dolar.

Türkiye Cumhuriyetinin tarihinde ilk defa eğitime, ordunun doymaz ihtiyaçlarından daha fazla kaynak ayrılmış oluyor. Bu rakamlar, Türkiye'de sivil ve askeri otorite arasındaki ilişkilerin son zamanlarda gösterdiği değişimi açıkça yansıtıyor. Bunun, Türkiye'nin Avrupa Birliğine katılması bağlamında en önemli konu olduğuna kimsenin kuşkusu yok.

Yorumcular, ordunun reform sürecinden ve reformların Avrupa Birliği tarafından denetlenmesi fikrinden rahatsız görünmediğini söylüyorlar. Fakat, Avrupa Birliği ile Türk ordusunun çıkarları sonsuza kadar birbiriyle örtüşmeyebilir. Türk silahlı kuvvetleri hala, batı Avrupa'da olduğu düzeyde sivil otoritenin kontrolünde değil. Hala, bir ölçüde de olsa, resmi muhalefet rolünü sürdürüyor."

Ve Amerikan başkanlık seçimleri bütün İngiliz gazetelerinde değişik açılarıyla izleniyor. Guardian, başkan adayları arasındaki ilk tartışmada göz dolduramayan George W. Bush'un bu akşam Missouri'de yapılacak ikinci turunda, Demokratların adayı John Kerry'ye ağır bir saldırı yönelteceğini yazıyor.

"Bush 'en iyi savunma, saldırıdır' ilkesini izleyecek. Ve bu akşam Kerry'nin tehlikeli bir lider olacağını söyleyecek. Kerry'nin başkanlık için uygun bir aday olmadığı üzerine kurulu şiddetli bir saldırıyla Bush, dikkatleri Irak tartışmalarından uzaklaştırmayı ve Demokrat adayı, savunma pozisyonuna itmeyi hedefliyor."

Gazete başyazısında da Amerikan yönetiminin Irak 'da kitle imha silahı bulmakla görevlendirdiği grubun, bu tür silahlar ve bunların varlığına ilişkin kanıtlar bulamamasını değerlendiriyor ve "Amerikan başkanlık seçimlerine bir aydan az bir zaman kala Irak'a karşı savaşın haklı olduğu tezi hiç bu kadar zayıf görünmemişti" diyor.

Diğer Avrupa ülkelerinde yayımlanan gazetelere gelince.. Dün sahibini bulan Nobel Edebiyat ödülü, yazar Elfriede Jelinek'in ülkesi Avusturya gazetelerinin ağırlıklı konusu.

Avusturya gazeteleri ülkesinin yerleşik değerleri ve kurumlarıyla kavgalı yazarın aldığı ödüle ne kadar sevinmek gerektiği konusunda bölünüyorlar.

Die Presse, Jelinek'in ödülü hakettiğini yazmış. Yazarı eleştirenlere ise şöyle diyor.

"Eğer yeterince dar görüşlü iseniz, Elfriede Jelinek'i ideolojik inatçılık ve uzlaşmazlık gibi olumsuz özelliklerle kınayabilirsiniz."

Buna karşılık bir başka Avusturya gazetesi Der Standard Jelinek'in Nobel ödülünü almasının, Avusturya'nın zaferi olarak görülemeyeceğini savunmuş.

Alman gazetesi Frankfurter Allgemeine Zeitung ise, ödülün Jelinek'e verilmesini büyük sürpriz diye niteliyor. Ama, "iyi bir seçim" diyor ve devam ediyor, "Çünkü Nobel komitesi daha radikal ve tartışmalı bir yazar daha bulamazdı".

Ve İspanyol gazeteleri.. İspanya'da gazeteler bugün kadınlara karşı şiddeti ağır şekilde cezalandıran bir yasanın parlamentodan oy birliğiyle geçişine ağırlık vermiş. Hükümete yakın El Pais gazetesi, bu adımı şu yorumla alkışlıyor.

"Parlamentonun alışılmadık bir şekilde oy birliğiyle bu yasayı geçirmesi, kadınlara karşı ev içi şiddetin açıkça reddini, ve bu yıl içinde şu ana kadar 55 kadının yaşamına mâl olan bu sosyal utanç ile mücadelede hiç bir siyasi partinin geride kalmak istemediğini sergiliyor."

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik