|
7 Ekim 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa basınında bugün öne çıkan iki konu, Avrupa Komisyonu'nun Türkiye'yle müzakerelere başlanabileceği yönündeki tavsiye kararı ve Irak Araştırma Grubu'nun kitle imha silahlarıyla ilgili hazırladığı rapor oldu.
Avrupa Komisyonu'nun ilerleme raporunda Türkiye'nin üyelik müzakerelerine başlanmasını tavsiye etmesiyle ilgili haberi Independent gazetesi 'Türkiye Sorunu' başlığıyla duyuruyor. Haber şu cümleyle başlıyor: "Dün Avrupa Komisyonu, tarihindeki en cesur hareketlerden birini yaparak Türkiye'nin Avrupa Birliği'yle müzakerelere başlamasına izin verdi" Independent'ın haberinin devamındaysa; "Avrupa Komisyonu çok ender bu kadar önemli bir karar aldı ve çok ender bu kadar tek yönlü bir tartışma gerçekleşti. Brüksel'deki bir ofiste 4 saatten fazla süren tartışmalar sonucunda, Avrupa Komisyonu'nun 30 üyesinden sadece biri Türkiye'yle müzakerelerin başlamasına karşı çıktı." ifadeleri kullanılmış. Independent'ın konuyla ilgili yorumunun başlığıysa: "Avrupa, Türklerin ilerleyişini bir kez daha reddetmek için aptal olmalı" Yazı, Türkiye'nin Avrupa Birliği macerasının ne kadar eskilere dayandığını anlatan satırlarla başlıyor: "Türkiye, Ortak Pazar'a girmek için ilk başvuruyu yaptığında, müzik listelerinde Beatles, Beyaz Saray'daysa John F. Kennedy vardı" Yazının devamındaysa, Türkiye'nin üyeliğinin getireceği avantajlara dikkat çekiliyor: "Avrupa Birliği genç bir iş gücüne, geniş bir pazara ve Avrupa Ortak Dış ve Güvenlik Politikası'nı gerçekleştirecek kadar büyük bir orduya kavuşacak. Daha da önemlisi, 11 Eylül 2001'in ardından, bu, Batının İslam dünyasına kucak açması ve Avrupa Birliği ülkelerinin kendi içlerindeki müslüman toplumlarıyla arasında köprü kurabilmesi için bir şans" Times gazetesinde yer alan "Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesine izin verin" başlıklı yorumda da benzer bir görüşe yer veriliyor: "Avrupa Türkiye'nin üyeliğini, radikal İslamın yükselişine karşı bir siper gibi görerek memnuniyetle karşılamalı" Daily Telegraph'da yer alan yorumda da, Türkiye'nin üzerine düşeni fazlasıyla yaptığı ve şimdi Avrupa Birliği'nin sözünü tutmasının ve bir Hristiyan Klübü olmadığını göstermesinin zamanı geldiği ifade ediliyor. Guardian gazetesi, Avrupa Komisyonu'nun Türkiye'ye yaktığı ışığın renginin sarı olduğunu belirtiyor. Ve insan hakları ihlal edildiği takdirde müzakerelerin durdurulacağına dikkat çekiyor. Haberi, ilk sayfasından Başbakan Erdoğan'ın büyük bir resmiyle duyuran Financial Times da şu yorumda bulunuyor: "Avrupa Birliği'nin üyelik teklifinin bazı koşullar iliştirilmiş şekilde gelmesi belki de kaçınılmazdı. Ancak bunların, Türkiye'yi Avrupa'nın içine almak gibi tarihi bir fırsata gölge düşürmesine izin verilmemeli" Fransız Le Monde gazetesiyse, Türkiye'nin adaylığı hakkında bütün Avrupa Birliği ülkelerinde tartışmalar yaşandığını, lehte ve aleyhte görüşlerin birbirine karıştığını belirtiyor. Gazete, Türkiye'nin diğer aday ülkelerle eşit tutulmadığına dikkat çekiyor ve şöyle yazıyor: "Yeni bir üyeye onay verilmeden önce, bu kadar çok önlem alındığı ya da bu kadar çok ihtiyat içeren maddelerin öngörüldüğü şimdiye kadar herhalde olmamıştı" İsviçre'de Fransızca yayımlanan Le Temps gazetesiyse şu soruyu soruyor: "Yani Irak ve Suriye yarın bizim kapı komşularımız mı olacak?" Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne dahil edilmesinin 'tarihi Avrupa projesi'nin sonu anlamına geleceğini savunuyor. Avusturya'da yayımlanan Die Presse de benzer görüşte.. "Bu, Avrupa deneyine varoluşçu bir tehdit" yorumunda bulunuyor Die Presse.. Alman Die Tageszeitung ise, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesini 'en büyük proje' olarak değerlendiriyor ve bunu yapabilecek cesur politikacılara gerek olduğunu yazıyor. Gazete, dün alınan kararda böylesi bir cesarete pek kanıt bulamadığını da ifade ediyor. İspanyol El Pais de, Türk iş gücünün serbest dolaşımına kalıcı kısıtlama getirilmesini anlamsız olarak nitelendiriyor. El Pais şu yorumda bulunuyor: "Eğer Türkiye'nin katılımına karar verdiysek, o zaman Avrupa Birliği bunu, düşünsel çekinceleri olmaksızın yapmalı" Avrupa gazetelerinin ilk sayfasında büyük yer tutan bir diğer konu ise Irak'taki kitle imha silahlarıyla ilgili Irak Araştırma Grubu'nun hazırladığı rapordu. Haber Independent gazetesinde, "Nihai hüküm" manşetiyle görüldü. Gazete, raporun Irak'ta kitle imha silahları olmadığını ortaya koyduğunu ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush ve İngiltere Başbakanı Tony Blair'in Irak savaşını haklı çıkarmak için gerekçelerinin kalmadığını yazıyor. Bu gerçeği ortaya çıkarmak için milyonlarca dolar ve pound harcandığını ve üstüne üstlük bir de savaş yaşandığını belirten gazetenin başyazısında şu ifadelere yer veriliyor: "Binlerce Iraklının, binden fazla Amerikalının, 100'den fazla İngilizin ve diğer milletlerden insanın öldüğü bir savaş.. Yaralananların sayısı 10 binleri aşıyor. Irak şimdi anarşiye sürüklenen harap olmuş bir ülke. Bütün bunlar ne için yaşandı?" Guardian gazetesi de manşetten gördüğü haberde, benzer bir görüş sergiliyor: "Birleşmiş Milletler'den ve Amerika'dan 1,625 denetçi, iki yıldan fazla zamandır yüzlerce yeri araştırdı. Maliyet 1 milyar doları aştı. Ve dün hükümlerini verdiler: Irak'ta kitle imha silahları yoktu" Guardian, konuyla ilgili bir diğer haberinde de raporda, Fransız ve Rusların Irak'ın petrol gelirlerinden pay almayı kabul ettiklerinin belirtildiğini yazıyor. Saddam Hüseyin'in böylece, bu ülkelerin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üzerindeki etkilerini Irak lehine kullanmalarını amaçladığının ifade edildiği de gazetenin haberinde yer alan satırlar arasında.. Irak Araştırma Grubunun raporunun bu yönü, Times gazetesinin manşetine yansıyor. Times'ın manşeti: "Saddam'ın sadece kitle yolsuzluk silahları vardı" Haberde, gıda karşılığı petrol programı boyunca Saddam'ın bazı kişi ve kuruluşlara Irak petrolünü ucuz fiyatlardan sattığı ve bunun karşılığında bu kişilerin Irak üzerindeki ambargoyu delmek için çaba sarfettikleri belirtiliyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||