|
1 Ekim 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de bu sabah Guardian ve Daily Telegraph ilk sayfalarını Başbakan Blair'in bugün hastanede kalbi için bir tedaviden geçecek olmasına ayırıyor.
Daily Telegraph Blair'in hastaneye gideceği açıklamasını, başbakanlık görevini seçilirse üçüncü dönemde sürdürme kararı ile birleştirdiğinin altını çiziyor. Ancak açıklamanın asıl dikkat çekici yönü, 'Blair üçüncü dönem sonunda görevden ayırılacak'. Guardian'a göre "Tony Blair dün akşamki açıklamalarıyla İngiliz siyasetinin manzarasını değiştirdi." Çünkü bu Blair'in yaklaşan genel seçimde mücadele edeceği ancak muhtemelen 2009'da olacak seçimde görevden ayrılacağı anlamına geliyor. Independent da, 1997'de başbakanlığa seçildiğinde güvenlik gerekçesiyle burada kalamayacağı söylenince, Londra'daki evini satan Blair'in, yeni bir ev aldığına dikkat çekiyor. Gazetenin ilk sayfasını Blair'lerin Londra'nın batısındaki 3,5 milyon sterlinlik yeni evi süslüyor. Gazeteye göre, bu karar "Başbakanlıktan sonra yaşam" için hazırlıkların başladığını gösteriyor. Guardian'ın siyaset muhabiri Patrick Wintour'a göre bu açıklamayla Blair parti içi kavgayı alevlendirme riski yaratıyor: "Blair'in Başbakanlıktan ayrılma takvimi belirlemek için böyle dramatik bir girişim yapmasının İngiliz tarihinde başka bir emsali yok. Ama bu üçüncü döneminde görevden ayrılma yoluna girmiş 'topal' bir lider olacağı ve liderlik kavgası kopmasını önleyemeyeceği suçlamalarına yol açabilir. Pek çok bakan Blair'in üçüncü dönemin ikinci yılı gibi bir zamanda istifasını bekliyor. İstifa için en uygun tercih de Avrupa anayayası konusnda yapılacak başarılı bir referandumun sonrası olur." Blair'in 1994'te verdiği sözü tutarak yerini Maliye Bakanı Gordon Brown'a bırakıp bırakmayacağı uzun yıllardır tartışılıyor. Peki bu açıklama Brown açısından ne ifade edecek? Times, U2 grubunun solisti Bono'nun onları Beatles grubunun John Lennon ve Paul McCartney'ine benzettiğini anımsatıyor. "Brighton'da bu hafta yapılan İşçi Partisi konferansında partililer Beatles hayranlarının hem John hem Paul'ü istemesi gibi, Blair ve Brown'u birlikte istediklerini gösterdi. İkisine birden kavuşmanın tek yolu şimdiki görevlerinde kalmaları. Brown başbakan olursa Blair gider. Üzücü de olsa Maliye Bakanı'nın bu gerçeği kavraması gerek." Independent: Türkiye'ye işkence uyarısı geliyor Avrupa Birliği'nin Türkiye ile üyelik müzakerelerine başlama konusunda alacağı karar bugün de Independent sayfalarında tartışılıyor. Gazete "Avrupa Türkiye'ye işkenceden kurtulmak zorunda olduğu uyarısı yapacak" diyor. Independent'a göre gelecek hafta yayınlanacak iki rapor 'dikkatle dengelenmiş' ifadeler içeriyor. İlerleme raporunda "Komisyon müzakerelere başlaması tavsiyesinde bulunacak ama diğer aday ülkelere göre daha katı şartlarla..." "Komisyon'un Ankara'ya belirli siyaset alanalarında yeterli ilerleme sağlanmazsa herhangi bir noktada müzakereleri kesebileceği uyarısına yer vermesi güçlü bir olasılık. Hazırlanan etki değerlendirmesi raporunda ise rakamlar yuvarlak; sadece genişlemenin takviminin tam hesap yapmayı imkansız kıldığı belirtiliyor." Ancak gazeteye göre Avrupa Komisyonu, hangi noktalarda ilerleme istediği konusnda gayet net bir tavır sergiliyor: Komisyon'a göre "Hükümet işkenceye karşı sıfır hoşgörü siyasetini ciddiyetle uyguluyor ancak işkence ve kötü muamele olayları sürüyor ve bunları ortadan kaldırmak için daha fazla çaba gerekecek. Rapor eşitsizliğin giderilmesi yolundaki mücadelenin sınırlı kaldığını ve Türkiye'de yolsuzluğun hala çok ciddi bir sorun olduğunu belirtiyor." Verheugen sınavdan geçti Genişlemeden sorumlu komiser Günter Verheugen'in Avrupa Komisyonu'nda üstleneceği yeni görev de Financial Times tarafından inceleniyor: "Verheugen Berlin'in finosu olacağı fikrini reddetti" Financial Times, sanayi ve girişimlerden sorumlu komisyon üyesi olarak belirlenen Verheugen'in yeni görevini onaylayacak Avrupa Parlamentosu üyelerini büyük Alman şirketlerinin çıkarlarına hizmet etmeyeceğine iknaya çalıştığını anlatıyor. "Verheugen'in yeni görevi onu yine merkeze oturtacak; kimya ve ilaç sektörlerinden sorumlu olacak ve kimilerine göre yeni Komisyon Başkanı Jose Manuel Barroso'nun liberal reform gündemini engellemeye çalışabilir. Ancak Avrupa Parlamentosu'nda görevinin teyidi için yapılan oturumda sözleri Berlin'den kaleme alınmış gibi değildi. Düşük vergi eşiği olan ülkelerin iş ve istihdamı çekmemesi için Berlin ve Paris'in Avrupa çapında geçerli olacak ortak bir kurumsal vergi sınırı getirme talebine karşı çıktı. Hatta Doğu Avrupa'daki bu ülkelerin haksız yatırım çektiği savlarını reddetti." Ancak gazete Verheugen'in gerek Alman kimya şirketleri gerekse otomotiv devleri karşısında izleyeceği tutumun yakından inceleneceğini vurguluyor. Şaron'un yeni operasyon kararı Orta Doğu'ya uzandığımızda, Guardian Gazze Şeridi'nde alevlenen şiddet olaylarını yorumluyor, İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un 'uzun vadeli operasyon' kararını fazla akılcı bulmuyor. "Bu gibi operasyonların sınırlı etkinlik gösterebildiği, ordunun Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Hanun kasabasını Temmzu ve Ağustos'ta işgali sırasında ortaya çıktı. Yine roket saldırılarını durdurmak gerekçesiyle düzenlenen bu operasyonda askerler 20 kişiyi öldürdü, 400 hektar portakal bahçesi ve tarım arazisini yok etti, 68 evi yıktı ancak roketler düşmeye devam etti." Times ise dün Irak'ta yaşanan bombalı saldırılara geniş yer ayırıyor ve bunu ilk sayfasında 'Bağdat'ta masumların katli' manşetiyle duyuruyor. Gazeteye göre Bağdat kendi 'Beslan felaketi'ni yaşadı. Ancak gazete Iraklıların bu olaydan da Amerikalıları sorumlu tuttuğuna dikkat çekiyor. " 'Bunu Amerikalılar yaptı" diyen Bay Yasin, 'burada kalmak için terör ortamı yaratmaya çalışıyorlar' diyordu. Yaralı bir oğlanın amcası ise, Amerikalılar sonsuza dek onlardan nefret edeceğimizi biliyor, bu yüzden soyumuzu kurutmak için çocuklarınızı öldürüyorlar' diyordu." Rusya'nın Kyoto onayı yeterli olacak mı? Rusya'nın iklim değişikliğine yol açan zehirli gazların azaltılamsını hedefleyen Kyoto Sözleşmesi'ne onay vermesi basında genelde olumlu yorumlanıyor. Independent 'Kyoto kaydadeğer bir başarı ama ikim değişikliğini önlemeyecek' diyor. Gazete, Rusya'nın anlaşmaya destek verme kararını da şöyle açıklıyor. "Kremlin anlaşmayı onaylaması karşılığında kıymetli bir ödül alabileceğinin farkına vardı. Hem Dünya Ticaret Örgütü'ne katılma yolunda Avrupa'nın desteği, hem de 25 üyeli birlik içinde vizesiz bir sistem vaadi. Üstelik Beslan'da olanlardan ve bölgesel yönetim sorumlularını atamayla belirleme girişimlerine yöneltilen eleştirilerden sonra, Rusya mümkün olan en iyi reklama ihtiyaç duyduğunu anladı." Financial Times, 'Kyoto kurtuldu ama daha şampanyayı patlatmayın' diyor. "Kutlama yapmak için henüz çok erken. Anlaşmayı onaylaması gereken Rus parlamentosu Duma her ne kadar Cumhurbaşkanı Putin'in kuklası olsa da, Kyoto konusunda Rus hükümetini bölen savların yeniden su yüzüne çıkması da mümkün." Gazete Kyoto'nun uygulamada sağlayabileceği etkiyi de sanayinin talepleri karşısında değerlendiriyor. "Kyoto'yu kabul eden tüm ülkelerde sanayi, anlaşmanın dışında kalan Amerika, Çin ve Hindistan gibi ülkeler karşısında rekabet gücünü korumak konusunda kaygılı. Gelişmekte olan pek çok ülke de 2008 - 2012 arasındaki ilk aşamanın dışında tutuldu. Bu yüzden Kyoto'nun gazları azaltmayı başarıp başaramayacağı konusunda ciddi şüpheler var. Ama Rusya'nın kararı ardından en azından Washington'un iklim değişiminin var olduğunu itiraf etmesi belki mümkün olabilir." Guardian ise bu gelişmenin, yeni bir sektörde patlama yaratacağını belirtiyor: Karbon ticareti. Kyoto anlaşmasına göre fazla zehirli gaz üreten ülkeler kendine ayrılan kotada boşluk kalan ülkelere bu gazları 'satarak', anlaşmayı ihlal etmiş olmaktan kurtulabiliyor. Gazeteye göre Londra merkezli 'karbon borsası'nda karbon dioksitin ton fiyatı Rusya'nın kararı ardından yüzde 20 artıp 10 sterline yükseldi. İngiltere'de yayımcılık tartışması İngiltere'de BBC dışındaki radyo televiyon yayınlarını denetleyen Ofcom kurulunun, varolan dört kuruluş (BBC, Channel Four, ITV, Five) yanında yeni bir kamu yayın kuruluşu oluşturulması önerisi de en çok tartışılan konulardan. Daily Telegraph'ın manşeti, 'BBC'ye rakip gerek' Ofcom'a göre dijital çağda BBC'yi daha gayretli davranmaya sevketmek için yeni bir kamu yayın kuruluşu oluşturulmalı. Çünkü 2012'de ülkede dijital yayına geçildiğinde rekabet artacak ve ITV,Five gibi kanalların aldıkları mali desteğe rağmen halka hizmeti hedefleyen programlar yaparak ayakta kalması zorlaşacak. Times ise 'kamu yayıncılığnda bir deve daha ihtiyaç yok' diyor ve ekliyor: "Bu raporun gösterdiği başlıca şey BBC'nin Ofcom kapsamı dışında kalmaya devam etmesi gerektiğidir." |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||