BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 29 Eylül, 2004 - TSİ 07:43
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
29 Eylül 2004 Basın Özeti
Fransa'nın 'Türkiye aleyhtarlığı'; AB, Türkiye konusunda ikiyüzlü mü?; ve Başbakan Blair'in 'kısmi' Irak özrü...

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Guardian gazetesinin bugünkü haber başlıklarından biri: "Fransa'daki anket Türkiye aleyhtarlığının derinliğini ortaya koydu".

Bu başlığın altında, Fransızların en çok dile getirdiği neden de yazılı: "Ankara'nın üyeliği kabul edilirse, büyük bir göç dalgasından korkuluyor".

Fransız gazetesi Le Figaro'nun yaptırdığı ve Guardian'ın da sayfalarına taşıdığı anket sonuçlarına göre Fransız kamuoyunun yüzde 36'sı Türkiye'nin yakın gelecekte üyeliğine olumlu yaklaşırken, yüzde 56 gibi çok daha büyük bir kısmı, 'hayır' diyor.

Guardian'a göre, Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesi olasılığı, yalnız Fransa'da değil, daha birçok Avrupa ülkesinde kamuoyunu rahatsız eden bir konu. Fransa anketinde en çok, göçten duyulan korku öne çıkarken, Türkiye'nin üyeliğini istemeyenlerin yüzde 25'i, Müslüman bir ülke oluşunu ilk sırada dile getiriyor.

Ankete cevap verenlerin neredeyse yüzde 30'u, kültürel ve tarihi nedenlerden dolayı, Türkiye'nin asla kabul edilmemesini savunuyor. Guardian, 'ancak' diye eklemiş: "Kamuoyunun değişebileceğine işaret eden bir veri de var": Yüzde 63, şayet Türkiye gerekli siyasi ve ekonomik dönüşümden geçerse, Türkiye'yi Avrupa Birliği'nde hayal edebildiklerini söylüyor.

'Siyasi elit de bölünmüş durumda'

Guardian'a göre Türkiye sorusunun yol açtığı bölünmüşlük, Fransa'nın siyaset kulislerinde de aynen mevcut. Gazete, Cumhurbaşkanı Chirac'ın Ankara'ya destek veren tutumuna karşın, lideri olduğu iktidar partisinden yükselen seslerin genelde bu çizgide olmadığını yazıyor. Örneğin, Fransa'nın hem Dışişleri Bakanı hem de Maliye Bakanı, Türkiye'nin üyeliğinin halkoylamasına sunulması gerektiğini açıklamışlardı.

Guardian, şayet konu referanduma götürülürse, üye sayısı daha yeni 25'e çıkmış Avrupa Birliği'nde kaybettikleri siyasi nüfuzdan kaygılanan Fransızların, 70 milyonluk bir Türkiye'ye kapıların açılmasını istemelerini zor görüyor.

Bir 'Türkiye aşığının' AB yorumu

Bir diğer İngiliz gazetesi Times'da da aynı konuya ilişkin bir yorum yazısı var. 'Bir Türkiye aşığı' olduğunu söyleyen Carl Mortished'nin değerlendirmesine göre, Avrupa Birliği bugüne kadar Türkiye'yle ilişkilerinde dürüst olmaktan çok uzaktı.

Dolayısıyla şimdi Fransız hükümetinden Ankara'nın üyeliği aleyhinde açıklamalar geliyor, "İslamlaşmaya hayır" deniyorsa, en azından memnuniyet verici bir açıksözlülük bu.

Times yazarı, Türkiye'nin Avrupa'dan beklentilerinin de, Avrupa'nın Türkiye'den duyduğu korkuların da, çok tartışmalı temellere oturduğu kanısında.

Örneğin, Türkiye'nin üyeliği durumunda en başta Ortak Tarım Politikası'ndan elde edeceği söylenen devasa Avrupa fonları. Carl Mortished, bunun bir efsane olduğu görüşünde. Türkiye'nin üyeliğinin olası görüldüğü 2015'lerde, Avrupa Birliği teşviklerinin zaten büyük miktarda suyunu çekmiş olacağını düşünüyor. Yazarın deyimiyle, Suriye'nin Avrupa Birliği bütçesinden milyarlar kopartması ne kadar mümkünse, Türkiye'nin şansı da o kadar.

'Peki Türkiye'nin üyeliği kime ne yarar sağlayacak?'

Times yazarı, 'peki değer mi' diye bir soru ortaya atıyor. Türkiye'nin üyeliği, mahalle kasabından tutun, hamamlara ve dönerci dükkanlarına kadar, ülkede ne var ne yoksa Avrupa Birliği'nin standartlarına uydurulmasını öngörüyor. Bunun için akıtılacak para ise, büyük meblağlar tutacak.

Carl Mortished, Dünya Bankası'nın yaptırdığı bir araştırmaya göre, sırf çevre konusunda Türkiye'nin Avrupa'ya uyumunun faturasının, yaklaşık 30 milyar ile 50 milyar arasında değişebileceğini söylüyor. "Peki değer mi?" Yazara göre bu sorunun cevabı, kim olduğunuza bağlı: "Şayet sofistike bir İstanbullu Türkseniz, Avrupalılık, basit ekonomik hesapların çok ötesinde, bir kimlik mevzuu. Atatürk'ün yazdığı piyesin, ikinci perdesi".

'Ancak' diye devam ediyor yazar, "Hristiyanlığa dayalı bir medeniyetin savunmasına geçen Fransızlar, Türkiye'nin kırsal bölgelerindeki dindar ve yoksul kesimle ne paylaşıyorsa, Avrupa yandaşı İstanbulluların paylaştığı da o kadar".
Carl Mortished'e göre, Türklerin genelde Brüksel ile yakınlaşmadan kazancının ne olacağı, belirsiz bir soru.

Yazara göre, bir Avrupa idealine inananlardan değil de, Türkiye taraftarı en güçlü desteğin, Avrupa'nın siyasi bütünleşmesine ket vurmak isteyen İngiliz diplomatlardan gelişi, üzüntü verici: 'Çünkü' diyor: "İngiltere'nin amacı, Türkiye'yi Avrupalı bir arkadaş olarak kucaklamak değil, Birliğe katarak siyasi bütünleşme çağrılarını sulandırmak".

Blair'in tartışmalı Irak 'özrü'

İşçi Partisi kongresinde dün kürsüye çıkan Blair, Irak konusunda hata yaptığını söyleyip özür diledi mi, dilemedi mi?

Independent'a göre, Blair, "Beni suçlayın" dedi ama, "Bir noktaya kadar"...

Guardian, "Blair özür dilemeyi reddetti" diye yazıyor. Gazeteye göre, İngiltere Başbakanı, Irak savaşını eleştiren taraflara başı önüne eğik çıkmış olabilir fakat İşçi Partisi kongresinde yaptığı konuşmada, 'özür' anlamına gelen 'üzgünüm' sözcüğü, konuşma metninden son anda çıkarılmış.

Financial Times da manşetinde bu noktaya işaret ediyor. Gazete, kitle imha silahlarına ilişkin iddialardan dolayı hatasını kabul etmesine karşın, Tony Blair'in işi Irak'ın işgalinden dolayı özür dilemeye kadar götürmediğini belirtiyor.

Financial Times'ın baş yazısındaki yoruma göre, Blair'in Bush'un çizgisinde kalmayı sürdürdüğünün bir göstergesi bu.

Guardian'ın başyazısı ise, dünkü konuşmadan memnuniyet duyan ifadelerle dolu. Guardian, Blair'in 'diyaloğu' öne çıkarışını övüyor. Ancak, temkini elden bırakmadan. "Yeni bir liderlik tarzı olup olmadığını görmek için, bekleyip görmek gerek" diyor Guardian.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik