BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 28 Eylül, 2004 - TSİ 05:52
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
28 Eylül 2004 Basın Özeti
İngiliz gazeteleri bugün de, Brighton'da devam eden İşçi Partisi kongresine ağırlık veriyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Bu konuyla ilgili haber ve yorumların odağında ise, Başbakan Blair'in bugün kongrede yapacağı konuşmaya dair beklentiler ve Başbakan'la, parti liderliğindeki doğal rakibi görülen Maliye Bakanı arasındaki siyasi çekişme var.

Times, Guardian ve Daily Telegraph, Başbakan Blair'in bugünkü konuşmasında, parti delegelerine nasıl bir mesaj vereceği konusunda hemfikir. Daily Telegraph'ın satırlarından aktaralım.

"Tony Blair, bugün partililere, Irak konusundaki görüş ayrılıkları ve partinin geleneksel değerlerini öne çıkaran Maliye Bakanı Gordon Brown ile yenilikçi kanat arasındaki çekişme yüzünden önümüzdeki yıl yapılacak seçimleri kaybedebileceklerini söyleyecek. Başbakan, Irak konusunda bazı hatalar yapıldığını kabul edecek ama Saddam Hüseyin'i devirmekten dolayı özür dilemeyi reddedecek. "

Ama Blair'in bu konuşması parti içinde özellikle Irak'la ilgili fırtınayı dindirebilecek mi? Bir çok yorumcu buna "hayır" diye yanıt veriyor.

Bunlardan biri de Independent'da yazan Mark Seddon. İşçi Partisinin Merkez Yürütme Komitesi üyesi olan Seddon, "Blair'in partisinin güvenini yeniden kazanabilmesi için bugün şunları söylemesi gerek" diyor.

"Arkadaşlar, siyasette pişman olduğunuz işler de yaparsınız. Ben de Saddam'ın elindeki silahlar konusunda yanıldım ve bu konuda sizler ve Avrupa'da sizler gibi düşünen çevrelere kulak vermediğim için pişmanım."

Mark Seddon, Başbakan'ın ayrıca, Irak’taki İngiliz askerlerinin çekilmesi için bir takvim de belirlemesi gerektiği görüşünde.

İngiliz gazeteleri Irak'la ilgili gelişmelere de yer veriyorlar. Times, İngiliz rehine Ken Bigley'in serbest bırakılması için Filistin lideri Yaser Arafat'ın da araya girdiğini duyururken, Financial Times, Şii dinadamı Muktada Es Sadr'ın, Amerikan güçleri ülkede kaldığı müddetçe, Ocak ayında yapılması planlanan seçimlere katılmayacağını bildiriyor.

Irak'la ilgili gelişmeler diğer Avrupa ülkelerinin gazetelerinde de geniş şekilde işleniyor bugün.

Fransız Le Figaro gazetesi, Amerika'nın gelecek ay Irak'la ilgili bir uluslararası konferans toplanması önerisinin Paris'i zor durumda bıraktığını yazıyor. Çünkü gazeteye göre Fransa, fikrin asıl sahibi olmasına rağmen, Bush'a seçim kampanyasında puan kazandıracak bir girişimi desteklemeye istekli değil.

Yine Fransız Le Monde gazetesi bu konuda Dışişleri Bakanı Michel Barnier'in öne sürdüğü koşulu aktarıyor.

"Böyle bir konferans yapılacaksa, Amerikan birliklerinin Irak’tan çekilmesi sorunu da gündemde olmalı. Ayrıca konferansa bölgedeki çeşitli ülkeler ve toplumlar ve şu anda Irak’ta silahlı direniş gösteren gruplar da dahil olmak üzere bütün Irak'lı siyasi güçler de katılmalı."

Amerika'nın Irak konulu uluslararası konferans önerisi İspanya basınında da yankı bulmuş. El Pais gazetesi kötümser. "Irak’ta durum o kadar umutsuz ki, böyle bir konferans hiç bir şeyi çözemez". El Pais şöyle devam ediyor.

"Washington, Arap ülkelerinin Irak'a asker göndermesini bile sağlayamadı. Uluslararası bir konferansın bu durumu değiştirebileceğini düşünmek zor. Zaten herkes pozisyonunu belirlemek için 2 Kasım'daki Amerikan seçimlerinin sonucunu bekliyor."

Almanya'da yayımlanan Frankfurter Rundschau da, Fransa'nın önerisi olan, Amerikan askerlerinin geri çekilmesi üzerinde durmuş. Gazete şu yorumu yapıyor.

"Irak konusunda, Birleşmiş Milletler'in düzenlemediği ve işgal güçlerinin geri çekiliş takvimini tartışmayan bir konferansın bir anlamı yok."

Almanya'dan bir başka gazete Die Welt de aynı konuya değiniyor ve müttefikleri birer birer Irak’tan biran önce çekilmenin yollarını ararken, Amerika'nın da biran önce geri çekiliş takvimini belirlemesinin en akıllıca yol olacağını yazıyor.

Macaristan gazetesi Magyar Hırlap ise, Bush yönetiminin uluslararası konferans önerisini, Amerikan seçimleriyle bağlantılı olarak ele almak gerektiği görüşünde. Gazete şu yorumu yapıyor.

"Bush kampı, Amerika'daki sosyal gerginlikler ve ekonominin hiç de iç açıcı olmayan durumu karşısında, Vietnam benzeri bir fiyaskonun seçmeni giderek artan bir şekilde rahatsız ettiğinin farkına varıyor. "

Ve yine İngiltere basınına dönelim. Ve Financial Times'dan Türkiye ile ilgili bir haberi aktaralım.

"Türkiye'nin Avrupa yolu, Boğaz köprüsünden daha uzun görünüyor " başlıklı haberinde Financial Times, Fransa Başbakanı Michel Barnier ile Maliye Bakanı Nicholas Sarkozy'nin, kamuoylarındaki rahatsızlığı yatıştırmak için, Türkiye'nin tam üyeliğinin referanduma sunulması gerektiği yolundaki sözleri üzerinde duruyor. Gazeteye göre bunun anlamı şu:

"Türkiye'nin üyeliği konusundaki referandumun, üyelik müzakerelerin sonuçlandıktan sonra yapılması öneriliyor. Bu müzakereler de en az bir on yıl alacak. Bu durumda şöyle bir olasılık ortaya çıkıyor. Türkiye bütün siyasi ve ekonomik kriterleri yerine getirip her türlü formaliteyi tamamlasa bile sonunda Fransa'nın vetosuyla karşılaşabilir. "

Financial Times, Türkiye'nin üyeliği konusunda Avrupa Birliği üyelerinin tutumlarını da irdeliyor.

"Komisyonun 6 Ekim tarihinde Türkiye'nin müzakerelere hazır olduğunu açıklaması bekleniyor. Nihai karar ise 17 Aralık’ta 25 üyenin liderleri tarafından verilecek. Fransa, Almanya, Avusturya, Kıbrıs, Danimarka, Hollanda ve İsveç liderleri üzerinde Türkiye'ye "hayır" demeleri konusunda kendi kamuoylarından büyük baskı var. Ama Brüksel'de yine de Türkiye'ye müzakereler konusunda yeşil ışık yakılması bekleniyor. "

Gelelim bugün Fenerbahçe ile Manchester United arasında, Manchester'in sahası Old Trafford stadında yapılacak karşılaşmaya.

Spor yazarları, İngiltere'nin genç futbol yıldızı Wayne Rooney'in, Manchester United'a katıldıktan sonra bu stadyumda çıkacağı ilk maçı büyük heyecanla bekliyor.

Independent ise rakipleri değerlendirirken şu satırlara yer vermiş.

"Fenerbahçe 1996'da, Manchester United'ı kırk yıldır kendi sahasında yenebilen ilk takım olmuş, karısı, menajer Alex Ferguson'a maçtan sonra, 'seni işten atmaları lazım' diye bağırmıştı. Ama Manchester United'ın son üç yıldır sahasında hiç bir İngiliz takımına yenilmediğini de gözardı etmemek lazım. Büyük bir başarı bu."

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik