|
21 Eylül 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Financial Times'ta "Ceza yasası tartışması Türkiye'nin Avrupa Birliği umutlarına zarar veriyor" başlıklı bir haber yer alıyor.
Gazete, "Avrupa Birliği Komisyonu'nun önümüzdeki ay, üyelik müzakerelerine başlayabilmesi için Türkiye'ye reformları tamamlamasını şart koşması hemen hemen kesinleşti" diyor. Avrupa Birliği'nin genişlemeden sorumlu yetkilisi Günther Verheugen'in sözcüsü Flori'nin "Ceza yasası Meclis'ten geçmeden Türkiye müzakerelere başlayamaz" dediğini anımsatan Financial Times, Avrupa Birliği yetkililerinin herşeye rağmen müzakerelere önümüzdeki yıl ya da 2006'da başlanması konusunda iyimser olduklarını belirtiyor ve ekliyor: "Ancak Avrupa Birliği liderlerinin bu aşamadan sonra Türkiye'ye daha ağır koşullar getirmesi bekleniyor". Türkiye'yle ilgili beklentilerin üç hafta öncesine çok daha farklı olduğunu belirten gazetenin haberinde şöyle deniyor: "Avrupa Birliği liderleri Aralık ayında Türkiye ile ilgili nihai kararlarını bildirmek üzere toplanacaklar. Ancak ceza yasası konusundaki belirsizlikten sonra liderler, komisyondan net bir işaret alamayacaklar. "Şimdiye kadar Türkiye'nin üyeliğine en fazla destek veren ülkeler İngiltere, Almanya ve Fransa oldu. Avusturya ve Kıbrıs ise Türkiye'nin üyeliğine en fazla şüpheyle bakan ülkeler. Birçok ülke ise Komisyon'un tavsiyesine göre hareket edeceğini söylüyor." Financial Times, İsveç ve Danimarka'nın ise, Türkiye'nin insan hakları siciliyle ilgilendiğini ve ceza yasasının bu açıdan da öçnem taşıdığına dikkat çekiyor. Olumsuz senaryo Gazeteye göre Türkiye için en olumsuz senaryo Aralık'ta liderlerin komisyondan Türkiye'nin insan hakları alanında ne kadar ilerleme kaydettiğine ilişkin yeni bir rapor istemesi olacak. Bu durumda nihai karar, başka bir zirveye kalacak. Financial Times, değerlendirmesini şöyle noktalıyor: "Kriz, Türk halkının kafasını karıştırmakla kalmadığı, hükümet içinde de çatlaklara neden olduğu anlaşılıyor. Ankara'daki yorumculara göre şimdi Erdoğan'ın yapması gereken şey, zinayla ilgili girişimleri ceza yasasından ayırmak ve yasanın onaylanmasına yönelik tehditleri ortadan kaldırmak..." Independent gazetesinde yer alan benzer bir haberde de şu görüşlere yer veriliyor: "Son günlere kadar Avrupa Komisyonu'nun liderlerin nihai kararını şekillendirecek tavsiyesinin olumlu olacağına inanılıyordu. Ancak Flori'nin açıklamasından sonra bu artık kesin değil. "Tasarı yasalaşmadan Ankara'nın 6 Ekim'de komisyondan umabileceği en iyi şey, şartlı onay almak olacak. Yani Türkiye'ye yasayı geçirme şartı getirilecek. Bu da 10 yıl kadar sürmesi beklenen müzakerelerin başlamasını geciktirecek." Independent, Erdoğan'ın zina konusunda Avrupa Birliği ile partideki muhafazakar kanat arasında sıkıştığı için tasarıyı rafa kaldırdığını öne sürüyor ve Verheugen'in Bild'e verdiği demeci anımsatıyor. Verheugen demecinde "Türkiye, Türk değerleriyle Avrupa değerlerini bağdaştırma kudretini gösterebilmeli" demişti. Independent, Ankara ile Brüksel arasında kriz yaşanırken Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkan grupların faaliyetlerini yoğunlaştırdığını anımsatıyor. Gazete yorumunu şöyle sürdürüyor. "Avusturya'da dün aşırı sağcı Özgürlük Partisi, Başbakan Wolfganf Schüssel'in Türkiye'nin üyeliğine onay vermesi halinde koalisyondan çekileceği tehdidinde bulundu. "Alman muhalefet lideri Angela Merkel, Avrupa'daki muhafazakarlar nezdinde üyelik yerine Türkiye'ye ortaklık statüsü önerilmesi için lobi yapıyor. Avrupa Komisyonu içinde tarımdam sorumlu üye Fischler ve tek pazardan sorumlu üye Bolkestein Türkiye'nin üyeliğine karşı çekinceler belirtti. " 'Türkiye'nin Irak politikasındaki hataları' Financial Times'ta Türkiye'nin Irak politikasında büyük hatalar yaptığı iddia ediliyor. Gazete "Dikkatini Avrupa Birliği ve Kürt sorununa odaklayan Ankara, gözünün önündeki Irak'ta gelişmeleri şekillendirecek bir strateji izleyebilecekken, olaylara tepki gösteren ve herşeyi uzaktan izlelemekle yetinen bir konuma düştü" diyor. Financial Times'ın yorumu özetle şöyle: "Türkiye, Irak'ın işgalinde topraklarını Amerikalılara kullandırtmadığı zaman Türkler kanlı olacağını bildikleri br savaştan uzak kaldıkları için rahatlamışlardı. Fakat şimdi güneyindeki komşusu kaosa; belki de iç savaşa sürüklenirken, Türkiye Irak'tan uzak durmanın bedelini ödüyor. " Irak'ta Türk işçiler kaçırılıyor, bazıları öldürülüyor. Türkmenler, Iraklı militanlarla Amerikan askerleri arasındaki çatışmaların arasında kalıyor ve Iraklı Kürtler, işgal güçlerinin en önemli müttefiki ve ülkenin geleceği hakkında önemli büyük ölçüde söz söyleme hakkına sahip bir güç haline geliyor. "Ankara'daki diplomatlara göre, Türkiye'nin yaşananlara seyirci kalması ve Irak'la ilgili net bir politikasının olmaması Erdoğan'ın iki yıldır ağırlığı Avrupa Birliği üyeliğine vermesinden kaynaklıyor olabilir. Bazı yorumculara göre de Türkiye'nin Irak'a hep Kürt gözlüğüyle bakıp büyük resmi göremiyor." Guardian, Irak'ta Amerikalı rehinelerden birinin öldürüldüğü haberlerinden sonra, aynı kişiyle birlikte kaçırılan İngiliz rehine Ken Bigley için de umutların azaldığını belirtiyor. Daily Telegraph da manşetinde "Teröristler şimdi de İngiliz rehinenin kafasını keseceklerini söylüyor" diyor. Times gazetesi ise Amerikalı rehinenin infazının, bizzat Amerika'nın Irak'ta arananlar listesinin en başında bulunan Ebu Mussab ez Zerkavi tarafından gerçekleştirildiğini yazıyor. İngiltere'nin Roma Büyükelçisi Sir Ivor Roberts'ın gayri resmi bir toplantıda yaptığı açıklamalar, tüm gazetelerin birinci sayfasında yer alıyor. Gazetelere göre, Amerika'nın Irak politikasını eleştiren Büyükelçi Roberts, "Bush en fazla oyu el Kaide'den alacak. Çünkü El Kaide'nin üye kayıt çavuşu gibi çalışıyor" demiş. Daily Telegraph, yazılmaması kaydıyla yapılan bu açıklamanın bir İtalyan gazetesine sızmasından sonra İngiliz Dışişleri Bakanlığı'nın zor durumda kaldığını ve hemen bu sözlerin İngiliz Hükümeti'ni bağlamadığı açıklamasının yapıldığını anımsatıyor. "Saddam Hüseyin'i idam etmek direnişi kıracak" Times ise Dışişleri Bakanlığı'nın deneyimli diplomatı cezalandırılıp cezalandırılmayacağına henüz karar veremediğini yazmış. Daily Telegraph'ta Londra'da temaslar yapan Irak geçici Başbakanı İyad Allavi'nin dün bir araya geldiği gazete yöneticilerine "Saddam'ı idam etmek, isyancıların cesaretini kıracak" dediğini aktarıyor. Financial Times, Amerika'da 2 Kasım'da yapılacak başkanlık seçimlerinde Bush'un Demokrat rakibi Kerry'nin Irak'taki Amerikan askerlerinin dört yılda çekilmesini öngören bir strateji açıkladığını anımsatırken Guardian, İngiliz seçmenlerin yüzde 71'inin İngiliz askerlerinin bu ülkeden çekilmesi için bir tarih belirlenmesini istediğini kaydediyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||