BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 17 Eylül, 2004 - TSİ 08:00
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
17 Eylül 2004 Basın Özeti
İngiltere'de yayımlanan Independent, dün TBMM'de yapılan tartışmalar sırasında, iktidar partisinden bir grup milletvekilinin zinayı suç haline getirme çabalarını yeniden canlandırmaya çalıştığını bildiriyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Gazeteye göre bu girişim, birliğin Türkiye'yle müzakerelere başlamasını istemeyen çevrelerin eline "yeni kozlar" verdi. Independent'taki haber, özetle şöyle devam ediyor:

"Almanya'da muhalefetteki Hıristiyan Demokratların lideri Angela Merkel, Türkiye'ye üyelik değil özel statü verilmesi çağrısında bulundu.

Bayan Merkel bu önerisinin ayrıntılı planlarını içeren bir mektubu Avrupalı muhafazakar liderlere gönderdi. Bu liderler arasında İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi de var."

Rehinelere açık artırma

Daily Telegraph gazetesiyse Irak'taki rehine krizinin yepyeni bir boyut kazandığını yazıyor.

"Cep telefonunda merhametsiz, dehşet veren açık artırma" başlığını taşıyan bu habere göre, Irak'ta dün şafak vakti evlerine düzenlenen baskına kaçırılan iki Amerikalı'yla bir İngiliz, açık artırmaya çıkarıldı. Daily Telgraph'ın haberi özetle şöyle:

"Irak'ta Batılıları kaçırmak milyonlarca dolar değerinde bir endüstri haline geldi. Eskiden yalnızca radikal grupların giriştiği rehine ticaretini, mafya devralmış durumda.

"Kurbanlar en yüksek fiyatı verene satılıyor; genelde bu, İslamcı ya da milliyetçi olduğunu söyleyen radikal bir örgüt oluyor. Batılı bir özel güvenlik görevlisine göre rehineler bazen, kendileri için fidye isteyecek ya da onları öldürecek bir örgüt çıkana dek birkaç kez el değiştiriyor.

Görevli, Batılı bir örgütün bir süre önce dört çalışanını kurtarmak için fidye ödediğini ve bu haberin yayılmasıyla birlikte, uzun süre yalnızca Iraklıları hedef alan suç örgütlerinin bu piyasaya el attığını kaydediyor."

Fransız rehineler

Fransa'daysa Le Figaro, "dört uzun hafta" önce kaçırıldıklarını hatırlattığı iki Fransız gazeteciye ne olduğunu sorguluyor.

Gazeteye göre, Fransa hükümetinin salıverilmeleri için Orta Doğu'daki müttefiklerini seferber ettiği rehinelerin akıbeti hala belirsiz.

"İki Fransızla şoförlerini kaçıranların şimdi ne talep ettiği bilinmiyor. Bu kısmen, eylemci örgüt Irak İslami Ordusu'nu çevreleyen esrar perdesinden kaynaklanıyor; kısmen de resmi ve diğer açıklamalarda neyin gerçek neyin uydurma olduğunu anlayamamamızdan."

Le Monde ise eylemci örgütün "bir mahkeme kurulduğu ve mahkemenin kararını birkaç gün içinde vereceği" açıklamasına yer veriyor.

Beslan'ın kayıpları

Times gazetesi de Rusya'nın Beslan kentindeki okul faciasının kayıplarına yer vermiş.

Yaklaşık 330 kişinin yaşamını yitirdiği rehin alma eyleminin üzerinden iki hafta geçmesine rağmen, yerel yetkililerin verdiği bilgiye göre, hala 105 kişi kayıplar listesinde.

Morglardaysa teşhis edilmeyi bekleyen 87 ceset var. Haber özetle şöyle:

"Albert Hodov iki haftadır Kuzey Osetya'nın hastaneleri ve morglarında annesi, karısı ve kızını arıyor. Altına telefon numarasını yazdığı resimlerini Beslan ve başkent Vladikavkaz'daki bina ve ağaçlara yapıştırıyor.

"Aslında 7 yaşındaki kızı Hristina'yı bulduğunu düşünüyor, ama emin olamıyor. Morgda bulduğu ceset öyle kötü yanmış ki, tek ipucu, eksik olan iki ön diş. Albert Hodov, DNA testlerinin sonucunu bir ay bekleyecek.

"Hem cesedin kızı olmaması için dua edecek, hem de eğer kızıysa onu bir an önce gömmesi gerektiğini düşünerek kaygılanacak."

Times'ın haberine göre bekleyiş uzadıkça, kayıp akrabaları da yetkililerin "biri hariç bütün eylemcilerin öldürüldüğü" açıklamalarına inanmamaya başlıyor. Kuzey Osetya'da teröristler arasında kaçanlar olduğu ve bazı rehineleri de beraberlerinde götürdükleri söylentileri giderek yayılıyor.

Albert Hodov da geçen hafta İnguşetya'dan arandığını, ama dil farklılığı nedeniyle neler dendiğini anlayamadığını anlatarak, karısı ve annesinin bu komşu cumhuriyete götürüldüğünü düşünüyor.

Hükümetse morglarda bulunamayan kayıpların, saldırıda yerle bir olan okul binasında izleri bulunamayacak şekilde parçalanmış olduğunu savunuyor.

Japonya'nın sabrı taşıyor

Financial Timesta, "Birleşmiş Milletler'de daimi koltuk arayan Japonya'dan örgüte uyarı" başlıklı bir haber dikkat çekiyor.

Gazetenin Tokyo muhabirine göre bugüne dek BM Güvenlik Konseyi'nde veto yetkisine sahip beş büyük güce katılmak için türlü yollar deneyen Japonya, daha sert taktikler uygulayacağının işaretlerini verdi. Habere göre Japonya Dışişleri Bakanı Yoriko Kawaguçi, eğer radikal bir reform yapılmazsa BM'nin 'geçerliliğini kaybedeceğini' söyledi.

Bakanın sözleri, ülkenin Başbakanı Juniçiro Koizumi'nin örgütte gelecek hafta yapacağı konuşmaya hazırık niteliğindeydi. Japonya dünyanın gayrısafi hasılasında yüzde 14'lük paya sahip.

Ve BM bütçesinin yüzde 20'sini ödüyor. ABD ise gayrısafi milli hasılalarda yüzde 30'luk paya sahip olmakla birlikte, BM'nin bütçesinin yüzde 22'sini ödüyor, hatta zaman zaman tartışmalar yüzünden bu ödemeyi de yapmıyor.

Bazı Japon yetkililer pazarlıklarda, maddi katkının azaltılabileceği tehdidinin kullanılmasını istiyor. Ancak dışişleri bakanlığı şimdilik bunu reddediyor."


Afrika'ya AB kampı

Financial Times'daki bir başka haberdeyse, Avrupa Birliği'ne yönelik kaçak mülteci akınını durdurmak için Almanya'nın bu ay içinde Brüksel'e bir plan sunacağı belirtiliyor.

İçişleri Bakanı Otto Schily, kıtaya ulaşmak için Akdeniz'i geçmeye çalışırken yaşamını yitirenlerin sayısının giderek artmasından kaygı duyduklarını, bu yüzden de kuzey Afrika'da göçmen kampları kurulması önerisini yeniden gündeme getireceklerini söylemiş. Financial Times haberine şöyle devam ediyor:

"Schily, Avrupa'ya girmeye çalışırken kurtarılan ya da durdurulan kaçakların kuzey Afrika'da AB'nin parasıyla kurulacak kamplara yerleştirilmesini istiyor. İltica başvurularına da buralarda bakılabileceğini söylüyor.

"Fikir hem Almanya'da hem de Almanya dışında epey tartışma yaratıyor. Bakan Schily, "ABD'nin Küba'daki Guantanamo Üssü'nün Avrupa versiyonunu kurmak istedikleri" iddialarını reddediyor.

"İngiltere geçen yıl benzer bir öneriyi gündeme getirdiğinde bu fikri büyük çoğunlukla geri çeviren AB, bu kez konuya sıcak bakmaya başladı. Almanya'nın kendisi de bir zamanlar 'hayır'cı kamptaydı."

Financial Times, Almanya'daki iktidar koalisyonunun ortağı Yeşiller Partisi'yle İskandinavya ülkelerinin bu fikre hala şiddetle karşı çıktığını da anımsatıyor.

Suudilere kadın aday

Times'ta "Suudi seçimlerinde ilk kadın aday" başlıklı habere göre İngiltere'de büyüyen Suudi vatandaşı Nadiye Bahurci, ülkesinde seçimlere katılan ilk kadın aday olmaya hazırlanıyor. Bahurci henüz aday adayı, çünkü yetkililerin böyle bir şeye izin verip vermeyeceği bilinmiyor.

Suudi Arabistan'da şubat ayında yapılacak yerel ara seçimlere katılmaya çalışan, 37 yaşındaki, iki çocuk annesi bir iç mimar olan Nadiye Bahurci, Times'a şunları söylemiş:

"Heyecanlıyım ve biraz da tedirginim. Benden önce hiç kadın aday çıkmamasına şaşıyorum. Medyanın ilgisi de beni şaşırtıyor. Ben gayet sıradan birşey yaptığımı düşünüyorum. Bu işi yapmam gerektiğini hissediyorum. Feminist ya da radikal değilim, siyasi bir grupla da alakam yok."

Times gazetesi, muhafazakar Suudi krallığında kadınların hala araba kullanamadığını ve erkeklerin izni olmadan seyahat edemediklerini hatırlatıyor. Ancak gazete, yerel ara seçimlerle ilgili kanun geçenlerde yenilendiğinde, içine kadın adayların yasaklanmasıyla ilgili bir madde konmadığını ve bu belirsizliğin kasti olduğunun düşünüldüğünü de eklemiş.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik