BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 14 Eylül, 2004 - TSİ 08:08
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
14 Eylül 2004 Basın Özeti
Guardian gazetesinin manşetinde yer alan bir habere göre "Amerikan askerleri yeni işkence iddialarıyla karşı karşıya."

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Buna göre, Irak'ta görev yapan Amerikan birlikleri, Ebu Gureyb cezaevi ve Basra'dan sonra şimdi de kuzeydeki Musul'da Iraklı tutuklulara işkence yapmakla suçlanıyor.

Haberden kısa bir bölüm aktaralım:

"Guardian'ın gördüğü belgelerde Amerikalıların tutukluları soyup dövdüğü, cinsel taciz tehdidinde bulunduğu ve yüksek volümlü Batı müziği dinlettiği öne sürülüyor.

Belgelerden birinde, Iraklı avukat Yasir Rubai Said el Kutaci 'disko' diye anılan bir binaya götürüldüğünü ve burada başına çuval geçirilip çırılçıplak soyulduğunu ve üzerine soğuk su döküldüğünü anlatıyor.

'Müziğin sesini o kadar çok açmışlardı ki' diyor Iraklı avukat, 'bana birşey söyleyecekleri zaman kulağımın dibine koydukları hoparlörler aracılığıyla konuşuyorlardı.'

İslami İnsan Hakları Örgütü'nün kurucularından olan El Kutaci, özel eldivenler kullanıldığı için yediği dayakların vücudunda iz bırakmadığını söylüyor."

Guardian gazetesi Irak'taki Amerikalı yetkililerden henüz iddialarla ilgili bir açıklama gelmediğini de haberine eklemiş.

Kuyu kazmak

Fransız Liberation gazetesiyse yorum sayfalarındaki bir yazıda Amerikan ordusunun Irak'ta hem Şii hem de Sünni isyancılara karşı iki cephede birden yürüttüğü ve durulacağına, giderek hız kazanan çatışmalara değiniyor.

Gazeteye göre:

"Hem Iraklılar hem de koalisyon güçleri için Irak'taki 'barış,' savaştan daha fazla insan öldürdü.

Koalisyonun sürdürmekte olduğu saldırıların istikrarı sağlamakta başarılı olduğuna dair herhangi bir kanıt yok. Siyasi süreç de kilitlenmiş durumda.

ABD'nin müttefikleri, ne bu bataklıktan bir çıkış stratejisi olduğunu, ne de tünelin sonunda ışık göründüğünü dikkate alarak askerlerini gelecek yıl geri çekme konusunu gündeme getirmeye başladı.

Ama Bush'u eleştirenler bile, Irak'ı kaderine terk etmenin felakete yol açacağını kabul ediyor.

Öte yandan da kendisini bir kuyuda bulan ve bu kuyudan çıkmak isteyenler, kazmaya devam etmekten vazgeçmeli."

Örnek lider Bush

Ama Amerikan Başkanı George Bush'u, kendi liderlerine tercih edenler de var.

Rusya'da yayımlanan Novoye İzvestiya, Cumhurbaşkanı Vladimir Putin'in Beslan'daki rehine eylemine yanıt olarak açıkladığı reform planlarını, Başkan Bush'un 11 Eylül saldırılarına verdiği tepkiyle karşılaştırıyor.

Putin gelecekte yerel cumhuriyet ve bölge valilerinin seçim yerine merkezden atanmalarını istemiş; ayrıca meclisin alt kanadı Duma'daki milletvekillerinin, sadece parti listelerinden aday gösterilmesi gerektiğini söylemişti.

Novoye İzvestiya'nın yorumu şöyle:

"Amerikan başkanı ülkesinin istihbarat örgütleriyle güvenlik ağını daha etkili hale getirmenin önemini vurguladı.

Ama aklına Kongre'nin üyelerinin doğru yöntemlerle seçilip seçilmediğine bakmak gelmedi. 11 Eylül terör saldırıları yüzünden siyasi ve idari reformlara gitmeyi düşünmedi bile."

Bir diğer Rus gazetesi Moskovski Komsomolets de yerel cumhuriyet ve bölge liderlerinin merkezden atanmasının fayda sağlamayacağı görüşünde.

Gazete "Son günlerdeki üzücü olaylar gösterdi ki, kağıt üzerinde seçilmiş görünseler de, gerçekte Kremlin tarafından atanmış olan liderler duruma müdahaleden aciz kaldı," diye yazıyor.

Perestroika'dan dönüş

Avrupa'nın diğer ülkelerinde yayımlanan gazeteler de Putin'in reform planlarını endişeyle karşılıyor.

Alman Tageszeitung eğer hayata geçirilirlerse, bu değişimlerin "Rusya'da 20 yıl önce başlayan modernleşme sürecinin sonu olacağını" yazıyor.

Slovakya'da yayımlanan Pravda ise "Putin gerçekten de otoriter bir yönetim tarzıyla ülkesini kurtarıyor olabilir. Ama kurtardığı Rusya, Sovyet bir Rusya olacaktır" diye yazıyor.

Yeni Roma İmparatorluğu

İngiltere'de yayımlanan Daily Telegraph, Brüksel'de dün açılan bir sergiden söz ediyor.

Avrupa Konseyi'nin finanse ettiği bu sergi, birliğin geleceği konusunda tahminlerde bulunuyor.

Gazete "Avrupa'nın amaçları konusunda alışılmadık dürüstlükte" olduğunu belirttiği kolaj çalışmasını şöyle anlatıyor:

" 'Roma İmparatorluğu geri geliyor' başlığı altındaki bölümde Avrupa Birliği'nin önümüzdeki 30 yıl içinde 50 ülkeyi kapsayacağı ve adını sadece 'The Union/Birlik' olarak değiştireceği öne sürülüyor.

2010 yılına kadar Çin ile Hindistan'ın döviz rezervlerini euro'ya çevirerek dev bütçe açığı yüzünden Amerika'yı cezalandıracağı söyleniyor.

ABD ise 'sözünü istediği hemen her yerde zor kullanarak ya da rüşvet vererek geçirebilen, ama sırtını döner dönmez gücü azalan yalnız bir süpergüç' olarak tanımlanıyor."

Daily Telegraph, bu görüşlerin birliğin resmi politikası olmadığını, ama kurumlarının koridorları ve kantinlerinde hemen her gün ifade edilen fikirleri yansıttığını belirtiyor.

Birliğin dönem başkanı Hollanda da amaçlarının, Avrupalıların kafalarında canlandırabilecekleri, güçlü imajlar yaratmak olduğunu belirtmiş.

Batman sarayda

Guardian'da "Protestocular sarayın güvenliğini darmadağın etti" başlığıyla yer alan bir habere, Hollywood'un hayali kahramanlarından Batman'in kostümünü giymiş bir adamın Londra'daki Buckingham Sarayı'nda yaptığı protestonun fotoğrafı eşlik ediyor.

Gösterici sarayın birinci katının duvarındaki bir çıkıntıya rahatça yaslanırken görünüyor; çok sayıda polis memuruysa onu uzaktan izlemekle yetiniyor.

Habere göre, Batman kılığındaki Jason Hatch'le Batman'in yardımcısı Robin'in kostümü giyen arkadaşı, dün güpegündüz, sarayı çevreleyen parmaklıklara merdiven dayayıp içeri atladı.

Bu arada bir grup arkadaşları, polisin dikkatini çekmek için az ötede karmaşa yaratmıştı.

Guardian özetle şunları yazıyor:

"Bakanlar, emniyet teşkilatı ve sarayı korumakla görevli birim, Adalet İçin Babalar grubunun üyesi Jason Hatch'in sarayda alınan güvenlik önlemlerini nasıl olup da kolayca atlatabildiğini açıklamak için baskı altındalar.

Muhalefetin gölge kabinesinin İçişleri Bakanı olan David Davis, "Terörizm tehdidinin ayyuka çıktığı bir dönemde, böyle olaylar hala yaşanabiliyor," diye konuştu.

Bu arada merdivene tırmanmaya başlamışken polis memurlarınca indirilen ikinci protestocu, Dave Pyke tutuklanmadı.

Pyke, 'Üzerime atlamalarını bekliyordum ama hiçbirşey olmadı. Yanımda da bir çanta vardı, içinde patlayıcı olabilirdi. Hiçbir eğitim almamış, sıradan insanlarız. Biz içeri girebilirsek, herkes girebilir' diyordu."

Eşlerinden ayrıldıktan sonra çocuklarını görmek konusunda mahkemelerde haksızlığa uğradıklarını savunan Adalet için Babalar Grubu daha önce de mecliste başbakana mor renkli unla doldurulmuş prezervatifler fırlatmıştı.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik