|
8 Eylül 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Financial Times, 'Avrupa Birliği ülkeleri zinayı suç saymaz' diye başlıyor bu sabahki başyazısına.
Ve Başbakan Erdoğan'a açık bir mesaj yolluyor: 'Zinayla ilgili planlarınızı geri çekin.' Financial Times, 'yoksa', diyor, 'bu konu hem Türkiye'nin hem de Avrupa'nın geleceğini köreltmek için kullanılabilir'. 11 Eylül sonrasında Müslüman bir ülkenin Avrupa'yla kucaklaşmasının jeopolitik önemini vurgulayan Financial Times, laik ve demokratik bir Türkiye'nin, geleceğin Avrupa Birliği'nde yer almasının hem Türkiye hem de Avrupa açısından büyük değer taşıdığı kanısında. 'Ama' diyor gazete, 'şayet zinayla ilgili yasa önerisi geçirilirse, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin İslamcı köklerinden duyulan şüpheler canlanacak ve Türkiye'nin üyelik taleplerine karşı çıkanların ekmeğine yağ sürecektir'. Keza Guardian da aynı görüşte. Bu gazetenin de başyazılarından biri, Türkiye'deki zina tartışmasına ayrılmış. Guardian, 'son aylarda sessiz sedasız anlaşıldı ki, Türkiye'nin müzakerelere başlaması için yeşil ışık yakılacak' diye yazıyor. Gazete, 'ama Tayyip Erdoğan'ın zinayı yasadışı ilan etme girişiminin zamanlaması daha kötü olamazdı' diye ekliyor. İlerleme raporuna bir aydan az; aralık ayındaki kritik zirveye ise yaklaşık 3 ay kaldı. Guardian'a göre, 'medeniyetler savaşının' sanki bir alın yazısı gibi kabul görmeye başladığı günümüz dünyasında, Müslüman Türkiye'nin Avrupa Birliği'yle kaynaşması yüreklendirilmeli. Guardian, 'gerçi Avrupa Birliği çapındaki yasaların şahsi ahlakı ilgilendiren konulara karışmadığı doğrudur' diyor. Örnek olarak İrlanda ve Portekiz'de kürtajın suç sayılmasını göstermiş. 'Fakat' diye de devam ediyor Guardian: 'Evlilik dışı ilişkileri Suudi Arabistan misali yasaklayan bir Türkiye, Avrupa Birliği hayalini gerçekleştirme yolunda ilerlerken, dışarıya yanlış mesajlar veriyor'. Bu mesajı kaçırmayacak birisi, Avrupa Komisyonu'nun üyelerinden Fritz Bolkestein olmalı. Birliğin yürütme organı konumundaki komisyonun 'tek pazardan' sorumlu üyesi olan Bolkestein, sağ kanattan eski bir Hollandalı siyasetçi. Türkiye aleyhinde yaptığı dünkü açıklamaları, İngiltere'de gazetelerin birçoğuna yansımış. Daily Telegraph, Türkiye'deki on milyonlarca Müslümanın, Avrupa değerlerini tehdit ettiğini söyleyen Bolkestein'ın, Brüksel'de öfkeli bir tartışmayı alevlendirdiğini yazıyor. Daily Telegpraph, buna karşılık İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw'un da, gazetenin ifadesiyle, 'Türkiye'ye anlayışla bakan' yaklaşımını aktarıyor. Straw, 'Türkiye'yi dışlamak isteyenler, bunun Avrupa açısından stratejik etkilerini de çok dikkatlice hesap etmeliler' diye uyarıyor. Times gazetesi, genişleme sorumlu komisyon üyesi Günther Verheugen'ın Türkiye ziyareti sırasında, bir başka komisyon üyesinden gelen bu uyarının, Brüksel'deki çekişmeyi su yüzüne çıkardığını düşünüyor. İngiltere dışından gazetelere göz atacak olursak, Paris merkezli International Herald Tribune'un sayfalarında da Türkiye tartışması var. Gazete, tarihi anan Bolkestein'ın, Viyana kuşatmasında Osmanlı karşısında kazanılan zaferin, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girişiyle boşa kazanılmış bir zafer olacağı şeklindeki sözlerinin, pek hoş karşılanmadığını yazıyor. International Herald Tribune'a göre, daha sonra bir komisyon sözcünün yumuşatmaya çalıştığı bu açıklama, gene de zamanlaması açısından dikkat çekici. Gazete, Türkiye'nin demokrasi ve insan hakları sicili dahil birçok konuda hararetli bir pazarlığın süregittiğini belirtiyor. Almanya basınından Frankfurter Allgemeine Zeitung ise, Avrupa Birliği'nin kapılarını Türkiye'ye açmanın doğru bir karar olacağından şüpheli. Gazete, Türkiye kararının sadece hükümet liderleri nezdinde değil, Avrupa vatandaşları arasında tartışılıp saptanması gerektiğini yazıyor. Frankfurter Allgemeine'nin deyişiyle, 'coğrafi ve siyasi yönden anlaşılır sınırlarının dışına taşan bir Avrupa Birliği, nasıl bir yere dönüşecek?' Gazete, Türkiye'nin üyeliğinin, herşeyden önce Avrupa Birliği'nin siyasi bütünleşmesine ket vuracağı kanısında. Bunun ise Avrupa'nın küresel bir güç olmasını engelleyeceğini savunuyor. Alman gazetesi, Avrupalılık kimliğinden bahsedenlerin Türkiye'nin farklılıklarını göz ardı edemeyeceğini yazıyor. Uzunca bir Türkiye faslından sonra, tekrar İngiltere basını, ve Times: 'Fransızların başörtüsü yasağı, Sih öğrencileri kapıda bıraktı' Fransa'daki devlet okullarında -ama sadece orta öğretimde- dini sembollere getirilen yasağın yankıları sürüyor. Anlaşılan, yasaktan etkilenen sadece başörtülü Müslüman kızlar değil. Fransa'da sayıları Müslümanlara göre daha az da olsa, Sih göçmenler de var. Ve Sihlerin inançları ise, erkeklerin başlarını türbanla örtmesini öngörüyor. Fransa'da sadece 5 bin kadar Sih var. Ve yasaktan bu yana, 5 Sih öğrenci, okullarından geri çevrilmiş. Times, Fransa'da Sih toplumun ayağa kalktığını bildiriyor. Ama bazı okullara Sihlerin türbanlı sokulduğunu da yazıyor Times. Gazete, Sih toplumun ileri gelenleri ile okul yetkililerin pazarlıklarının sürdüğünü belirtiyor. Gazetelerde, Beslan'daki rehine katliamı dün yayınlanan video görüntüleri ile gündemdeki yerini koruyor. İngiltere'den Independent, rehinelerin fotoğraflarıyla dolu ön sayfasına, '1 Numaralı Okuldaki akıl almaz dehşet' diye manşet düşmüş. Fransız basınından Le Monde ise, Beslan trajedisi ardından Çeçenistan sorununu mercek altına yatırıyor. 'Batı başkentleri Putin'i neden bu kadar güçlü biçimde destekliyor' diye soruyor Le Monde. Cevabını da vermiş: 'Jeopolitik dengeler, petrol dolarları ve teröre karşı dayanışma söylemi'. Gazeteye göre bütün bunların toplamı, Kremlin'e Çeçenistan konusunda açık çek vermek anlamına geliyor. Le Monde, Beslan'daki olaylar ardından Rus liderin yaptığı televizyon konuşmasında, Çeçenistan'la diyalog olasılığını düşünenlerin suratına kapıyı kapattığını yazıyor. Fransız gazetesi, Putin'in bunun yerine telaffuz ettiği 'yeni mücadele yöntemlerini', Çeçenlere zulüm olarak tercüme ediyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||