|
6 Eylül 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Beslan trajedisinden çıkartılacak dersler?; Verhaugen'ın Türkiye ziyaretini gölgeleyen 'zina bulutu'; Irak'ta yeni bir cephe: üniversiteler; ve Venedik'te şairane bir protesto....
Beslan'da cenazeler kaldırılıyor İngiliz basınında bütün ön sayfalara aynı konu hakim. Bir tabutun başında ağlayan kadınların fotoğrafı üzerine, Daily Telegraph, iri puntolarla yazmış: 'Biz bunu haketmek için ne yaptık?' Kuzey Osetya'nın Beslan kenti, yüzlerce kurbanını toprağa verirken, böyle soruyor. Kanlı sona eren rehine krizi ardından yas tutanların duyguları Times'ın da manşetinde: 'Rusya ölülerini gömerken, intikam isteniyor' Guardian, yarısı çocuk 350'ye yakın cesede ulaşılmasına karşın, rehinelerin tutulduğu okul binasında ve morglarda dün gece dahi yüzlerce ailenin kayıp yakınlarını aradığını yazıyor: Guardian'ın manşetine göre, bir trajediye dönüşen rehine krizinde patlayan silah ve bombaların üzerinden üç gün geçmesine rağmen, hala yaklaşık 180 çocuk ve yetişkinin akıbeti belirsiz. Gazete, sokaklara kayıp yakınlarının fotoğraflarını asan ailelerin umudunun giderek köreldiğini yazıyor. Financial Times, Rusya'daki insanlık dramının bir başka boyutunu manşete çıkarıyor: 'Rusya'da güvenlik birimleri tepeden tırnağa değişim yolunda'.... Financil Times, Cumhurbaşkanı Putin'in polisi ve askeri kuvvetleri suçladığını yazıyor. Ama Financial Times'ın da bu sabahki başyazısında Rusya Cumhurbaşkanı'na birkaç eleştirisi var: Gazete, 'Putin şunu anlamalı' diyor: 'Kremlin'in Çeçenistan'daki sert politikası, ayrılıkçı hareketi teröre yönlendiren koşulları yarattı'. Financial Times'a göre, 'Rusya hükümeti, El Kaide ile Çeçen savaşçılar arasında bağ olduğu savını abartarak, konuyu terörle küresel mücadele mecrasına çekmek istiyor'. Ama Financial Times, uyarmış: 'Çeçenistan sorununun kaynağı da, çözüm yolları da, Rusya içinde'. 'Göze göz, dişe diş' Guardian, Çeçenlerin bir internet sitesinde yayınlanan mesajı haber veriyor: 'Rusya bizim çocuklarımızı öldürdü; biz de Rusların...' Guardian'a göre bu mesaj, gazetenin ifadesiyle 'en aşırı uçtaki Çeçen komutan Şamil Basayev'e yakınlığıyla bilinen bir internet sitesinde yayınlandı'. Independent, Beslan trajedisi ardından Vladimir Putin'in ulusa seslendiği televizyon konuşmasını mercek altına yatırıyor. Gazete, Putin'in söyledikleri kadar, söyleMEdiklerinin de önemli olduğu kanısında: Rus liderin konuşmasında Çeçenistan'ı bir kez bile telaffuz etmediğini yazıyor Independent. Gazeteye göre, bu şekilde Çeçen ayrılıkçılara verilen mesaj gayet açık. Putin, terör eylemlerinin Çeçen davasına hiçbir biçimde hizmet etmediğini göstermek istiyor. Independent'a göre, 'anlaşılabilir bir tutum bu; zira her devletin lideri böyle bir olay ardından aynı mesajı vermek ister'. Ama Independent ekliyor: 'Putin'in görmesi gereken acı bir gerçek var; şayet Çeçenistan'a yönelik zulüm sona ermezse, terör saldırıları da devam edecek; ki bu da hem Rus hem de Çeçen halkı için daha çok kan dökülmesi anlamına gelecektir'. Zina tartışmasının gölgesinde Türkiye-AB ilişkileri Avrupa Birliği'nin genişlemeden sorumlu yetkilisi Günter Verhaugen bugün Ankara'da Türkiye hükümeti ile görüşmelere hazırlanırken, Guardian'a göre, 'zina bulutunun gölgesi' belirdi. Guardian, Başbakan Erdoğan'ın zinayı suç sayan yasa önerisini vargücüyle savunduğunu yazıyor. Ancak bu ısrar, Avrupa Birliği'nden diplomatların ifadesiyle, 'Türkiye'nin imajına zarar verebilir'. Erdoğan, önerdiği yasanın kadın ve erkeğe eşit uygulanacağını vurguluyor. Buna karşılık Guardian, İstanbul'dan kadın hakları savunucusu Liz Amado'nun sözlerine yer vermiş: 'Zinayı suç saymak hiçbir modern ülkede görülmüş şey değil' diye belirten kadın hakları temsilcisi, 'böylece devletin özel hayata müdahalesi meşru kılınmış oluyor; ve bu yasa çıkarsa, erkeklere değil kadınlara karşı kullanılacak' diyor. Tarihten gelen kuşkular Financial Times'ın sayfalarında da Verheugen'ın Türkiye ziyareti, bir yorum yazısıyla değerlendirilmiş; ki bu yazıya göre, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini gölgeleyen şey, tarihin ta kendisi... Türkiye'ye müzakere tarihi verip vermeme kararının, Avrupa'nın önüne çıkan en önemli dönüm noktalarından biri olacağı görüşüyle başlıyor yorum yazısı. 'Ama' diye eklenmiş: 'Avrupalı liderlerin kafalarında şüpheler var. Kimileri geleceğe ilişkin; Türkiye bir gün üye olursa, bunun Birlik bütçesine bindireceği yük gibi... Fakat bir de, başka problemler var; geçmişten kaynaklanan şüpheler'... Yazıda, Osmanlı'nın Avrupa ülkeleri ile savaş ve sürtüşmeye dayanan tarihinin, günümüz Türkiye'sine bakış açısına da yansıdığı belirtiliyor. En ciddi kaygıların ise, 1915'te Ermenilere yönelik olaylar üzerinde odaklandığı kaydedilmiş. Tarihin bu sayfasını kimi hükümetlerin soykırım olarak tanımladığını yazan Financial Times, satırlarında Türk tarafının savunmasını da aktarıyor. Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ilişkin resmi gündeminde ise Ermeni sorununun yer almadığını vurgulayan gazete, Verheugen'ın 'bu konuya gerek var mı bilmiyorum' şeklindeki sözlerini alıntılamış. Irak üniversiteleri Irak'ta farklı grupların iktidar kavgasında giderek daha çok kanın akıtıldığı bir cephe de üniversiteler mi? Financial Times, resmi rakamlara göre, Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesinden bu yana Irak'ta öldürülen akademisyen sayısının geçen hafta 35'e ulaştığını yazıyor. Geçen hafta arabası kurşunlarla delik deşik edilen Musul Üniversitesi çeviri bilim başkanı İman Yunus, en son öldürülen üniversite hocası. Financial Times, yeni Irak'ı şekillendirmek isteyen 200'e yakın farklı siyasi partinin, öncelikle üniversitelerde, yani Irak'ın elit gençleri arasında etkin olmak için başabaş bir yarışa girdiğini; fakat bu mücadelenin bazen ölümcül boyutlara tırmandığının da görüldüğünü aktarıyor. Gazete, Irak geçici hükümetinin yüksek öğrenimden sorumlu bakanlığının, üniversite kampüslerinde her türlü siyasi faaliyetin yasaklandığını duyurduğunu bildiriyor. 'Harikulade bir protesto' Independent, 'tarihin belki de en zarif grev eylemini' bildiriyor: Mekan Venedik, protestocular da gondolcu olunca, ortaya şairane bir manzara çıkmış. Ama Gondolcuların derdi büyük aslında: Venedik sularında sayıları giderek artan motorlu taşıtlardan şikayetçiler. Geçen hafta bir motorun toslayıverdiği gondolun, içindeki romantik yolcularıyla birlikte alabora olması, bardağı taşıran son damla olmuş. Onlar da San Marco meydanın açıklarında gondollarını bir araya getirip, trafiği bir saat durdurmuşlar. Ancak Independent, bu protesto ne kadar anlaşıldı, şüpheleri var. Kıyıya biriken turist kalabalığının, 'ne kadar güzel' diye birbirine işaret ederek, ışıl ışıl suda ileri geri sallanan 150 kadar gondolun fotoğraflarını çekmeye başladığını yazıyor. Üstelik bu protesto, Independent'ın gönlünü pek sızlatmamış doğrusu. 'Nasıl oldu da 1 saatlerini feda ettiler' diye soran gazete; 40 dakikalık bir gondol gezintisi için, 80 euro ödendiğini hatırlatıyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||