|
2 Eylül 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere gazetelerinde manşetleri, Rusya'nın Kuzey Osetya bölgesindeki Beslan kentinde bir okulun silahlı kişilerce basılması ve çoğu çocuk yüzlerce kişinin rehin tutulması oluşturuyor.
Pek çok gazete gibi İngiliz Guardian da, çocuklarının akıbetini endişe içinde bekleyen annelerin fotoğrafına yer vermiş ilk sayfasında. Bir annenin; "Çoçuklarımızın ne suçu var. Onları bırakın bizi alın" şeklindeki haykırışı ise manşete taşınmış. Olayla ilgili geniş bir analize de yer veren Guardian şöyle diyor. "Bundan sadece birkaç ay önce, Çeçen ayrılıkçı hareketi, geri dönülmez bir şekilde parçalanmış görünüyordu. Rus yetkililer, Ayrılıkçı lider Aslan Mashadov'un çevresinde bir çözülme yaşandığını söylüyordu. "Rusya güvenlik birimleri, Mashadov ve başkomutanı Şamil Basayev'in ülke dışına kaçtıklarını, Türkiye'de olabileceklerini belirtiyordu. "Rusya'nın 10 yıl süren bombardımanlarından, Rus askerlerin yargısız infazlarından ve şeriat hukukundan usanan Çeçen halkı ise, bölgeye barış gelecekse Moskova'nın iktidarına boyun eğmeye hazırdı. "Geçen Ekim ayında Kremlin yanlısı Ahmet Kadirov Devlet Başkanlığı'na getirildi. Ancak Kadirov'un, para karşılığı saflarına kattığı Çeçen milisler, güvenlik güçleri içinde gedik açtı. "Kadirov, Grozni'deki bağımsızlık kutlamalarını seyrettiği sırada, oturduğu tribünün altına konan bomba ile öldürüldü. Bazılarına göre, yarattığı güvenlik zaafının kurbanı olmuştu. "Ancak bu durum, Çeçenler arasında da bir bölünme yarattı. Bir yanda Rusya'nın bahşişini kabul eden hainler, diğer yanda ise uluslararası çaptaki İslamcı teröristlerle ittifaka girenler vardı." Guardian, Rusya'da son günlerde tırmanışa geçen terör eylemlerinde ikinci grubun etkili olduğuna işaret ediyor. Gazete analizine şöyle devam ediyor. "Bu noktada, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin'in bir süredir dile getirdiği, Çeçenistan'da, El Kaide bağlantılı teröristlere karşı savaştıkları tezi kulağa mantıklı geliyor. "11 Eylül'den bu yana Batı, Moskova'nın Çeçen ayrılıkçılarla savaşına göz yummayı tercih etti. Aslan Mashadov, Washington tarafından sahiplenmeyince, Çeçenler içindeki daha radikal kanat yönetimi ele geçirdi. "Ortaya çıkan sonuç şu. Çeçen hareketi başlangıçta öyle olmasa da, gelinen noktada İslamcı savaşçıları da içine almış görünüyor. "2002 Ekim'indeki tiyatro baskınını gerçekleştirenler, Mashadov'a bağlı olduklarını açıklamıştı. Yolcu uçaklarına ve dün bir metro istasyonuna yönelik saldırıları üstlenen İslambuli Tugayları'nın açıklaması ise farklı. "Amaçlarını, 'Kafir Rusya'yı cezalandırmak ve Çeçenistan'daki müslüman kardeşlerine yardım etmek' olarak dile getiriyorlar. "Moskova'nın iki yıl önce karşısındaki düşmanın bir lideri ve Çeçenistan'ı bağımsızlığa kavuşturmak gibi belirli bir hedefi vardı. İki yıl önce Rusya'nın karşısında müzakere edebileceği birileri vardı. "Şimdi ise karşısındaki tablo şu. Rusya'nın Çeçenistan'dan tamamen çekilmesi gibi, gerçekleştirilmesi imkansız bir talep, etrafı mayınlarla çevrilmiş çocuklar ve cep telefonlarını kapalı tutan 17 silahlı adam." Ayrılıkçı Çeçen hareketinin değişen yapısı ve taktiklerine dikkat çeken bir başka gazete de Independent. Başyazısında Putin'in yanı sıra, Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'yi de suçlayan Independent şöyle diyor. "Cumhurbaşkanı Putin karşılaştığı her saldırıya daha kanlı bir cevap verdi. Ancak, Grozni'nin yerle bir edilmesi, ordu tarafından düzenlenen baskınlarda sivillerin katledilmesi ve cezaevlerindeki insan hakları ihlallerini de içeren gaddar baskı politikası sonuç vermedi. "Ne var ki, bu yöntemleri savunmayı sürdürüyor. Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere ise, Putin yaptıklarını, uluslararası terörle savaş söylemine oturttuğu için, tüm bu olan bitene göz yumuyor. "Ancak Çeçenistan'daki isyan, modern dünyaya karşı İslami bir başkaldırıdan ziyade, bir ulusal bağımsızlık mücadelesine daha yakın. Ya da en azından öyleydi. "Zira Putin ile Bush'un kullandığı dil ve eylemleri sayesinde, Çeçenistan'daki savaşı, El Kaide'nin modern dünyaya karşı savaşı haline getirmek isteyenlerin eli güçlenmiş oldu." Financial Times ise Çeçen ayrılıkçı hareketinin Çeçenistan dışına yayılma eğilmine girdiğine dikkat çekmiş. "Çeçenistan'ın eski Devlet Başkanı ve hareketin lideri Aslan Mashadov, bu yaz başında, Rus ordusuna yönelik saldırıların yoğunlaşacağına dikkat çekse de, bunun böyle olmadığı gözlemleniyor. "Ancak burada hareket içindeki ayrışmanın da rolü olduğu anlaşılıyor. Temmuz ayında İnguşetya'da yaşanan ve 100 kişinin ölümüyle sonuçlanan baskınların sorumluluğunu, bir zamanlar Mashadov ile birlikte hareket eden Şamil Basayev üstlendi mesela." Daily Telegraph ise Rusya'nın bu tür saldırılar karşısındaki savunmasızlığına dikkat çekmiş. "Teröristler Rus güvenliğini rüşvet sayesinde aşıyor" diyen gazete şöyle devam ediyor. "Çeçen militanların Rus hedeflerine yönelik her eyleminden sonra aynı soru sorulur. Güvenlik önlemleri bu noktadayken hedeflerine ulaşmayı nasıl başarıyorlar? Yanıtı basit. Rüşvet veriyorlar. "Çeçen lider Şamil Basayev, 1995'te Rusya tarihindeki en büyük terör eylemlerinden birini gerçekleştirmişti. Bunu yapmak için de, tepeden tırnağa silahlı 100 adamıyla birlikte, Rusya'nın güneyindeki 24 ayrı kontrol noktasından geçmeyi başarmıştı. "Daha sonra bu olayı anlatırken öyle diyordu. 'Paramız bitmeseydi, Moskova'ya kadar gidebilirdik.' Dün yüzlerce çocuğu okullarında rehin alan 20'ye yakın eylemcinin de, tepeden tırnağa silahlı olduğu anlaşılıyor. "Yanlarında çok sayıda da patlayıcı bulunuyor. Bir tıra doluşup hedeflerine ulaşabiliyorlar. Üstelik bulundukları bölgede, bir kaç kilometrede bir kontrol noktaları bulunuyor." Times'a göre ise okul baskını, Rusya Cumhurbaşkanı Putin'in, Çeçen isyanı ile olan savaşını kaybettiğinin açık bir işareti. Ancak Times, "Putin'in başını ağrıtan tek konu bu değil" diyor. "Bu yıl içinde arka arkaya gelen, emekli ücretleri ile ilgili tartışma, Temmuz ayındaki bankacılık krizi ve petrol devi Yukos'a yönelik uyguladığı baskı, Rusya liderine desteği önemli ölçüde eritti. "Yeni açıklanan bir kamuoyu yoklaması, Putin'e desteğin, yeniden seçilmesine neden olan yüzde 71'den, yüzde 50'nin alttına indiğini gösteriyor. Paranın ülke dışına kaçışı da hızlandı. Sayının bu yıl sonunda 9 milyar dolara ulaşması bekleniyor." |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||