BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 29 Ağustos, 2004 - TSİ 22:04
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
29 Ağustos 2004 Basın Özeti
Sunday Times gazetesinin dış haberler sayfalarındaki bir başlığa göre "Mehdi ordusu silahlarını gizli anlaşma sayesinde teslim etmedi..."

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Haber gazetenin Necef'teki muhabiri Hala Caber'in imzasını taşıyor. Buna göre gizli anlaşma açıklaması, Necef'te üç hafta boyunca devam eden krizin çözülmesi için yapılan görüşmelere katılan bir arabulucudan, Seyid İmmad Muhammed Kalantal'dan geldi.

Kalantal, başlangıçta Mehdi ordusunun "işini bitirmek" isteyen Başbakan İyad Allavi'nin de İmam Ali Külliyesi'nin zarar görmesinden endişe ederek anlaşmayı onayladığını söylüyor.

Sunday Times'a göre Muktada es-Sadr'a bağlı Mehdi ordusunun adamları kentten Kalaşnikoflar'ını ve omuzdan ateşlenen füzesavarlarını buz kalıplarının, otobüs koltukları ya da kendi eşyalarının arasına saklayarak ayrıldı.

Yorgunlukları yüzlerinden okunan birkaç tanesi, Büyük Ayetullah Ali el Sistani'nin çağrısına uyarak kente akın eden binlerce Şii ziyaretçinin arasına karışarak kentten ayrılırken, "Gelecek savaşta görüşürüz," diyordu.

Gazeteye göre silahların teslim edilmemesi Mehdi ordusunun, Irak hükümetine ve Amerikalı destekçilerine karşı yeni bir silahlı ayaklanma başlatacağı yolunda kaygılar yaratıyor.

Necef'te enkaz

Haberin devamında 22 gün süren ve yüzlerce Iraklıyla 11 Amerikan askerinin yaşamına mal olan çatışmalar ardından Necef'teki durum özetle şöyle anlatılıyor:

"Necef sakinleri dün evlerinden dışarı çıktıklarında kurşun ve şarapnel parçalarıyla delik deşik olmuş binalardan, enkaz ve boş kurşun kovanlarıyla dolu sokaklardan oluşan bir kent gördü.

Düzinelerce belediye işçisi haftalardır ilk kez dışarı çıkmış enkaz parçalarını süpürüyor, kentteki hasarı görmek için Bağdat'tan bakanlar geliyordu.

Daha birkaç ay önce yeniden canlanan dini turizm sayesinde yeniden doğmanın eşiğine gelen kent, tanınmayacak hale gelmişti.

Rafet Mahir, saklandığı yerden çıktığında karşılaştığı manzaraya inanamadı.

Mahir'e göre "çatışmalardan çıkan tek sonuç, Necef'in yerle bir edilmesi olmuştu."

Geçmiş zaman darbecileri

"Yeni Afrika, beyaz fesatçıları nasıl aptal durumuna düşürdü..."

Bu başlık da Independent on Sunday'den. Gazete, geçen hafta İngiltere'nin eski başkanlarından Margaret Thatcher'ın oğlu Sir Mark'ın adının da karıştığı, Orta Afrika ülkesi Ekvator Ginesi'nde darbe planlarının fiyaskoyla sonuçlanmasının, İngiltere'nin ve dünyanın değiştiğini ortaya koyduğu görüşünde.

"Parayla tutulmuş beyaz adamların küçük Afrika ülkelerine girip ipleri ele aldığı günler geride kalmış gibi görünüyor.

Ekvator Ginesi'ndeki darbe girişimi, liderlerinin beceriksizliği yüzünden başarısızlığa uğradı; bir de Afrikalılar arasındaki yeni işbirliği ruhu sayesinde," diye yazıyor Independent on Sunday ve "para değil, macera bağımlısı" olduğunu söylediği darbecilerin hatalarını şöyle sıralıyor:

"Paralı asker oldukları bariz olan bir grup adam Güney Afrika'dan uçağa biniyor (ki Güney Afrika Cumhuriyeti artık bu tür eylemleri destekleyen bir ülke değil) ve Zimbabwe'ye gidiyor.

Amaç, darbede kullanılacak silahları alıp oradan Ekvator Ginesi'ne geçmek.

Zimbabweli yetkililerin önceden uyarıldığı anlaşılıyor. Zaten darbe dedikoduları Güney Afrika ve Londra'da uzun süredir dolaşıyordu.

Bir gözlemci, darbecilerin liderine atıfla "Simon Mann, Afrika ülkeleri arasında artık çok daha fazla işbirliği olduğunu anlamamış," diyordu, "Bölgenin büyük güçlerinden Nijerya geçenlerde Sao Tome'deki darbecileri devirmek için devreye girdi. Ve aynı şeyi Ekvator Ginesi'nde de yapmaya hazırdı. Güney Afrika istihbaratının planlardan haberdar olması, ülkenin kan gölüne dönmesini engelledi..."

Independent on Sunday'e göre darbe girişimine katılan İngilizler, 1980'lerde de Margaret Thatcher'ın tartışılmaz popülerliğinden yararlanarak keselerini doldurmaya çalışanlar.

"Onlar da," diyor Independent on Sunday, "Muhafazakarların artık iktidarda olmadığının farkında değil."

Çeçen kuşkusu

Sıradaki haberimiz yine Independent on Sunday'den. "Çeçen 'kara dul' kardeşinin intikamını almak için Rus uçağını bombaladı" diyor gazete.

İntihar eylemleri düzenleyen Çeçen kadınlar Rusya'da 'kara dul' olarak anılıyor.

Habere göre, geçen hafta iki Rus uçağının düşürülmesi olayının baş zanlılarından olan 27 yaşındaki bir Çeçen kadının kardeşi bundan üç sene önce kaçırılmış.

Terör olaylarına karışmakla suçlanan gencin, Rus ordusu tarafından kaçırıldığı sanılıyor. Ve kaçırılan pekçok kişi gibi ondan da bir daha haber alınamamış, öldüğü varsayılıyor.

Independent on Sunday henüz suçlu oldukları kesinleşmemekle birlikte iki uçaktaki zanlı Çeçen kadınların kuşku uyandıracak derecede benzer davranışlar sergilediğini yazıyor.

Her ikisi de uçağa son dakikada binmiş, mümkün olduğunca az bilgi vermiş ve arka sıralarda, tuvaletlerle motorlara yakın oturmuş. Patlamalar da bu sıralarda gerçekleşmiş.

Ayrıca aralarından birinin ceset parçalarının geniş bir alana yayılmış olması da, Rus savcıların dikkatini çekmiş.

Araştırmacılar, bombaların bir sabun kalıbı kadar küçük olabileceğini, ya da Çeçen kadın bombacıların geleneksel olarak kullandığı intihar kemerlerine saklanmış olabileceğini söylüyor.

Süperstar kavgası

Basın özetlerimizdeki son haber, Sunday Telegraph'tan. Bu habere göre Libya lideri Muhammed Kaddafi, Arap dünyasının popstarını seçmek için düzenlenen yarışmaya müdahale etmekle suçlanıyor.

Altı aydır devam eden Lübnan yapımı 'Süperstar 2' yarışmasının galibi bu gece belli oluyor. Finalistler, Libyalı Ayman el Atar'la Filistinli Ammar Hasan.

General Kaddafi'nin ülkesinde etek dolusu para dökerek dişçilik öğrencisi el Atar için reklam kampanyası başlatmasına ve oy kullanacak Libyalılara bedava telefon hatları açmasına Filistinliler ateş püskürüyor.

Libya lideri geçen hafta finalistleri çadırına davet etmiş ve her ikisini de beğenerek dinlediğini söylemişti. Sunday Telegraph, Batı Şerialı bir müzik öğrencisi olan Ammar Hasan'ın ülkesinde ve Ürdün'le Lübnan'daki Filistin mülteci kamplarında nerdeyse kahraman ilan edildiğini yazıyor.

Şarkılarının konularını Filistin davasından seçen Hasan'ın posterleri binlerce eve asılmış. Batı Şeria'daki köy ve kasabalarda bu geceki finalin rahatça izlenebilmesi için dev ekranlar yerleştirilmiş.

Filistinli telefon şirketleri de Hasan için fiyat kırmış; ayrıca oyların rahatça kullanılabilmesi için 150 özel hat açmış.

Hamas örgütüyse 'dikkatleri gerçek sorunlardan başka bir yere çevirdiğini' söylediği yarışmayı 'gayrı ahlaki' ilan etmiş.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik