|
27 Ağustos 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere gazetelerinde bugün, Necef'te Şii liderler arasında varılan anlaşma, eski Başbakan Margaret Thatcher'ın oğlu Mark Thatcher'ın Ekvator Ginesi'nde darbe girişimindeki rolü ve Amerikan başkanlık seçimleriyle ilgili gelişmeler öne çıkıyor.
Independent, "Necef'te kanlı gün, barış umuduyla sona erdi" başlıklı haberinde Iraklı Şiilerin en etkin dini lideri Büyük Ayetullah Ali el-Sistani ile Şii din adamı Muktada es-Sadr arasındaki görüşmelerde uzlaşma sağlanmasıyla üç haftadır devam eden krizin sonuna gelindiğini belirtiyor. Gazete başyazısında ise el-Sistani, es-Sadr ve Irak'ın geçici Başbakanı İyad Allavi için "Irak'ın kaderi bu üç adamın elinde" diyor. Başyazıdan kısaca şöyle deniyor: İmam Ali Külliyesi'nin barışçıl bir şekilde boşaltılması, Muktada es-Sadr'ın önderlik ettiği ayaklanmanın sona ermesi anlamına gelmeyebilir. Necef'te yaşananlar arkasında yüzlerce ölü, derin bir öfke ve psikolojik izler bıraktı. Mukteda es Sadr'ın siyasi sürece katılması için ikna edilmesi gerekecek. "Şimdiye kadar bu konuda bir işaret yok. Bu tavrı, seçim sürecini tehlikeye sokuyor. Irak'ın kaderi el-Sistani, es-Sadr ve Allavi'nin elinde. Dün gece ağır sonuçları olabilecek bir kriz atlatıldı. Ancak kuşkusuz daha birçok kriz yaşanacak" Financial Times da Necef ile ilgili haberinde Muktada es-Sadr'ın şimdiye kadar sözlerine sadık kalmadığını ancak bu kez hem kendisinin hem de Allavi'nin krizden çıkış konusunda kararlı bir tutum sergilediğine dikkat çekiyor. Gazete, Necef'te anlaşma sağlandığı yolundaki haberlerin petrol piyasasını rahatlattığını yazıyor. Financial Times, Irak'ta petrol boru hatlarına 20 saldırı düzenlenmesine ve ülke ihracatının yarı yarıya azalmasına rağmen son gelişmeyle uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarının son beş gün baz alınarak yüzde 13 düştüğünü belirtiyor. Gazete bununla birlikte petrol uzmanlarının yine de orta vadede petrolün fiyatının ne olacağını kestiremediklerini, petrolün varili için 30 ile 50 dolar arasında fiyat tahminleri yapıldığına dikkat çekiyor. Guardian yazarı Naomi Klein, Amerikan kamuoyunun Irak savaşına ve özellikle Necef'te olup bitenlere ilgisini kaybetmeye başladığını belirterek bunun tehlikeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Yazar, şöyle diyor: "Evet seçimler öncesinde gündemin en önemli maddesi savaş. Ancak, bu Irak'taki değil, Vietnam'da 35 yıl önce yaşanan savaş. Vietnam'da içinde Demokrat başkan adayı John Kerry'nin de bulunduğu teknede neler olduğu tartışılıyor, Amerikan uçaklarının AC-130 uçaklarından attığı bombalar değil. "Muktada es-Sadr'ın direnişi, Irak'taki işgale karşı oluşan tepkiyi ifade ediyordu. Es-Sadr'ın taraftarları isyandan önce seçimlerin yapılmasını istediler, vaazlarda, barışçı gösterilerde gazete makalelerinde işgalin sona erdirilmesini istediler. "Amerika bu taleplerine gazetelerini kapatarak, gösterilerine ateş açarak ve yaşadıkları yerleri bombalayarak yanıt verdi. Her Şii'nin öldükten sonra gömülmek istediği Necef'in hassasiyeti anlaşılamadı. " Guardian yazarı Naomi Klein, 29 Ağustos'ta New York'ta Cumhuriyetçi Parti kurultayı öncesinde savaş karşıtlarının gösteriler yapacağını anımsatarak, bu eylemlerin Necef'in yeniden gündeme getirilmesi için son fırsat olduğunu belirtiyor. Klein yazısına şöyle devam ediyor: "Gösterilerde savaşa ve Bush'un gündemine hayır denecek. Ancak özellikle Necef'teki kuşatmanın kaldırılması talebi de güçlü bir şekilde dile getirilmeli. Savaş karşıtları, Bush'un gündemine hayır demek için iki fırsat olduğunu söylüyorlar. Birincisi 29 Ağustos'taki gösteriler ikinci ise 2 Kasım'daki seçimler diyorlar. "Oysa bu doğru değil. Kerry, Bush'un gündemine karşı çıkmıyor aksine Irak'taki askeri işgali daha sağlamlaştıracağını söylüyor. Bu yüzden Amerikalılar için Irak'ta devam eden savaşa hayır demek için tek fırsat olarak geriye bu gösteriler kalıyor. Necef'i New York'a getirmenin zamanı geldi." Times gazetesi Amerika'da açıklananan yoksulluk rakamlarının Vietnam savaşındaki madalyalarını yalan söyleyerek aldığı gerekçesiyle Cumhuriyetçiler'in saldırılarına hedef olan John Kerry'nin imdadına yetiştiğini yazıyor. Gazeteye göre, geçen yıl 1 milyon 300 bin kişi da yoksulluk sınırının altına düştü. Böylece yoksulluk içinde yaşayanların sayısı 36 milyona yaklaştı. Sağlık hizmetlerine ulaşamayan Amerikalıların sayısı da 43 milyonu geçti. Times'a göre, Amerikalı seçmenlerin 11 Eylül saldırılarından sonra yaşadıkları güvenlik endişelerine rağmen başkanlık seçimlerinde en önemli konunun ekonomi olduğunu söylüyorlar. Amerikan başkanlık seçiminden yeniden Orta Doğu sorununa ; Filistin-İsrail anlaşmazlığıyla ilgili yorumlara geçiyoruz. Guardian, iç sorunlarına gömüldükleri için inisiyatifi İsrail Başbakanı Ariel Şaron'a kaptıran Filistin liderliğinin, üç ayağı olan bir strateji belirlediğini yazıyor. Guardian'a göre bu strateji, İsrail'in seçimlere izin vermesini sağlama, İsrail'in güvenlik gerekçesiyle Batı Şeria'da inşa ettiği duvara karşı protesto gösterileri yapma ve İsrail mahkemelerinde hak aramayı öngörüyor. Filistinliler, Amerika, Avrupa Birliği, Rusya ve Birleşmiş Milletler'in yol haritası olarak bilinen Orta Doğu Barış planını hayata geçirme ve İsrail'i bir takvime zorlamaları konusunda adım atmaları koşuluyla ateşkese gidilmesi önerisini de gündeme getirmeyi planlıyorlar. Ancak bu aşamaya gelinceye kadar, işgale karşı meşru direniş olarak gördükleri için Batı Şeria ve Gazze'de İsrail askerlerine ve silahlı Yahudi yerleşimcilere karşı saldırılar devam edecek. İngiltere'de eski başbakanlardan Margaret Thatcher'ın oğlu Mark Thatcher'ın, Batı Afrika ülkelerinden petrol zengini Ekvator Ginesi'nde darbe girişimine karıştığı gerekçesiyle tutuklanmasıyla ilgili haberler bugün de gazetelerde önemli yer tutuyor. Mark Thatcher'in suçlamaları reddettiğini yazan Independent, 24 yaşındaki bir bilgisayar uzmanının Güney Afrika polisine teslim edeceği belgelerde Thatcher'ın darbe girişimindeki rolünün açıkça ortaya konduğunu belirtiyor. Daily Telegraph da, tutuklanmadan önce Mark Thatcher'ın Güney Afrika'yı terk etme planları yaptığını yazıyor. Gazeteye göre Mark Thatcher, bir süre önce Cape Town'daki villasını satılığa çıkarmış ve çocuklarını da Amerika'daki bir okula yazdırmış. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||