BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 20 Ağustos, 2004 - TSİ 11:54
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
20 Ağustos 2004 Basın Özeti
İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un Gazze Şeridi'nden çekilme ve yeni koalisyon kurma planlarına partisi Likud'dan destek alamaması, Avrupa gazetelerinde farklı yorumlara yol açmış.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

İngiltere'de Guardian, Likud Partisi'nin dünkü kararıyla 'imkansızı başararak' Şaron'un nispeten ılmlı bir siyasetçi olarak görülmesine yol açtığını belirtiyor; uluslararası topluma dikkatlerini bölgeye çevirme çağrısı yapıyor.

Independent 'Şaron'un liderliği krizde' diyor.

"Dün hırpalanmış İsrail Başbakanı'na İşçi Partisi'ndeki muhaliflerle, kendi Likud Partisi'nin de sırt çevirmesiyle Ariel Şaron'un siyasi anlamda mezartaşı yazılmış oldu."

Gazete, açmaza tek çözümün erken seçim olduğunu savunuyor. Arafat ve Şaron için, "itibarı kalmamış bu iki eski savaşçı alanı ne kadar çabuk terkederse o kadar iyi" diyor.

Almanya'da Frankfurter Allgemeine Zeitung, Şaron'un partisinden destek alamaması "göründüğü kadar korkunç değil " diyor. 'Deneyimli taktik uzmanı' olarak nitelediği Şaron'un şimdi bu planı uygulamak için yeni yollar bulacağını savunuyor.

Fransa'da yayımlanan La Nouvel Observateur'ün Orta Doğu konusunda uzmanlarından Josette Alia da benzer kanıda.

"Ariel Şaron bir ideolog değil, pragmatik davranan ve koşullara göre savaş planını değiştiren bir asker. Üstelik hedeflerine ulaşma yolunda ne yöntemi, ne de ideolojik tutarlılık sağlamayı umursuyor. Neredeyse 180 derecelik dönüşleri aslında nihai hedefine uygun. Üstelik iddialarına rağmen Şaron aslında Filistin devletinin kuruluşuna da karşı."

İngiltere'de Oxford Üniversitesi'nden İsrail siyaseti uzmanı Dr. Emanuele Ottolenghi ise Guardian gazetesindeki makalesinde 'Şaron düşmanlarını silip süpürecek' diyor. Yazara göre partisi, İsrail liderine meydan okuyarak siyasi anlamda intihar etti.

"Son üç yılda üçüncü kez partisi ciddi bir siyasi karar kavşağında Şaron'u yüzüstü bıraktı. Şaron için partisi artık bir artı değil, baş belası haline gelmeye başladı. İsyancı kanat kazanmayı sürdürürse Likud parçalanabilir, Şaron için de merkezle yeni bir ittifak hatta yeni bir parti kurmak kaçınılmaz hale gelebilir."

"Bu yıl sona ermeden bir hesaplaşma olacak. Şaron ya muhaliflerini ya da partisini tarihe görmecek."

Ya protezler, ya Gazze'den çıkış

Guardian, bu tartışmanın odağındaki Gazze'ye uzanıyor, 'mahkum' diye tanımladığı Gazze halkının yaşamını mercek altına alıyor. İsrail'in 16 ila 35 yaş arasındaki erkeklerle, vücudunda metal olanları sınırdan geçirmeme kararına dikkat çekiyor.

"Ekrem Ebu Eluf'un bacağı bir İsrail kurşunuyla parçalandı. Doktorlar kemiğini dokuz çiviyle tutturdular ama yeniden yürümek için ameliyat geçirmek üzere Mısır'a gitmesi gerek.

Fakat İsrail vücudunda metal olan kimseyi Refah kontrol noktasından geçirmediği için iki hafta önce bu çivileri çıkartmak zorunda kaldı. Gelecek ay Mısır'a geçmek için bir kez daha işemlere başlayacak."

Bu yasağın gerekçesi Ocak ayında düzenlenen bir intihar saldırısı. Salih El Riyaşi Erez güvenlik noktasından geçerken alarmların çalmasını, vücudundaki metal parçalara bağlamış, ancak üzerindeki bombaları patlatmasıyla 4 kişi ölmüştü.

Guardian İsrailli grup İnsan Hakları Taraftarı Doktorlar'ın bu kararı eleştirdiğini aktarıyor, aynı yasağın Filistinli gençlerin yurtdışında üniversite okuma hayallerini de kararttığına dikkat çekiyor.

Necef son saldırıyı bekliyor

Irak'ta, Necef'teki bekleyiş baş sayfalara hakim olmaya devam ediyor. Guardian, 'Necef nihai saldırıyı bekliyor' diye manşet atarken, Daily Telegraph manşetine, buradaki çarpışmaların dünya petrol piyasalarında fiyatların yeni rekorlar kırmasına yol açtığını taşımış.

Aynı gazete, Necef'teki sorunun daha önce Felluce'de son darbeyi vurmayan Amerikan ordusunun görevi Iraklılara bırakmasıyla kararlılık göstermediği izlenimi yaratmasından kaynaklandığını öne sürüyor, İmam Ali Camii'nde yaşanacakların ve Şiilerin buna tepkisinin Allavi hükümeti ve Amerikalı destekçilerinin de kaderini belirleyeceğini belirtiyor.

Ebu Gureyb cezaevindeki taciz ve işkence olaylarıyla ilgili raporda 24 asker, CIA görevlisi ve taşeron güvenlik görevlisinin sorumlu tutulacağını belirten Daily Telegraph, komutanların ise aklandığını vurguluyor.

Times bu yetkililer arasında cezaevinin eski sorumlsu Tuğgeneral Janis Karpinski ile askeri istihbarat tugay komutanı Thomas Pappas'ın olacağını yazıyor.

Rusya Gürcistan'ı tartışıyor

Gürcistan'ın Güney Psetya bölgesinden askerlerini çekme önerisi, Rus gazetelerince yakından izleniyor.

Nezavisimaya Gazeta, "Güney Osetya sorunu Rus yönetiminin başlıca yabancı ortaklarıyla görüşmelerinde ana konu haline gelme riski taşıyor. Uluslararası arena açısından bölgedeki çıkarları her geçen gün artıyor" diye yazmış.

Gazeteye göre insan hakları savunucuları Çeçenistan'a yönelen dikkatlerini şimdi tüm Kafkaslara çevirceğinden "Moskova en azından imaj açısından Güney Osetya'daki mücadeleyi kaybediyor."

İzvestiya ise Gürcistan devlet başkanı Mihail Saakaşvili'yi, Rus-Amerikan dengelerine oynayarak, Abhazya ve Güney Osetya'yı Tiflis denetimi altına sokabileceği gibi 'romantik yanılsamalara' kapılmakla suçluyor.

"Amerika'nın tam desteğine güvenip meydan okuma siyasetini seçmek, Saakaşvili'nin demokratik devriminin başarısını baltalıyor. Washington'un Tiflis uğruna Moskova'yla iyi ilişkilerini riske atması fazla olası değil. Bu nedenle Saakaşvili, daha ılımlı bir birleşme siyaseti geliştirmeli"

İngilizce yayınlanan Moscow Times ise Saakaşvili'ye şu ana kadar bölgeye fazla müdahale etmemeyi yeğleyen uluslararası toplumu yanına çekme tavsiyesinde bulunuyor,

"Artık Güney Osetyalı ve Rus liderler de Gürcistan'ı zayıf ve dağılmanın eşiğinde bir ülke olarak tutamayacaklarını anlamalı."

ABD'de başkanlık seçimleri kızışıyor

Demokrat Parti'nin başkan adayı Senatör John Kerry'nin Vietnam Savaşı'ndaki sicilini savunmaya girişmesi, hemen her gazetede yer alıyor. Bir reklam kampanyasında Kerry, madalyalarını haketmeden almış olmakla ve yalan söylemekle suçlanıyordu.

Financial Times, Cumhuriyetçilerle bağlantılı bir grubun finansmanı ile yayınlanan reklamlar konusununda Kerry'nin 'Bush'u pis işlerini başkalarına yaptırmakla' suçladığına dikkat çekiyor

Bu durum Kerry'nin kampanya ekibinin, bu suçlamalardan zarar gördüklerini düşünmesinin sonucu olarak yorumlanıyor.

Times ise postayla oy kullanma sürecinin başlamasına bir ay kalmışken, Kerry'ye bir an evvel dış politikasını açıklaması gerektiğini salık veriyor.

"Kerry'nin gerek askeri siyaseti, gerek dış politikası gerekse küresel ekonomi konusundaki duruşu belirsiz. Özellikle yurtdışından 70 bin asker çekilmesi konusundaki çıkışları "muhalefet olsun diye muhafelet" kokuyor. Hem Amerikalılar hem de müttefiklerinin, Kerry'nin ne yapacağı konusundaki sorulara yanıt almaya hakkı var."

Seçmen dış politikaya yöneliyor

Fransa'da Le Monde Amerikan başkanlık seçimlerinde tercihleri belirleyen temel unsurun dış politika haline geldiğini gösteren kamuoyu yoklamasını olumlu karşılıyor.

"Amerikalıların dış dünyaya ilgisizliklerini uzun yıllardır eleştirip bununla alay ettikten sonra bu haber çok sevindirici. Dünya sorunlarının ciddiyetini kavramaya başlarlarsa, Amerikalılar belki de olayların 'iyi kötü savaşı'yla açıklanamayacak kadar karmaşık olduğunu da anlayabilirler."

Financial Times, İngiltere'de yapılan bir kamuoyu yoklamasının da aynı yönde sonuç verdiğini duyuruyor okurlarına.

Yani dış politika; işsizlik ve sağlık himzeti gibi konuların ilk kez önüne geçiyor.

Gazetenin MORI araştırma kuruluşu ile düzenlediği ankete göre, 1997 ve 2001'de öncelikleri sorulduğunda halkın yüzde 2'si dış politika önemli derken, bu oran şimdi yüzde 38.

Ankete katılanların yüzde 30'u da göçmenlik ve ırklararası ilişkilerin önemli olduğunu söylemiş. Sağlık eğitim, işsizlik ve Avrupa başlıkları ise gerileme gösteriyor.

Gazete anket sonuçlarını yorumlarken, 'Irak savaşı seçmen beklentilerini değiştirdi' diyor, özelikle Irak savaşına karşı çıkan tek parti olan Liberal Demokratların ise bu durumu lehlerine kullanamadıklarına işaret ediyor.

Yeni komisyonun ilk buluşması

Brüksel'de Avrupa Komisyonu'nun Kasım'da göreve başlayacak yeni üyeleri bugün ilk kez toplanırken, Financial Times sayfalarının büyük bölümünü bu konuya ayırıyor.

Başyazısında komisyon üyeleri yetkinlikleri ile takdir kazandı diyen gazete, yeni komisyon başkanı Jose Manuel Barroso'u 'dürüst bir arabulucu' olarak niteliyor. Kendisini ortak paydada uzlaşma çabasının sonucu olarak görenleri şimdiden haksız çıkardığına vurgu yapıyor.

Gazeteye göre Barroso'yu bekleyen zorlu konulardan biri Türkiye olacak.

"Genel beklenti Komisyon'un sonbaharda Türkiye'nin üyeliği konusnda olumlu bir rapor hazırlayavcağı yolunda. Ancak müzakerelere başlanmasına dair nihai kararı Avrupa Bakanlar Konseyi verecek ve karar üzerinde her üye ülkenin veto hakkı var. Bu durum, Birliği Ankara'yla kıran kırana bir mücadeleye sokabilir."

Gazetenin başarı için Barroso'ya önerileri de var:

"Barroso, çok fazla şey başarmaya çabalamak yerine bir kaç kritik nokta üzerine odaklanmalı. Bunlar

  • Avrupa'da rekabetçiliği artıracak Lizbon gündemini hayata geçirmek,
  • Finansal önceliklerin ortaya konacağı uzun vadeli AB bütçesi için müzakereleri yürütmek,
  • Dünya Ticaret Görüşmeleri'ni tamamlamak,
  • Bugüne ve geleceğe ait, belki Türkiye'yi kapsayacak genişlemeyi idare etmek.

Gazete bunu başarmak için üyelerin her birinden gelen taleplere direnebilmek gerekeceğini belirtip komisyonun ilkesi mütevazı ve yetkin olmak olmalı diyor.

Çek gazetesi Mlada Fronta Dnes, Avrupa'daki küçük ülkelerin ve özellikle de Çeklerin dış politika seçeneklerini değerlendiriyor.

"Çek Cumhuriyeti gibi küçük bir ülke tabii ki katılmayı çok istediği bir birliğe ve Avrupalı komşularına saygı göstermeli, ancak bu her adımın onaylanacağı anlamına gelmiyor.

Romanya bile komünizm döneminde Sovyetler Birliği'ne direnebilmişti. Demokratik bir örgütlenme içindeki demokratik bir ülke, şimdi neden aynı şeyi yapamasın?"

Peter Pan dönüyor

Hiç büyümeyen çocuklar için bir müjde: Peter Pan yine uçacak.

İngiltere'de Peter Pan'ın yayın haklarını elinde tutan hastanenin idarecileri bu romana bir ikinci bölüm eklemek istiyor.

Times "Asla büyümeyen oğlan, yeni bir öyküde çocukluğunu bir kez daha yaşayacak." diye başlıyor haberine.

Orjinal öykünün telif haklarını elinde tutan Londra'daki Great Ormond Street Çocuk Hastanesi, telif haklarının iki yıl sonra zaman aşımına uğramasıyla mali kaynaklarında oluşacak boşluğu kapatmak bir devam romanı hazırlatmak istiyor.

Çocuk sahibi olmayan yazar J.M Barrie, telif haklarını 1929'da hastaneye bırakmıştı. Yazarı baharda belirlenecek yeni romanın konusu için de bazı fikirler var.

Barrie, ölümünden önce bu düşünceyle tuttuğu notlarında, Peter Pan'ın geri dönüp Wendy'nin kızlarını Varolmayan Ülke - Neverland'e götürdüğünden söz ediyormuş.

Yeni yazara da bu doğrultuda bir sipariş verilmesi bekleniyor.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik