|
19 Ağustos 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İnternet şirketi Google'ın hisselerini borsada işleme açması, Almanya'da Başbakan Schröder'in sosyal güvenlik reformunu savunması ve Filistin lideri Yaser Arafat'ın 'hatalarımız oldu' şeklindeki itirafı, bu sabahki Avrupa gazetelerinin büyük bölümünde yer buluyor.
İspanya'da El Pais, Arafat'ın konuşmasının 'deja vu', yani yaşanmışlık hissi yarattığını belirtiyor. Gazete "kırk yıllık liderlikten sonra Arafat asla görevi başkalarına bırakma vaktinin ne zaman geldiğini anlamayacak" diyor. Financial Times'a göre dünkü oturuma reform önerileri duymaya gelen milletvekilleri hayalkırıklığı içinde ayrıldı. "Arafat reform için yeni bir meclis çalışma grubu kurulacağını açıklarken, reformcular meclisin zaten üzerinde anlaştığı reform önerilerini uygulamak için Arafat'ın imzasını bekliyor" Fransa'da Le Monde ise Arafat'ın reform çağrılarını sadece zamana oynamak ve iktidarı elinde tutmaya yönelik bir girişim olarak niteliyor. "Sonunda kriz ancak daha da derinleşebilir, o zaman da Arafat muhaliflerinin eline daha fazla koz vermiş olacak. Arafat'ın yapabileceği en iyi şey çevresine yetkin insanları toplayıp, güvenlik alanı da dahil olmak üzere hükmetme işini hükümete bırakmak olur." "Arafat'ın geleceği sadece kendi ellerinde de değil. İsrail baskısı ve sömürgeleştirme süreci devam ettikçe, Arafat, İntifada'nın çıkmaz sokağına sürüklenen halkına nasıl umut verebilir ki?" İsrail, ABD askerlerine eğitim mi veriyor? Times İsrail'in Filistinli militanlara karşı uyguladığı taktikleri Amerikan askerlerinin Bağdat ve Necef'te devreye soktuğunu vurguluyor. İsrailli ordu uzmanı Dr. Tal Tovy, Amerikan askerlerine eğitim verdiklerini doğruluyor. Bu açıklamalar Arap dünyasında İsrail'in gizlice Irak'ta da Amerikalılara yardım ettiği şüphelerini körükleyecektir. İsrailliler ise askeri taktikleiryle guru duyuyor ve Necef çölünde de yabancı askerleri eğitmek üzere kiralayacakları dev bir eğitim kampı inşa ediyorlar. Irak konusunda ise Şii lider Muktada Es Sadr'ın Necef'te çözüm önerisi İngiliz gazetelerini fazla etkilememiş. Guardian "bu öneri, samimi mi yoksa topyekün bir saldırıya karşı zaman kazanmak için taktik mi?" diye soruyor, Daily Telegraph ve Times önerinin fazla geç kalmış olabileceği görüşü üzerinde birleşiyor. Irak konferansında geçici meclisin seçilmesi konusunda Times, "meclis protestolar, salonu terketmeler içinde ve gerçek bir oylama olmaksızın belirlendi" diyor. Financial Times, "yeni mecliste hakimiyet başlca büyük partilerde" şeklinde manşet atıyor. "Sonuç gösteriyor ki mecliste, feshedilen yönetim konseyinde hakim olan gruplarla şimdiki kabinede temsil edilen gruplar yani iki Kürt partisi, komünistler, iki Şii parti ve bir Sünni İslami Parti yer alıyor. Konferansın Irak'ı pençesine alan şiddetten sorumlu olan gruplara ne kadar ulaşabildiği ise biraz daha bulanık." Guardian, ise İngiltere'de Başbakan Tony Blar'in milletvekillerinden gelen yoğun tepki ardından, Irak Başbakanı İyad Allavi'yi gelecek ayki İşçi Partisi kongresinde konuşmacı olarak davet etmekten vazgeçmek zorunda kaldığını duyuruyor. İran'a suçlamalar Daily Telegraph, bir diğer bölge ülkesini, İran'ı mercek altına alıyor. İran Savunma Bakanı Ali Şamhani'nin El Cezire televizyonuna yaptığı açıklamada, İsrail'in nükleer tesislerine önleyici saldırı tehdidini tekrarladığını vurguluyor. Gazetenin diplomasi editörü Anton la Guardia şu satırları kullanıyor: "Ali Şamhani, Irak ve Afganistan'daki askerlerin Tahran açısından tehdit olmadığını, aksine Amerikan askerlerinin İran için yeni 'rehine'ler olduğunu söyledi. 'İran'daki bazı komutanlar Amerika'nın sözünü ettiği önleyici operasyonların kendi tekellerinde olmadığı görüşünde. Bölgede sadece Amerika yok. Biz de Host'tan Kandahar'a Afganistan'dayız, Körfez'deyiz ve Irak'ta da olabiliriz.' dedi Şamhani..." Gazete başyazısında özellikle nükleer programı konusunda dünyayı aldatmaya çalıştığını öne sürdüğü İran'ın cezalandırılmasını istiyor, "ellerinde nükleer silahlarla, saddam Hüseyin Irak'ından daha tehlikeli olabilirler" diyor. Bir diğer İngiliz gazetesi Independent'ta yazan Adrian Hamilton dünyanın dört bir yanında yaşanan sorunlardan ulus devlet kavramını sorumlu tutuyor makalesinde... "İflas etmiş devlet sözü sık sık kullanılır oldu. Kongo, Burundi, Nepal gibi ülkelerde sorun, aslında bunların en başta batı eliyle yaratılmış ulus devletler olması. Dünyada nereye bakarsanız halkları şiddetle merkezden kopmaya çalışan devletler var. Irak'ta bugünkü olaylar bağımsızlık değilse de özerklik isteyen Kürt, Şii, Sünni gibi birimlerin mücadelesi değli mi?Kongo'da Darfur'da ne oluyor? Avrupa Birliği ise bu noktada çözüm öneriyor. Avrupa, ETA'yı devre dışı bırakmadı ya da Kıbrıs'ı çözemedi ama ulus devletin bastırmış olacağı tüm iç etnik arzuların gelişmesine ortam yarattı ve tüm azınlıkları korudu. Baltık ülkelerindeki Ruslar ve üye olurlarsa Türkiye'deki Kürtler de buna örnek oluşturacak." Schröder reform paketinde kararlı Almanya Başbakanı Gerhard Schröder sosyal güvenlik sisteminin bazı imkanlarını kaldıran yeni düzenlemelerinden geri adım atmayacağını, paketin Ocak ayında yürürlüğe gireceğini açıkladı. Financial Times bu haberi: "Schröder işsizlik yardımında kesinti paketini sulandırmayı reddetti" manşetiyle duyuruyor. Almanya'da Frankfurter Allgemeine, Başbakan'ın yaz tatilinden dönüşte düzenlediği bu ilk basın toplantısında ortaya koyduğu performansı "fevkalade" buluyor. Ancak gazeteye göre bu, "hala yüksek riskli bir oyun çünkü reformların getireceği yararların bir sonraki seçime dek kendilerini gösterip gösteremeyeceği belli değil." Fransa'da Le Monde Schröder'i 'kavgaya hazır ve kendinden emin' diye nitelerken Almanya'nın istikrarlı büyüme yolunda olduğu ve ekonominin iyileştiği yolundaki sinyallerin var olduğu görüşüne katılıyor. "Ancak reformun sosyal yönünü halka iletmek daha zor. Schdöder de bir kez daha Alman halkının neyin tehlikede olduğunu anlamadığını tekrarladı." Almanya'da Süddeutsche Zeitung eski komünist partinin devamı olarak görülen Demokratik Sosyalizm Partisi PDS'in yükselişine dikkat çekiyor. "PDS reform siyasetlerine karşı büyüyen protestoyu çıkarına kullanmayı başardı", diyor. İngiliz Independent ise Schröder'e asıl tehdidin bu programa şiddetle karşı çıkan hükümetinin eski maliye bakanı Oskar Lafontaine'den geldiğini savunuyor. Gazeteye göre "partinin kamuoyu desteği düşerken, paket aleyhtarı hareketin başını Sosyal Demokrat Lafontaine'in çekiyor olması, Schröder hükümetinin 2006 seçimine kadar ayakta kalamayabileceği kaygılarını yaratıyor." Google hissedar arıyor Dünyanın en fazla kullanılan arama motoru Google, New York borsasında işleme girmeye hazırlanırken Financial Times, Google'ın hisse fiyatlarını düşürme kararı almasını manşetine taşıyor, kararı yatırımcıların kaygılarına bir yanıt olarak niteliyor. Ağustos ayının borsada işlem gören şirketler için fazla iyi geçmediğini anımsatan gazte şöyle devam ediyor. "Üstelik müstakbel Google hissedarları çalışanlara dağıtılan hisse sayısının kayda geçirilmemesi, ve Sermaye Piyasası Kurulu (spekülasyon) kurallarına aykırı olabilecek biçimde, işleme açış öncesinde Playboy dergisine verilen bir mülakat nedeniyle rahatsızdı." Fransız Liberation ise "Google'lıyorum öyleyse varım" sloganının 21. yüzyıl felsefesinin ilkelerinden biri haline gelebileceğini öne sürüyor. "Ancak Google'laşmış bir evren manipülasyona da açık. Aradığımız hazineler çoğu zaman son haddindeki saçmalıkların içine gömülmüş olabiliyor." Le Figaro'nun manşeti Ines... Ines, yeni bir Fransız model değil, Ulusal Güvenlik Kimlik Planı'nın başharflerinden oluşan bir kısaltma... Gazete plana göre yeni kimliklerin üzerindeki çiplerde sahibinin parmak izi, yüz şekli ve iris yapısı bilgileri bulunacağını anlatıyor, özelikle terör ve organize suçla mücadele amacıyla ABD'nin bu tür sistemlerin kullanımını teşvik ettiği vurgulanıyor. "Paris, vize ve oturma izinlerinde fotoğraf ve parmak izi bulunması için AB kurumlarına karşı mücadelesini kazandı. Ancak diğer belgelere dair tartışma Avrupa çapında hala tüm hızıyla sürüyor." Mesela İngiltere'de kimlik kartı çıkarılması uygulamasına şiddetli muhalefet var. Fransa'da ise yeni kimlikler 2006'da kullanılmaya başlanacak. Yunan atletlerin başlamadan biten Olimpiyat'ı Yunanistan'da bir doping testini kaçıran iki atletin Olimpiyatlardan çekilme kararı alması, İngiliz Guardian gazetesinde, "oyunlardan resmen atılmak yerine kolay yolu seçmek" olarak niteleniyor. Almanya'da Der Tagesspiegel, "Olimpiyatlar da dahil spor, yolsuzluklarla dolu halde. Bu durum iki Yunan atletin vakasıyla bir kez daha insanların zihnine kazındı." diyor. İsviçre'de Le Temps atletlerin kendiliklerinden çekilmesini "Uluslararası Olmpiyat Komitesi Başkanı Jacques Rogge'nın sıfır hoşgörü siyasetinin başarısı" olarak yorumluyor. "Oyunlardan çıkarılmaktan o kadar korkuyorlar ki, daha doping testleri pozitif çıkmadan çekliyorlar" Independent ise bu süreçte Yunan halkı ve basınının tavrını takdirle karşılıyor. "Biricik kahramanlarını savunarak haksız yere eziyet gördüklerini söylemek, Uluslararası Olimpiyat Komitesi ve doping uzmanlarını Yunan aleythralığı ile suçlamak yerine, Yunanlılar kararı metanetle kabul etti. Tüm bu olaylarda bir teselli varsa, budur." İngiltere basınında her gazeteyi açtığınıza karşınıza çıkan iki ortak konu daha var. Bunlardan ilki, şimdiye kadar yapılanların hepsinden daha güçlü olduğu düşünülen yeni bir sıtma ilacının geliştirlmesi. Daily Telegraph, sıtmanın dünyanın tüm savaş ve vebalarından daha fazla kişinin ölümüne yol açtığını vurguluyor, gündemdeki yeni tedavinin ise Çin tıbbına dayandığını hatırlatıyor. "Çin'de salgınlar ardından Mao'nun emriyle başlatılan araştırmalarda, Çinliler Artemisia'dan (bir çeşit tarhunotu) yapılan bir çay reçetesiyle başarıya ulaştılar." "Dünya Sağlık Örgütü Çinlilerden daha fazla bilgi almaya çalıştıysa da elleri boş kaldı. Amerikan ordusu ise yıllarca tüm dünyayı karış karış dolaştıktan sonra bu kıymetli bitkiyi başkent Washington'da akan Potomac Nehri kıyısında buldu. Bitkiyi ilaçlaştırma çalışmaları 1990'ların ortasında hız kazandı." İngiltere gündemine hakim olan bir diğer konu ise üniversiteye girişte ölçüt olarak alınan sınav sonuçlarının açıklanması. Her ders ya da araştırma konusu için ayrı ayrı girilen bu sınavlarda başarı oranının yüksekliği tartışılıyor. Guardian "yüzde 96 başarı, sınavın güvenilirliğini sorgulanır hale getiriyor" diyor. Dersine iyi çalışmamak ise pahalıya mal olabiliyor. Times, Microsoft'a coğrafi konularda yapılan "küresel hatalar" nedeniyle toplanan işletim paketleri ile yüklü meblağlara mal olan bu hataları şöyle sıralıyor. "Bir Hindistan haritasına Keşmir eklenmeyince, Hindistan yazılıma yasak getirdi, 200 bin Windows XP paketi geri toplanmak zorunda kalındı. Çin'de iki çalışan haritada Tayvan'a Çin Cumhuriyeti denmesi üzerine sorgulandı. Türkiye'de Microsoft çalışanları Encarta ansikopledisindeki haritada Kürdistan yer alınca, gözaltına alındı." Şirket şimdi çalışanlarına daha iyi bir eğitim vermeye çalışıyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||