|
9 Ağustos 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz gazetelerinin ortak uluslararası konusu Irak'taki çatışmalar... Times muhabiri, Necef'in Amerikalılar tarafından bombalanmış pazaryerinden izlenimlerini yazıyor...
Gazete, pazaryerinde herşeyin yanıp kül olduğunu aktarıyor. Bombardımanın yarattığı yangın fırtınasının ardında ölümcül bir sessizlikten başka bir şey kalmamış olduğunu yazan muhabir, yöre halkının öfkesinin iyice pekiştiğini belirtiyor. Muhabire göre halk hem hiç bir şeyi gözetmeyen bir süper güç olarak Amerika'ya, hem de kenti Amerika'nın gazabının hedefi haline getirdiği için Şii milislere kızgın. Guardian ise, Necef'te geçtiğimiz hafta üç gün geçiren muhabirinin, direnişçilerin moralinin yüksek olduğu gözlemini aktarıyor. Muhabir, Amerikalılarla savaşan bir Şii gerilla biriminin farklı kentlerden gelen kişilerden oluştuğunu belirtiyor ve bunlardan birinin 'çıplak ellerimle bile savaşmaya devam edeceğim' dediğini aktarıyor. Guardian muhabiri, bir Neceflinin de şu sözlerini de aktarıyor: 'Mehdi Ordusu ve Amerikalılar savaşmak istiyor; biz garibanlar da, iki ateş arasında kalıyoruz'. İran'la nükleer program gerilimi de, İngiliz gazetelerinde yer bulan diğer bir konu... Daily Telegraph, Amerika İran'ın atom bombası programını sabotaj peşinde, diyor. Gazeteye göre, Bush yönetimi İran'ın nükleer silah programını sabote etme veya geciktirmeye yönelik gizli operasyon arayışında. Gazete, Amerikan yönetiminin Avrupa önderliğindeki diplomatik girişimlerden umutlu olmadığını ve İran'ın bomba geliştirmesini mümkün olduğunca geciktirmenin yollarının arandığını yazıyor. Gazeteye göre, bu konunun Beyaz Saray için giderek artan aciliyet arzetmesinin bir nedeni, İsrail'in İran'a karşı askeri müdahelede bulunabileceği açıklamaları... Financial Times ise, Tahran'ın Amerika'nın Birleşmiş Milletler yaptırımı ilan edilmesi çabalarına sert tepki tehdidinde bulunduğunu, bildiriyor. Gazeteye göre, Amerikan yönetiminin konuyu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne taşıma çabası, İran'a yönelik muhtemel yaptırımların ilk adımı. İran'ın bu girişimlere meydan okur bir havada tepki verdiğini belirten gazete, bir İranlı yetkilinin şu sözlerini aktarıyor: 'İran gibi bir ülkenin itilip kakılmaya boyun eğmesini kimse bekleyemez'. Gazeteye göre, adının saklı tutulmasını isteyen bir diğer yetkili ise, çok tehlikeli bir aşamada olunduğunu ve Amerika'nın İran'daki bazı hedeflere saldırmasının bile beklendiğini söylüyor. Diğer bir İngiliz gazetesi Independent, 'zamana karşı yarış' başlığı altında, Darfur'un tarihin en ağır insanlık krizi olduğunu yazıyor. Gazeteye göre, son bir buçuk yıl içinde Sudan'ın batısındaki Darfur'da bir milyon iki yüz bin kişi evlerini terketmeye zorlandı. Bölgedeki çatışmalarla en iyimser tahminler otuz altı bin kişinin öldüğünü belirten gazete, bu rakamın yüz bine kadar bile çıkabileceğini ileri sürüyor. Yine Independent'a göre, bölgede önümüzdeki bir kaç ay içinde üç yüz elli bin kişi hastalık ve kötü beslenmeden ölebilir. Gazete, Birleşmiş Milletler'in konuyla ilgili yetkisinin, iki milyon kişinin hayatının risk altında olduğunu söylediğini bildiriyor. Guardian'ın manşet haberine göre ise, İngiltere Başbakanı Tony Blair'in siyasi desteği azalmaya devam ediyor. Gazete, İşçi Partili başbakanın en eski ve en yakın ideolojik müttefiklerinden bazılarının desteklerini çektiklerini yazıyor. Gazeteye göre bu kişiler, Tony Blair'in partinin seçilme şansına darbe vurduğunu, siyasetçilere güveni zedelediğini ve Muhafazakarlardan farkı olmayan bir serbest piyasa ideolojisi benimsediğini düşünüyor. Alman gazeteleri iktidardaki Sosyal Demokrat Parti içindeki iktidar çekişmesini aktarıyor. Frankfurter Allgemeine, eski maliye bakanı Oskar Lafontaine'in, Başbakan Schroeder liderliğindeki hükümet politikalarını değiştirmezse, partiden ayrılacak kişilerle sol bir parti kurma tehdidinde bulunduğunu bildiriyor. Gazete, açıklamanın Sosyal Demokratların, başbakana bir denge unsuru olarak Lafontaine'e en çok ihtiyaç duydukları bir ana rastladığı ve bunun 1999 yılındaki istifasından bu yana eski maliye bakanının en büyük hatası olduğu yorumunu yapıyor. Gazeteye göre, bu açıklama Lafontaine'e parti içindeki desteğe büyük darbe vurabilir. Die Welt de, Sosyal Demokrat Parti'nin sol kanadının en önemli isimlerinden biri olan eski maliye bakanının asıl derdinin, 'Lafontaine partisi' kurmak olduğunu ileri sürüyor. Gazete, ayrı parti kurma tehdidinin başbakan Schroeder'i de etkilemeyeceğini, çünkü başbakanın sosyal reformlarından vazgeçmektense, koltuğunu kaybetmeyi tercih edeceğini yazıyor. Fransız gazeteleri, yasal Korsikalı ve yabancı ayrılıkçı örgütler arasında hafta sonunda Korsika'da yapılan toplantıyı değerlendiriyor. Le Figaro, Korsikalı ayrılıkçıların giderek daha bölünmüş bir tablo sergilerdiği, görüşünde. Toplantıya katılanlar Fransa devleti ile pazarlık sonucu bir çözüme varılması tercihini dile getirmiş olsa da, artık gündemde pazarlık yok, diyen gazeteye göre, Fransa devleti ile pazarlıktan yana olanlar da yasadışı yeraltı örgütlerinin kıyasıya rekabeti ile karşı karşıya kalıyor. Liberation da, hafta sonundaki toplantının Korsika'da milliyetçi hareketin gerileme aşamasında olmasa da, çıkmazda olduğunu gösterdiği, kanısında. Gazeteye göre hareket 'siyasi' ve 'askeri' kanatlar arasında bölünme noktasında olabilir. Gazete, 'askeri kanadın' bir avuç olsa da, silahlı ve tehlikeli olduğunu ve birlik, Paris'le diyalog ve ateşkes stratejisinden sapar bir havada olduğunu belirtiyor. Fransız gazetelerinden Le Monde da, 2004 Olimpiyat Oyunları'nın evsahibi Yunanistan'la, 1896 yılında ilk modern oyunlara evsahipliği yapan Yunanistan arasında 'pek ortak nokta olmadığı' yorumunu yapıyor. Gazete, günümüz Yunanistan'ının Avrupa Birliği üyesi olduğunun altını çiziyor ve bunun ülke için refah ve milli gurur kaynağı olduğunu yazıyor. Gazete, belki de bu yüzden Atina biraz iddialı bir havaya girdi ve teknik zorlukları küçümsedi, diyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||