BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 26 Temmuz, 2004 - TSİ 05:21
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
26 Temmuz 2004 Basın Özeti
İngiltere'de Guardian'ın manşeti, Saddam Hüseyin'in yaşadığı koşulları anlatıyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Geçiş hükümetinin insan haklarından sorumlu bakanı, hücresinde ziyaret ettiği eski Irak liderinin durumunu Guardian muhabirine anlatmış.

Bakan Bahtiyar Emin, "Sağlığı yerinde, iyi koşullarda tutuluyor" diyor ama moralinin bozuk olduğunu, karamsar hale geldiğini de vurguluyor.

Saddam Hüseyin, 3x4 metrelik, beyaz boyalı bir hücrede tutuluyormuş. Diğer mahkumlarla bir araya gelmesine izin verilmiyormuş, Iraklı bakanın Guardian'a anlattığına göre.

Yüksek tansiyondan ve prostat iltihabından dolayı tedavi görmüş ama kanser olup olmadığını tespit amacıyla biyopsi için numune alınmasına izin vermemiş. Bakan Amir, yakalandıktan sonra zayıflayan Saddam Hüseyin'in yeniden kilo almaya başladığını anlatıyor.

Avluda küçük bir bahçede çalıların bakımını yapan eski Irak lideri, burada anlatıldığına göre, televizyon, radyo gibi lükslere sahip değil. Kızılhaç'ın getirdiği roman ve seyahat yazılarından oluşan 140 kitabın yanı sıra, en fazla Kuran okuduğu vurgulanıyor.

Iraklı bakan, bu hapishanedeki mahkumların, Saddam Hüseyin dahil, geçiş hükümetinin yetki alanında olduğunu, ama burasının hala bir Amerikan hapisanesi olduğunu belirtiyor. Çünkü mahkumların barınması ve korunmasını sağlayacak duruma henüz gelmediklerine işaret ediyor.

Iraklı bakan Saddam Hüseyin'in şiir de yazmaya başladığını belirtiyor. Bu şiirlerden biri de azılı düşmanı George Bush hakkındaymış ama okuyacak vakti yokmuş.

Financial Times, Irak'ta iktidar geçiş hükümetine devredildiğinden beri asayişin düzelmediğini, Amerikan güçlerinin verdiği zayiatın daha da arttığını anlatıyor. Başyazıda, Başbakan Iyad Allavi'nin, yine de, Irak'ı toparlama şansına sahip olduğunu belirtiyor.

Peki bu nasıl olacak? Financial Times, Allavi'nin giderek etkisi artan direniş hareketlerini bölmek için adımlar attığını anlatıyor. Bağdat'ın yoksul varoşlarında güç bulan Şii lider Mukdara es Sadr'ın direnişini kırdığını, gazetesinin yayınına yeniden izin verdiğini anlatan gazete, Sadr'ın da görünüşe göre, siyasete ilgi duymaya başladığını belirtiyor.

Bazı milis gruplarını orduya katma çabalarının sonuç vermeye başladığı da kaydedilmiş. Sünni Arapları yanına çekmek için atacağı en önemli adım ise, Financial Times'a göre, Başbakan Allavi'nin bir af ilan etmesi olacak.

Amerika'nın da işgaldeki, orduyu dağıtma gibi hatalarını artık kabul etmesi gerektiğini belirten gazete, Iraklıları birleştirecek bir affın terör timlerini tecrit edeceği görüşünde.

İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri'ni yönetenlerin seçim telaşına girdiğini hatırlatan Financial Times, Irak'ta böyle önlemler alırlarsa Irak'ın da gelecek yıl için planlanan kendi genel seçimlerini yapabileceğini vurguluyor.

Amerika'da Demokrat Parti'nin geleneksel kongresi Boston'da bu hafta yapılacak ve İngiliz gazeteleri geniş biçimde partinin başkan adayı John Kerry'yle ilgili değerlendirmeler yayınlıyor.

Partisinin adayı olma yarışını ezici çoğunlukla kazanan Kerry, Guardian'daki başyazıya göre, John Edwards'ı başkan yardımcısı adayı olarak belirlediğinden beri birçok ankette az farkla da olsa Bush'a karşı üstün görünüyor.

"Medyayı veya Michael Moore gibi militanları heyecanlandırmamış olsa da, dengeyi bozacak eyaletlerde zeminini sağlamlaştırıyor" diyen Guardian, John Kerry'nin kampanyanın uzun soluklu olduğunu dikkate alarak yavaş ve emin adımlar attığını vurguluyor.

Ama yaz biterken, kampanyanın zorlu kısımlarının başlayacağını, mücadelenin çok daha kirli hal alacağını vurguluyor. Gazete başyazısında, Kerry'nin başkanlığa ulaşmak için hala kazanması gereken kitleler olduğuna dikkat çekiyor. Anketler şöyle değerlendiriliyor: "Yüzde 47 ona oy vermeye kararlı, yüzde 53 ise değişim istiyor. Kerry şimdi ikna görevini başarırsa bu farkı da kapatacak."

Gazeteye göre, parti kongresinde Perşembe günü yapacağı konuşmada, Kerry'nin, programını, kişiliğini sunma, daha da önemlisi Amerika'yı daha iyi idare etme yolunu gösterme şansını iyi kullanıp kullanmayacağı ortaya çıkacak. Şöyle diyor Guardian:
"Sonuçta Amerikalı seçmenler, Bush'u istememe noktasından, Kerry'yi tercih etme aşamasına gelmeli. Boston'da cevabı aranan soru da, niye Kerry? Bunun cevabını vermek için işte Senatöre verilen şans... Sadece Amerikalılar değil, bütün dünya, onun bu fırsatı kullanmasını umuyor."

İspanya'da El Pais gazetesi, haftasonunda törenle açılan Mostar köprüsünün, şehirdeki Müslüman ve Hırvatlar arasında bir bağ kuracağını ama toplumları birleştirmeyeceğini anlatmış.

Bazı yaralar sarılmış olsa da, iki toplum arasındaki uçurumun, din ve kültürün yanı sıra, elektrik gibi günlük ihtiyaçların karşılanmasında da görüldüğünü belirten gazete, iki toplumun birlikte yaşama sürecinin ne kadar hassas olduğunu gösteren unsurun, NATO askerlerinin varlığı olduğunu kaydetmiş.

"Mostar köprüsünü yeniden yapmak, uzlaşma yolunun eski Yugoslavya'da daha yeni başladığını hatırlatıyor" zdiyor El Pais.

Fransa'da Le Monde, Fransa ekonomisinde başgösteren canlılığı yorumluyor.

Son günlerde yayınlanan verilere bakınca, ekonominin toparlandığının daha iyi ortaya çıktığını vurguluyor. "Güçlü büyüme oranı, tüketim harcamalarında çarpıcı artış, şirketlerin karlarındaki yükseliş, ivmenin arttığını gösteriyor" diyen Le Monde, yine de hükümetin rehavete kapılmaması uyarısında bulunuyor.

Büyümenin dengeli olması için tüketimin yanı sıra, şirketlerin yatırımlarında da yükseliş gerektiğini, ama yüzde 10'luk işsizlik oranının yıl sonuna kadar değişmeyebileceğini bildiriyor.

Fransa'da bir grup çevreci dün genetik özelliği değiştirilmiş tohumların ekildiği tarlalarda ürünleri tahrip etmişti. Le Figaro, Fransa Gıda ve Sağlık Kurulu'nun bu tür ürünlerle ilgili yeni bir raporunun bu eylemle aynı sıralarda yayınlandığını belirtiyor.

Raporda, genetik özelliği değiştirilmiş bitkilerin, haşere ilaçları kullanılmadığı için, sağlığa yararlarından söz ediliyormuş. Le Figaro, "Tesadüf mü?" diye soruyor. Raporun, bu tür ürünlerin sağlığa zararlı olacağı yönündeki, Avrupa Birliği'ndeki yaygın kanaate aykırı bir hüküm verdiğine dikkat çekiyor.

Hatta Raporda, genetik özelliği değiştirilmiş ürünlerin sağlığa zararına dair bir veri olmadığı da vurgulanıyormuş.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik