BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 04 Temmuz, 2004 - TSİ 19:31
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
4 Temmuz 2004 Basın Özeti
İngiliz Pazar gazetelerinde, Irak'ta hafta içinde gerçekleşen iki önemli gelişme öne çıkıyor. Yönetimin Iraklılara devri ve Saddam Hüseyin'in yargılanması.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

"Yeni özgür Irak dedikleri bu mu?" Orta Doğu konusunda uzman gazeteci Robert Fisk, İndependent on Sunday'deki yazısında bu başlığı kullanmış ve şöyle devam etmiş.

"Saddam Hüseyin'in yargı önüne çıkarılması, işgal güçlerinin elinde kalan son karttı. Artık Kasım ayındaki Amerikan başkanlık seçimleri öncesinde göz boyama vesilesi olabilecek hiçbir şey olmayacak."

"Ancak bu mahkeme melodramı bile, aslında Amerikalıların Irak'a egemenliğin ne kadar küçük bir parçasını verdiklerinin işaretiydi. Bir kere Saddam'ı Irak'ta değil, Katar'da tutmaya devam ediyorlar."

"Mahkeme salonundaki sıraları dolduranlar, siviller değil, sivil giysili Amerikan askerleriydi. Saddam Hüseyin'in verdiği ifadenin kaydı Amerikalı yetkililer tarafından sansürlendi."

"Üzerlerine Amerikan ordusu tarafından 'kontrol edilmiştir' damgası vuruldu ve kayıtlara el kondu. Amaç belli. Saddam Hüseyin, metnin dışına çıkıp da, geçmişte Amerika ile olan bağlantılarından bahsetmeye başlamasın diye."

"Amerikan işgalinin devam ettiğinin tek kanıtı bu değil. 146 bin asker hala orada. Yeni ve egemen hükümet gitmelerini isteyemiyor."

"Amerikan şirketleriyle Irak arasında imzalanan çok sayıda yeniden imar sözleşmesi de Irak kaynaklarının bu şirketlere akışını garantiliyor. Üstelik Bremer'in çıkarmayı başardığı bir çok yasa, bunların yeni hükümet tarafından değiştirilmesini de engelliyor."

"Amerikan şirketlerince işe alınan paralı askerlerin gücü de giderek artıyor. Kimse önlerine gelen Iraklı'yı dipçikleyip tekmelemelerine karşı çıkamıyor."

İngiliz Pazar gazetelerinde geniş yer bulan, Irak bağlantılı bir başka konu da, İngiliz hükümetinin, savaşa gerekçe olarak gösterdiği Irak'ın kitle imha silahları dosyası ile ilgili yeni bir tartışma.

Hükümetin dosyayı ele alış biçimiyle ilgili Butler raporu adlı resmi araştırmanın taslak sonuçlarına yer veren Sunday Times, iki istihbarat örgütünün ve hükümetin en üst düzeydeki hukuk otoritesinin eleştirildiğini şöyle anlatıyor.

"Taslak raporda, Birleşik İstihbarat Komitesi Başkanı, Dış İstihbarat Örgütü Başkanı ve Hukuk İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı'nın isimlerinin, sansür amacıyla rapordan çıkarıldığı anlaşılıyor."

"Ancak Butler raporunda, hükümetin kitle imha silahları dosyasında yer alan istihbaratın yanlış olduğu ve bu verileri kontrol etmesi gereken mekanizmaların da çalışmadığı belirtiliyor."

"Dış istihbarat örgütü MI6 bir süre önce, çalıştıkları ajanların, Irak'ın kitle imha silahları hakkında yanıltıcı istihbarat geçtiklerini söylemişti."

"Başbakan Blair ise, tüm bu istihbaratın kaynak oluşturduğu ve savaşa gerekçe hazırlayan Irak dosyasının girişinde; 'Saddam Hüseyin'in kitle imha silahları geliştirmeye devam ettiği konusunda elde edilen istibarat şüphe götürmüyor. Ben ve bazı bakanlarım, istihbaratın kaynağı konusunda bilgilendirildik ve sağlamlığına ikna olduk' diyordu."

"Şimdi Butler raporunun kamuoyuna açıklanmasıyla hükümetin savının yanlış olduğu ortaya çıkacak."

Observer gazetesinde ünlü düşünür Francis Fukuyama imzalı bir makale dikkati çekiyor.

Dikkat çekici, çünkü Fukuyama, 90'lı yıllara damgasını vurmuş yeni dünya düzeni kavramına temel oluşturan Tarihin Sonu adlı kitabında dile getirdiği "güçlü devleterin yerini pazar güçlerinin alacağı" tezini bu makalede terk ediyor. "Devleti geri getirin" başlıklı makale şöyle devam ediyor.

"11 Eylül saldırıları, dış politika ve güvenlik kavramlarını tekrar masaya getirdi ve bunlar temel olarak ulus devlete ilişkin kavramlardır. 20, yüzyılda karşılaşılan bir çok sorunun kaynağında, Almanya, Japonya ve eski Sovyetler Birliği gibi aşırı güçlü ulus devletler vardı."

"Şimdi ise, yoksulluktan, mültecilere, insan haklarından AIDS'e, HIV'den terörizme kadar bir çok sorunun kaynağında, gelişmekte olan ülkelerdeki zayıf devlet yapıları yatıyor."

"11 Eylül olayları, özellikle Afganistan gibi fakir ve sorunlu bölgelerde, devletin güçsüz olmasının, gelişmiş ülkeler açısından ciddi güvenlik sorunları yaratabileceğini gösterdi."

"Başkan Bush, 2000 yılındaki seçim kampanyasında, askerlerimizin görevinin ulus yaratmak olduğunu düşünmüyorum demişti. Ancak göreve gelir gelmez Afganistan ve Irak'ta ulus devlet yaratma girişimlerinin içinde buldu kendini."

"İnternet teknolojisinin de yardımıyla, dünyada, girişimcilerin önündeki devlet engeli büyük ölçüde kalktı. Ancak şimdi görülüyor ki, küreselleşmenin bu nimetlerinden teröristler de faydalanabiliyor."

"Oluşan bu boşluğu, bir çok gücü ellerinde meşru bir biçimde toplayabilen ulus devletler tekrar doldurmalı."

İngiliz Pazar gazetelerinin tümümünün ilk sayfasında aynı fotoğraf yer alıyor. Wimbledon'un 17 yaşındaki yeni şampiyonu, Rus tenisçi Maria Sharapova.

Dün, son iki yılın bayanlar şampiyonu Serena Williams'ı iki sette yenmeyi başaran Sharapova'nın başarı öyküsü ve önündeki fırsatlara yer veren Sunday Telegraph şöyle diyor.

"Wimbledon'ı kazanan ilk Rus ve en genç üçüncü bayan tenisçi ünvanını alan Sharapova'yı büyük bir şöhret ve servet bekliyor. Çünkü ender bulunan özellikleri biraraya topluyor Maria; gençlik, güzellik, karzima ve spor dehası."

"Sadece önümüzdeki yıl kazanması beklenen para 10 milyon sterlin civarında. Kadın spor dünyası uzun yılardır aradığı ikonu sonunda buldu. Tenisi, geçirdiği sakatlığın ardından kısa süre önce bırakan Anna Kornikova'ya benzetiliyor ama onda daha fazlası var."

"Spor giyimden, güzellik ürünleri firmalarına bir çok talep alacaktır ve ilginç olan bu noktaya sıfırdan ve birden bire gelmiş olması. Çernobil yakınlarındaki bir kasabada, faciadan bir yıl sonra dünyaya geldi."

"Tek çocuklarının sağlığından endişelenen ailesi Soçi limanına taşındı. 4 yaşında tenise başladı. Ertesi yıl da Martina Navratilova tarafından keşfedildi."

"Ünlü tenisçi, Maria'nın Florida'daki Nick Bollettieri tenis akademisine gitmesini önerdi. 2 yıl sonra babası ile birlikte Amerika'ya geldiklerinde ceplerinde sadece 700 dolar vardı."

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik