|
23 Haziran 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz gazetelerinin ortak manşet konusu, İran tarafından Şatt-ül Arap'ta gözaltına alınan İngiliz deniz komandoları. Gazetelerin birinci sayfaları, İran televizyonunda gözleri bağlı şekilde görüntülenen İngilizlerin fotoğraflarıyla dolu...
Times, İran televizyonunda görüntülenen askerlerin 'itirafta' bulunduklarını ve İran sularına girdikleri için özür dilediklerini bildiriyor. Gazeteye göre görüntüleri, askerlerin kısa zaman içinde serbest bırakılacağı umutlarını artırdı. Gazete, İngiliz askerlerine ait olduğu söylenen silahlar, iletişim sistemleri, özel gece-görüş gözlükleri ve haritalar gibi bir dizi gerecin de televizyonda sergilendiğini belirtiyor. Times askerlerin gözleri bağlı şekilde görüntülenmenin Londra'yı rahatsız ettiğini de kaydediyor ve bunun İngilizlerin güney Irak'ta tutukladıkları kişilerin gözlerini bağlamaları veya başlarına torba geçirmelerine karşı bir tavır olabileceği yorumunu yapıyor. İngiliz gazetelerinden Guardian ise İran televizyonundaki görüntülerin, İngiltere hükümetinin sorunu çözmeye yönelik diplomatik girişimleri açısından gerilimi artırdığını yazıyor. Gazete, İngiliz Dışişleri Bakanlığı'nın dün gece yaptığı açıklamada, gözleri bağlı şekilde itiraf ettirilip, özür diletilen askerlerin görüntülerinin 'oldukça kaygı verici' olduğunun dile getirildiğini belirtiyor. Gazete, İran televizyonunda bir İranlı subayın, ele geçirilen gereçlerin, gözaltındaki İngilizlerin 'sıradan askerler olmadığını gösterdiği' sözlerinin de aktarıldığını kaydediyor. İsviçre gazetesi Le Temps Tahran'ın İngiliz askerlerle, 'kedi-fare oyunu oynadığı' yorumunu yapıyor. Tüm göstergeler İngilizlerin yakında serbest bırakılıp, konunun unutulacağına işaret ediyor, diyen gazeteye göre, 'İranlılar, rejimin katı kanadı tarafından düşmanca görülen bir tavırdan duydukları yoğun rahatsızlığı gösterecek şekilde, Londra'ya ciddi bir uyarıda bulunmak için ellerine geçen fırsatı kullandı'. Gazete 'İngiltere'nin İran'da insan hakları ihlallerine yönelik eleştirileri mollaların rejimini çok kızdırdı' diyor. Birinci sayfasını büyük ölçüde bu konuya ayırmış olan Daily Telegraph, iç sayfasındaki bir haberde ise, İngiltere'nin Suudi Arabistan'a ünlü SAS komandolarını gönderdiğini bildiriyor. Gazete, 25 kişilik komando ekibinin hem İngiliz büyükelçiliğinin güvenliğini sağlamak, hem de yabancıların kitle halinde ülkeden boşaltılmasına yönelik planları yapmakla görevlendirildiğini yazıyor. İngiliz gazetesi, Suudi Arabistan'a gönderilen ekibe, komşu Katar'daki özel tim tarafından da destek verileceğini belirtiyor. Diğer bir İngiliz gazetesi Independent ise manşetinde 'Irak yüzünden Amerikalı seçmen Bush'a sırt çeviriyor' diyor. Gazete, son kamuoyu yoklamalarının, Irak'taki çalkantılar yüzünden George Bush'un başkanlık yarışında rakibi John Kerry'nin gerisine düştüğünü gösterdiğini bildiriyor. Habere göre, halkın sadece yüzde 39'u Bush'u 'güvenilir ve sözünün eri' buluyor; yine halkın sadece yüzde 36'sı Bush'un 'sıradan insanların halinden anladığını' düşünüyor; 'Irak'ta savaşmaya değmezdi' diyenlerin oranı ise yüzde 52... İnguş Cumhuriyeti'nde resmi binalar ve güvenlik güçlerine dün yapılan kapsamlı saldırılar da, Avrupa gazetelerinin ortak konularından biri... Alman gazetesi Frankfurter Allgemeine, saldırıları komşu Çeçenistan sorunun tırmanışa geçmesi olarak değerlendiriyor. 'Cumhurbaşkanlığı seçimi ardından Çeçenistan'a sükunetin dönmeyeceği belliydi' diyen gazeteye göre, saldırıların kapsamı ve koordinasyonu bunun sadece Çeçen isyancıların işi olmayıp, kuzey Kafkasyalı gruplardan da destek alındığını gösteriyor. Gazete, Moskova'nın İslamcı şiddete yanıtı, 'acımasız baskı ve satın alınmış Çeçenler yoluyla, dolaylı yönetim oldu' diyor. Alman gazetesine göre 'bu yaklaşım başarısız oldu'. Diğer bir Alman gazetesi Der Tagesspiegel de saldırının 'askeri hassaslıkta planlanmış olduğunu' yazıyor ve saldırganların ulusal terör şebekelerinin parçası olduğunu belirtiyor. 'Usema bin Ladin'in ideolojisi kanser gibi yayıldı' diyen gazete, bu kişilerin ne el Kaide ağının parçası, ne de bin Ladin'in komutasında olduğunu yazıyor. Gazeteye göre, 'muhtemelen tüm bir kuşak boyu sürecek olan', uluslararası terörle etkin mücadele, siyasi ve askeri yaklaşımların zekice karışımını gerektiriyor. Avusturya gazetesi Die Presse ise, Rusya'nın Çeçenistan politikasını değiştirmesini istiyor. Gazeteye göre Kremlin Çeçenistan sorununa çözüm bulmak için daha yaratıcı planlar geliştirmeli ve bu cumhuriyetin bağımsızlığı konusunu da göz önüne almalı. Gazete, Rusya'nın yöntemlerinin Çeçenleri İslamcıların koynuna ittiğini yazıyor ve 'bin Ladin Kafkaslarda yeni bir cephe açmak için dört gözle bekliyor' diyor. İspanyol gazetesi El Pais de, Kremlin'in Kafkaslardaki 'radikal ve aşırı akımlar' sorununu çözmedeki etkinliğini ve rus ordusunun 'morali çökmüş askerlerinin, motivasyonu yüksek bir grup isyancı' karşısında başarı şansını sorguluyor. Gazete, Rusya Cumhurbaşkanı Putin'in dün 'Çeçen isyancıları imha etme' emri verirken sergilediği öfkenin, hem Moskova'nın küçük düşürülmesinin, hem de barut fıçısının kuzey Kafkasya'ya da taşınması korkusunun göstergesi olduğunu yazıyor. Geçtiğimiz hafta yapılan Avrupa Birliği zirvesine ilişkin yorumlar da Avrupa gazetelerinde yer almaya devam ediyor... Paris'te İngilizce olarak yayınlanan International Herald Tribune, Washington Brüksel'deki 'sürtüşmeli' zirveden keyif duymuş olsa gerek, diyor. Gazete, zirvenin senaryosunu Bush yönetimi yazmış olsaydı, daha iyisini yazamazdı, yorumunu yapıyor. Gazeteye göre, sonunda Avrupa anayasası onaylanmış olsa bile, zirve, 'Avrupa'da bütünleşmenin artmasını isteyen ve Amerika'nın dış politikasına karşı olanlarla, daha az bütünleşme ve Amerika ile daha güçlü ittifak isteyenler arasındaki derin bölünmeyi açığa çıkardı'. Gazete, Fransa Cumhurbaşkanı Chirac ile İngiltere Başbakanı Blair arasındaki 'kişisel antipatinin' de, farklı dünya görüşlerini iyice pekiştirdiği yorumunu yapıyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||