|
20 Haziran 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz pazar gazetelerinde, Avrupa Birliği'nin yeni anayasasıyla ilgili olarak İngiltere'de yaşanan tartışmalar ve Irak'ın geleceğine ilişkin yorumlar öne çıkıyor.
Irak'ın yeni Başbakanı İyad Allavi, Sunday Telegraph gazetesine verdiği özel mülakatta, altı aydır Amerikalıların elinde bulunan devrik lider Saddam Hüseyin'in idam cezasına çarptırılması gerektiğini söyledi. İlk kez bir İngiliz gazetesine demeç veren Allavi, bununla birlikte, bu konudaki kararın Irak mahkemelerine ait olduğunu belirtti ve "Biz verecekleri kararı onaylayacağız" dedi. Irak Başbakanı Sunday Telegraph'a demecinde Saddam Hüseyin'in yakında Amerikalılar tarafından kendilerine teslim edileceği yolundaki inancını da koruduğunu belirtti. Allavi, iade edilmesi halinde Saddam Hüseyin'in, mahkemeye çıkarılıncaya kadar Bağdat'ta devrik liderin inşa ettirdiği bir hapishanede tutulacağını kaydetti. İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw, Irak Hükümeti'den idam cezasını askıya almasını istemişti. İyad Allavi demecinde Saddam Hüseyin'in 26 yıl önce kendisini vurması için İngiltere'ye bir kiralık katil gönderdiğini, kimliğini bildiğini bu kişinin, hala yakalanamadığını da açıkladı. Allavi, söz konusu kiralık katilin Irak'ı terk ettiğini ve en son Türkiye'de olduğu yolunda duyumlar aldıklarını söyledi. Aynı gazetenin köşe yazarlarından John Simpson, "Saddam'ın alelacele yargılanması kimsenin çıkarına değil" başlıklı makalesinde devrik liderin, ülkede henüz yeni seçimler yapılmadığı için teknik anlamda hala Irak'ın devlet başkanı olduğunu yazıyor. Simpson, Saddam Hüseyin'in mahkemeye çıkarılacak ilk sanık olmaması gerekiğini belirterek şöyle devam ediyor: "Örneğin 1988'de Halepçe'de 5 bin kişinin öldüğü katliamla ilgili olarak önce kimyasal bombaları atan pilot yargılanabilir. Pilot emri Saddam'ın kurmayı Ali Hasan el Mecit'ten aldığını söyleyecektir. Daha sonra Hasan el Mecid yargılanabilir ve o da Saddam Hüseyin'i işaret eder. Böylece Saddam'ın avukatlarının elindeki kozlar alınır." Observer gazetesi, Avrupa Birliği'nin ilk anayasasına son şekli verilen Brüksel zirvesinden sonra İngiltere Başbakanı Tony Blair'in ülkesinde çok zorlu bir sınavla karşı karşıya olduğunu yazıyor. Gazete, İngiliz halkının anayasaya bakışını ortaya koyan yeni bir anketin sonuçlarını yayınlıyor. Buna göre, ankete katılanların üçte ikisi Avrupa anayasası nedeniyle Blair'i sandıkta cezalandırılacağını söylüyor. Tony Blair'in lideri olduğu İşçi Partisi'ni destekleyenlerin yarıdan fazlası da anayasaya karşı çıkıyor. Observer, Avrupa Birliği'ne şüpheyle bakanların sadece anamuhalefetteki Muhafazakar Parti'den ibaret olmadığını anımsatıyor ve İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden çıkmasını savunan İngiltere Bağımsızlık Partisi'nin 10 Haziran'da yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde üçüncü parti olduğuna dikkat çekiyor. Observer'a göre, Blair, Avrupa Anayasası ile ilgili referandumun 2006 yılında yani genel seçimlerden sonra yapılmasını istiyor. Ancak Avrupa Birliği'ne karşı oluşan muhalefet rüzgarından yararlanmak isteyen Muhafazakar Parti Lideri Michael Howard'ın yarın referandumun bir an önce yapılması için bir kampanya başlatacağını kaydediyor. Sunday Times gazetesi de Avrupa Anayasası ile ilgili olarak bir anket yayımlıyor. Gazeteye göre ankete katılanların yüzde 49'u egemenlik haklarının Avrupa Birliği'ne kaptırılacağı endişesiyle referandumda anayasayı reddeceğini belirtiyor. Anayasa'ya destek verenlerin oranı ise yüzde 23'te kalıyor. Sunday Times, halkın yarısının henüz Avrupa anayasası konusunda net bir görüşe sahip olmadığını önümüzdeki süreçte tüm tarafların kararsızları hedefleyeceğine dikkat çekiyor. Independent on Sunday, Rus petrol devi Yukos'un eski Yönetim Kurulu Başkanı Mihail Hodorkovski ile ilgili davaya çarşamba günü devam edileceğini yazıyor. Gazeteye göre avukatlar, bu duruşmayı asıl amacı muhaliflere sağladığı destek nedeniyle Hodorkovski'yi cezalandırmak olan Putin'in bir şovu olarak nitelerken, Kremlin davayı Rus iş dünyasının ilk temizlik harekatı olarak yorumluyor. Kremlin, bu duruşmayı diğer oligarkların davalarının izleyebileceğini açıklamıştı. Independent On Sunday'e konuşan bir uzmana göre ülkenin tüm oligarkları Yeltsin döneminde ortaya çıktı. Çünkü bu kişiler kiminle konuşacaklarını ve kime rüşvet vereceklerini biliyordu. 1990'ların ortalarında zengin olmanın yolu suç işlemekten geçiyordu. Uzman "Hodorkovski suçluysa diğer zenginler de suçludur sonucu çıkacak. Çünkü o daha zengin ve herkesten daha çok mal çaldı" diyor. Kariyerine bir okul kantini işletmeciliğiyle başlayan ve bugün 15 milyar doları olduğu söylenen Hodorkovski, kurduğu paravan şirketler ve off-shore işletmeler aracılığıyla bir milyar dolar vergi kaçırmakla suçlanıyor. Independent on Sunday'a göre birçok Rus, Hodorkovski'nin özelleştirme furyası sırasında Yukos'u satın almasını "güpegündüz yapılan bir soygun" olarak görüyor. Hodorkovski ve ortaklarının 1995'te çoğunluk hisselerini 350 milyon dolara aldıkları şirketin iki yıl sonra değeri 9 milyar dolara çıkmış. Sunday Times, özel şirketlerin finansmanıyla geliştirilen ve atmosferin üst katmanlarına çıkabilen bir uzay aracının yarın sabah California'dan bir havaalanından havalanacağını belirtiyor. "Space Ship One" yani "Uzay Gemisi Bir" adlı aracın uçuş denemesinin başarılı olması, uzay turizmi çağını başlatacak. Böylece uzay meraklıları milyonlarlarca dolarla ifade edilen paralar yerine daha mütevazı ücretler karşılığında uzay yolculuğu yapabilecek. Bir Boeing 747 yolcu uçağından daha az bir paraya 115 milyon dolara mal edilen Los Angeles'a yaklaşık 100 mil uzaklıktaki Mojave Havaalanı'ndan günün ilk ışıklarıyla kalkacak. "Uzay Gemisi Bir" yolculuğunun ilk bölümünü Beyaz Şovalye adlı ana geminin gövdesinde yapacak. 50 bin feet'e ulaşıldığında Uzay Gemisi Bir'den Beyaz Şovalye'nin gövdesinden ayrılacak. Bu sırada Uzay Gemisi Bir'in hızı saatte 2400 mil olacak. Uzay aracı tırmanışını sürdürürken pilot ve gelecekteki yolcular yerçekimsizliği hissedecek. 340 bin feet'e kadar tırmanış sürecek. Bu ticari uçakların çıkabildiği yüksekliğin 10 katı anlamına geliyor. Bu noktadan sonra dönüşe geçilecek. Yolcuğa sadece bir pilot katılacak ancak araçta ilereredeki uçuş denemeleri için iki boş koltuk da olacak. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||