BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 27 Mayıs, 2004 - TSİ 05:34
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
27 Mayıs 2004 Basın Özeti
İngiliz gazetelerinde aylardır manşetten düşmeyen Irak'la ilgili gelişmelerin bugün yerini kısmen iç haberlere bıraktığı gözlenirken Meclis sağlık komisyonun obezite raporu öne çıkıyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Guardian'a göre raporda, obezitenin İngiltere için büyük bir tehdit haline geldiğine dikkat çekiliyor.

Üç yaşındaki çocukların bile aşırı şişmanlık yüzünden kalp krizi geçirmeye başladığı belirtilen raporda, İngiltere'de obezitenin son 25 yıl içinde yüzde 400 arttığı, İngiliz halkının dörtte üçünün obez ya da aşırı kilolu olduğu vurgulanıyor. Guardian'ın haberinde obezitenin İngiliz ekonomisine maliyetinin yılda 7.4 milyar sterline ulaşacağı kaydediliyor.

Daily Telegraph da haberinde obeziteyle mücadele yetersiz kalmakla suçlanan hükümetin dün gıda üreticilerine fiyat ve pazarlama yöntemlerini değiştirmesi için üç yıl süre tanıdığını aktarıyor.

Gazeteye göre, milletvekilleri yüksek oranda yağ içeren ürünlerin reklamının yasaklanması çağrısında bulundu.

Times gazetesi manşetine, 1998'de Kuzey İrlanda'nın Omagh kasabasında 29 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırının sorumlusu olan RIRA, yani Gerçek İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu'nun dört üyesinin beraat etmesini almış.

Gazete, "RIRA yasallaştı" başlıklı haberinde, "Mahkeme, hükümetin 2000 yılında bu örgütü terör örgütleri listesine almamasını gerekçe göstererek RIRA'nin yasa dışı olmadığına karar verdi" diyor. Daily Telegraph da mahkemenin kararının hükümeti şaşkınlığa uğrattığını, kararı temyiz edileceğini belirtiyor.

Independent'ın manşetinde ise Londra'nın doğusunda ünlü koleksiyoncu Charles Saatchi, Royal Academy ve Buckhingham Sarayı'na ait çağdaş sanat eserlerinin tutulduğu depoda önceki gün çıkan yangın var.

100'den fazla sanat eserinin kül olduğu yangında iki çalışması bulunan İngliliz sanatçı Tracey Emin'in sözleri başlığa çıkarılmış. Emin şöyle diyor:

Eserlerim için üzgünüm. Ancak Irak'ta öldürülen çocuklar için daha da üzgünüm. Irak'ta düğünleri bombalanan, Dominik Cumhuriyeti'nde sel felakatinde yerin 100 metre altından cesetleri çıkarılan insanlar için de üzgünüm"

Times, 30 Haziran'da egemenliğin Iraklılara devredilmesinden sonra kurulacak hükümette başbakanlık için adı geçen Hüseyin el Şehristani'nin portresine yer vermiş.

Times, Şehristani'nin, Irak devrik lideri Saddam Hüseyin'in, nükleer bomba yapma teklifini reddettiği için Ebu Gureyb hapishanesine gönderildiğini yazıyor.

Gazeteye göre, nükleer kimya uzmanı Şehristani, işkence gördüğü bu hapishanede 11 yıl kaldıktan sonra birinci Körfez Savaşı'ndaki karışıklıktan yararlanarak firar etmiş ve İran'a kaçmış. 62 yaşındaki Şehristani daha sonra Londra'ya yerleşerek Surrey Üniversitesi'nde hocalığa başlamış.

Times'taki habere göre, Iraklı Şii lider Ayetullah Ali Sistani'ye bağlılığıyla tanınan Şii akademisyen, Amerikan işgaline karşı olan söylemine rağmen ılımlı görüşleriyle biliniyor. Şehristani'nin başbakanlık için öne çıkmasında Şii olması da önemli rol oynuyor.

Guardian da Amerika'nın Irak nüfusunun yüzde 60'ını Şii'lerin oluşturmasını gözönüne alarak, yeni Irak yönetiminde başbakanın Şii olmasını, sembolik ağırlığa sahip olacak cumhurbaşkanlığı makamına ise bir Sünni ismin getirilmesini istediğini anımsatıyor.

Guardian, Şehristani'nin başbakanlığa sıcak baktığını da belirtiyor.

Independent'a göre ise, hükümet üyelerini belirlemekle görevlendirilen Birleşmiş Milletler temsilcisi Lahdar Brahimi'nin yardımcıları ve Amerikalı yetkililer ise, henüz yeni Irak başbakanının kim olacağının kesinleşmediğini söylüyorlar.

Guardian gazetesi, İngiltere Başbakanı Tony Blair'in, Irak'taki koalisyon güçlerinin yetkileri konusunda Amerika'yla görüş ayrılığında olduğu yolundaki yorumları dün bir açıklama yaparak reddettiğini aktarıyor.

Tony Blair'in "Çok uluslu güç Amerika'nın komutasında olacak. Bu konuda Amerika ile aramızda görüş ayrılığı yok" şeklindeki sözlerini aktaran Guardian, bu açıklamanın, başbakanın Amerikan Başkanı George Bush'la arasına mesafe koymasını isteyen İşçi Partili milletvekillerini düş kırıklığına uğrattığını ifade ediyor.

Times gazetesi, önümüzdeki ay Amerika'nın Georgia eyeletinde yapılacak G-8 zirvesine İslam ülkelerinin de davet edilmesini "Batı'nın Irak işgalinden sonra müslümanlarla ilişkilerini düzeltme çabası" olarak yorumluyor.

Times davetliler listesine Türkiye'nin de alındığını, Mısır, Kuveyt, Tunus, Katar ve Suudi Arabistan'ın daveti geri çevirdiğini bildiriyor.

Financial Times
gazetesinin manşetinde, NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer'le yapılmış bir mülakat yer alıyor. Genel Sekreter mülakatta NATO'da ciddi bir reform yapılamaması halinde 26 üyeli ittifakın varlık nedeninin ortadan kalkacağı uyarısında bulunuyor.

NATO Genel Sekreteri demecinde önümüzdeki ay İstanbul'da yapılacak NATO Zirvesi'nde ittifakın yeniden yapılanmasına ilişkin bir plan sunacağını söylüyor. Buna göre Genel Sekreter, mali yükün paylaşımının yeniden düzenlenmesini ve NATO'nun daha küçük ve esnek bir yapıya kavuşturulmasını önerecek.

Financial Times'ta Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği perspektifinin Almanya ve Fransa'da Avrupa Parlamentosu seçimleri kampanyasındaki rolü irdeleniyor.

Financial Times'a göre, dört ay öncesine kadar Avrupa seçimleri kampanyasında Almanya'da, Türkiye'nin üyeliğinin ana tema olması beklenirken, komşusu Fransa bu konuyu gündeminden uzaklaştırmaya çalışıyordu.

Ama şimdi tam tersi oldu. Türkiye'nin üyeliği Fransa'da kampanyanın en önemli maddesi haline gelirken Almanya'daki büyük partiler mümkün olduğu kadar bu konuya girmemeye çalışıyorlar.

Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Türkiye'nin üyeliğinin gündemi işgal etmemesi için Türkiye'nin üyeliği hakkında görüş belirtmek için erken olduğunu söyledi ve kriterleri yerine getirmesi halinde Türkiye'nin üyeliğini destekleyeceklerini belirtmekle yetindi.

Ancak bu açıklama, kendi partisinin zıt bir tutum takınmasını engelleyemedi. Chirac'ın partisi bu konuyu Avrupa'nın gelecekteki kimliğini etkileyecek en önemli konu olarak gördüğünü ilan etti ve Türkiye'nin üyeliği karşısında tavır aldı. Parti, Türkiye'nin coğrafya ve dini açıdan Avrupalı olmadığını düşünüyor.

Financial Times'a göre, Fransa'daki aşırı sağcılar ve merkez sağdaki UDF, Türkiye'nin üyeliğine kesinlikle karşı olduklarını açıklarken, sosyalistler ve müttefikleri insan hakları sicili ve sosyal politikalarını iyileştirmesi koşuluyla Türkiye'nin üyeliğini onaylayabilecekleri mesajını veriyorlar.

Financial Times'ın haberinde Türkiye'nin üyeliğinin, Almanya'da Hristiyan demokratları böldüğü, partilerin bu ülkede 2 milyon 600 bin Türk vatandaşının yaşamasını göz önüne alarak Türkiye'nin üyeliği konusunda hassas davrandıkları belirtiliyor.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik