BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 23 Mayıs, 2004 - TSİ 19:02
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
23 Mayıs 2004 Basın Özeti
Independent on Sunday ve Observer'dan, İngiliz askerlere yönelik yeni işkence iddiaları ve askerlerin 'dokunulmazlık' tartışması. Sunday Times, Sonya Gandi'nin stratejisini mercek altına yatırırken, Sunday Telegraph, 'mavi gülün' peşinde.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Yeni işkence iddiaları

Independent on Sunday, İngiliz askerlerin Iraklılara yönelik kötü muamelesinin sistematik olduğu iddialarına yenilerinin eklendiğini yazıyor.

İddiaların odağında, Basra'da görevli Lancashire bölüğü var. Geçtiğimiz haftalarda Daily Mirror gazetesi, bu bölüğü suçlayan işkence fotoğrafları yayınlamış; ancak daha sonra bu görüntülerin sahte olduğu kanıtlanınca, tam sayfa bir özür yayınlayan gazetenin editörü, yüz kızartıcı biçimde, görevinden ayrılmıştı.

Fakat Independent on Sunday'e göre, fotoğrafların sahte çıkışına rağmen, aynı bölükle ilgili işkence iddiaları gündemden düşmüyor. Gazeteye özel mülakat veren ve Basra'da İngiliz askerleri tarafından işkence gördüklerini söyleyen 5 Iraklı, yaşadıklarının sistematik olarak göz altındaki Iraklılara uygulandığını iddia ediyor.

Uluslararası Af Örgütü Amnesty International'dan bir yetkili, çok ciddi diye tanımladığı bu iddiaların tam kapsamlı ve bağımsız bir soruşturmayı gerekli kıldığını belirtiyor.

Independent on Sunday, Amerikalı bir deniz piyadesinin 'itiraflarına' da yer veriyor.

Yazının başlığı: '6 hafta içinde tam 30 sivilin ölümüne neden olduk'.

Gazeteye göre Amerikalı asker, 'sanki bir soykırım işliyormuşuz gibi hissettim' diyor.

İşgal güçlerine 'dokunulmazlık'

Observer gazetesinin manşete çıkardığı konu ise, Amerikalı ve İngiliz askerlerin 'dokunulmazlığı'.

Observer, gizlice varılan ama ayrıntıları basına sızan bir anlaşma uyarınca, Irak'ın egemenlik haklarının 30 Haziran tarihinden sonra Iraklılara devredilmesine karşın, işkence ve kötü muamele iddialarına adı karışan Amerikalı ve İngiliz askerlerin Irak'ta yargılanamayacağının anlaşıldığını yazıyor.

Observer'a göre, Birleşmiş Milletler'e sunulacak olan 30 Haziran sonrasına ilişkin Irak tasarısının hazırlığı sürerken, İngiliz ve Amerikalı komutanlar için 'dokunulmazlık' şerhi son derece önemli bir konu.

Gazete, işkence iddialarının ancak İngiltere ve Amerika'da mahkeme önüne çıkartılabileceğini belirtiyor.

İngiltere parlamentosundan bir milletvekili, bu habere öfkeli. 'Diplomatik dokunulmazlığı 130 bin askere uygulayamaya devam edemezsiniz' diyor.

Observer, 30 Haziran'da Iraklıların devralacağı söylenen 'egemenlik haklarını', tırnak içinde yazarak bir yorum düşmüş.

Savaşın özelleşen yüzü

İngiltere ordusundan çok sayıda askerin hızla özel sektöre kaydığını yazan Sunday Telegraph, Irak'taki şiddet ortamında özel korumaya ihtiyaç duyan türlü siyasetçi ve işadamının çok büyük paralar ödeyerek İngiltere ordusundan askerleri kendi yanlarına çektiğini bildiriyor.

Sunday Telegraph, özel korumaların Bağdat'ta 'günde' 500 sterline yakın para kazandığını; bu rakamın ise İngiltere ordusunda görevli askerlerden en az 10 kat daha fazla para kazandıkları anlamına geldiğini yazıyor.

Gazeteye göre, her ay yaklaşık 500 yetenekli askerin İngiltere ordusundan ayrılmasının ana nedeni bu; çoğunluğu özel firmalar aracılığıyla kendilerine daha kazançlı Irak işleri aramaya koyuluyor.

Sunday Telegraph, bu gidişat karşısında alarma geçen ordunun, en iyi adamlarını kaybetmemek bir çözüm aradığını; ve aynı parayı ödeyecek güçte olmadığı için, sonuçta çareyi 'özel izinler' çıkartmakta bulduğunu yazıyor.

Gazeteye göre İngiltere ordusu, ayrılmayı düşünen askerlere, bir yıl istedikleri işte çalıştıktan sonra tekrar orduya geri dönüp bıraktıkları yerden askerlik mesleğini sürdürebileceklerini söylüyor.

Amaç, Irak savaşının ortaya çıkardığı iyi paralı koruma işleri tükenince, ordunun kıymetli elemanlarını tekrar kışlaya çekmek.

Sunday Telegraph, Irak'ta özel koruma görevinin paralı ama bir o kadar da riskli bir iş olduğuna dikkat çekmiş. Gazete, ordudan bu sebeple ayrılan 5 İngiliz subayın Irak'ta öldürüldüğünü hatırlatıyor.

Sunday Telegraph'ın görüşünü aldığı bir yetkili ise, konunun İngiltere ordusu açısından tedirginlik verici başka bir yönü olduğunu da söylüyor.

Özel korumaların bazen karanlık işlere bulaştığını söyleyen bu yetkili, İngiltere ordusunun 'böyle denetimsiz bir ortama eleman yetiştiriyormuş konumuna düşerek' itibarını zedeleyebileceğini belirtiyor.

Sonya Gandi neyin peşinde?

Hindistan'daki genel seçimlerde, iktidar partisini sürpriz bir yenilgiye uğratan Kongre Partisi lideri Sonya Gandi, seçimler ertesinde ise, gene sürpriz bir çıkış yapıp, başbakan olmak istemediğini açıklayarak, yerine yakın müttefiği Manmohan Singh'i geçirdi.

Partisini seçimlerden umulmadık başarıyla çıkartan İtalyan asıllı Sonya Gandi, öyleyse sırtını siyasete neden döndü?

Sunday Times'a göre, 'bunun amacı, yıldızı parlayan oğul Rahul'un önünü kesmemek için'.

Sonya Gandi'nin inişli çıkışlı hayat hikayesi, bir o kadar da ilginç.

İngiltere'de okuyan genç bir İtalyanken, aşık olup evlendiği Rajiv Gandi'yle birlikte Hindistan'ın siyasi hanedanlığına adım atıyor. Ama İndra Gandi'nin suikaste kurban gitmesi ardından, başbakanlık koltuğuna geçen kocası Rajiv Gandi'nin kaderi de bir intihar eylemcisinin saldırısıyla noktalanıyor.

Dul kaldıktan sonra uzun süre siyasetten uzak durmasına karşın, sonuçta Sonya Gandi, soyadının verdiği güçle, Kongre Partisi'nin liderliğine geçti.

Geçen seçimlerde, nüfusu 1 milyarı aşkın Hindistan'ın başbakanı olma yolu kendisine sonuna dek açıldı.

Ama Sunday Times'ın ifadesiyle, 'tarihte eşine az rastlanır bir şekilde siyasi iktidara hayır diyerek, şimdi milyonlarca Hintlinin gözünde, Rahibe Teresa ile aynı mertebede'.

Sunday Times, Sonya Gandi'nin şaşkınlık yaratan bu kararı ardından, dikkatlerin oğul Rahul Gandi'de odaklandığını yazıyor.

Gazeteye göre başbakanlık koltuğuna Gandi ailesi dışından bir isim, Manmohan Singh atanmış olabilir; fakat Hindistan'da çok sayıda kişi, Gandi ismiyle bir anılan Kongre Partisi'nin gelecekteki doğal liderinin Rahul olacağında hem fikir gibi; ve ileride Hindistan'ın liderliğine de Rahul Gandi'yi yakıştırıyorlar.

Sunday Times, Rahul Gandi'nin Kongre Partisi'nin genel sekreterliğine atanmasının beklendiğini; ve annesi Sonya Gandi'nin ise, dünyevi kaygılardan arımış faziletli kadın imajıyla, arka planda ipleri elinde tutacağını düşünüyor.

Mavi gül

Gülün her renginin, bir de anlamı olduğu söylenir.

Peki acaba mavi renkte bir deste gül, sevgileye hangi mesajı verecek?

Sunday Telegraph'ın manşetten verdiği bir habere göre, bilimadamları, mavi renkte gül yetiştirmenin yolunu buldu.

Gazete, çiçekle uğraşanların yüzyıllardır hayalini kurduğu mavi gülün, artık bir gerçek olmasına az kaldığını yazıyor.

Keşif, iki biyokimyacının labrotuvarında bir tesadüfe bağlı.

Amerikalı iki bilimadamı, kanser ve Alzheimer ilacı üretmek için çalışırken, bir enzimin bakterilerde mavi renge yol açtığını görüp; bunu çiçeklere de uygulayabileceklerini düşünmüşler.

Gül yetiştiricilerinin 'mavi'ye takıntılı olduğunu bildiklerinden, akıllarına bu keşfi gülde denemek gelmiş.

Sunday Telegraph, bu keşfin ardında parasal hayallerin de yattığını bildiriyor.

Gazeteye göre, çiçekçi dükkanlarında 700 milyon sterline yakın bir gül pazarı var.

Ve mavi güller, şayet herşey yolunda gider ve piyasaya sürülebilirse, bu pazarın en az beşte birini kapmaya hazır.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik