BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 06 Mayıs, 2004 - TSİ 06:07
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
6 Mayıs 2004 Basın Özeti
İngiliz basınında, Irak'taki esirlere İngiliz ve Amerikan askerleri tarafından işkence ve kötü muamele edildiğine işaret eden fotoğrafların yarattığı yankılar geniş yer buluyor.

Amerikan yönetiminin imajını düzeltmeye yönelik karşı atağıyla ilgili haber ve değerlendirmeler de ayrıntılarıyla değerlendiriliyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Independent ve Times, dün basın mensuplarına gezdirilen Ebu Gurayb cezaevinden izlenimleri manşete çıkarıyor.

Times haberine "Bağdat işkencehanesinden izlenimler" başlığını atmış.

Financial Times, Guardian ve Daily Telegraph ise ABD Başkanı George Bush'un dün, işkence fotoğraflarının yarattığı öfkeyi yatıştırmak amacıyla iki Arap televizyonunda yaptığı konuşmayı manşete taşımışlar.

Guardian "Arap dünyası Bush'un özürünü kabul etmiyor" demiş. Bu izlenimi, "Araplar ikna olmadı" başlıklı haberiyle Financial Times da paylaşıyor.

Guardian gazetesindeki makalesinde Vikram Dodd, şunları yazıyor:

"Virginia'lı bir grup asker, Müslüman esirlere kötü muamele ve aşağılamanın en ağır biçimlerini öyle kendi başlarına mı geliştirdiler? Başkan Bush, fotoğrafların kendisini tiksindirdiğini söylüyor. Ama, Ebu Gurayb'daki yaşananların münferit bir olay olmayıp Amerikan politikası ve onun istihbarat örgütlerinin geliştirdiği bilinen sorgu tekniklerinin ürünü olduğu konusundaki kanıtlar giderek artıyor."

Financial Times da, aynı yöndeki başyazısında ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'i istifaya çağırıyor.

"Condoleezza Rice dün bir Arap televizyonunda 'Amerikalılar insanlara böyle davranmaz' diyerek, olaylardan bir avuç insanı sorumlu tuttu. Ama Amerikan ordusunun hazırladığı rapor Irak'ta esirlere kötü muamelenin sistematik olduğunu ortaya koyuyor. Sorumluluk savunma teşkilatının en başına kadar uzanıyor. Donald Rumsfeld, Saddam Hüseyin'i devirmek için başarılı bir kampanya yürüttü. Fakat savaş sonrasını planlamayı başaramadı. Şimdi dünya kamuoyunun, Bush'un ciddi olduğuna ve Ebu Gurayb'ın, Amerika'nın gerçek yüzü olmadığına inanması için Donald Rumsfeld'in istifa etmesi gerekiyor."

Eski ABD Başkanı Bill Clinton'un kıdemli danışmanı Simon Blumenthal ise Guardian'a gönderdiği mektupta, Bush yönetiminin Ebu Gurayb gibi hukuk dışı bir küresel hapishane ağı oluşturduğunu belirterek, bunları "Yeni Gulag takımadaları" diye adlandırıyor.

"Bush'un yarattığı Gulag takımadaları Afganistan'daki cezaevlerinden Irak'takilere, Guantanamo Üssü'nden, dünyanın diğer yerlerindeki gizli CIA hapishanelerine kadar uzanıyor. Irak'taki hapishanelerde muhtemelen on bin, Afganistan'da bin ve Guantanamo'da yedi yüz kişi tutuluyor. Ama kimse tam rakamları bilmiyor. Buralarda geçerli olan hukuk ise, 'ne istenirse o' diye özetlenebilir."

Guardian ve Daily Telegraph'da yer alan ortak bir haberde, ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın sadakatini hala korumakla birlikte, Bush yönetiminin çizgisinden rahatsız ve yorgun olduğu kaydediliyor.

"Powell'ın başmüsteşarı Larry Wilkerson, Dışişleri Bakanı'nın onayladığı belli olan açıklamalarında, Savunma Bakanlığı'ndaki şahinlere Irak politikaları konusunda açıkça çattı. Wilkerson ayrıca, Bush yeniden başkanlığa seçildiği takdirde, Colin Powell'ın yönetimde yer almak istemediğini de söyleyerek, aslında Washington'da artık herkesin bildiği bir gerçeği de dillendirmiş oldu."

Irak'ta esirlere işkence ve kötü muamele tartışmasının İngiltere'yi daha yakından ilgilendiren boyutları da yine bütün İngiliz gazetelerinde ele alınmış.

Guardian "İngiliz askerlerin Iraklı esirlere eziyet eder göründüğü fotoğraflar üzerinde yapılan incelemede şimdiye kadar bunların sahte olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunamadı" diye yazıyor.

Gazete "Daily Mirror gazetesine resimleri sızdırdığı söylenen iki asker ortaya çıkmazsa, resimlerle ilgili sorular yanıtsız kalabilir" yorumunu yapıyor.

Bu arada dün İngiltere Yüksek Mahkemesi'ne giden bir davayla ilgili haberler de bütün gazetelerde ele alınıyor.

Irak'ta İngiliz askerleri tarafından öldürüldüğü öne sürülen 12 Iraklı sivilin aileleri adına mahkemeye giden avukatlar, İngiltere Savunma Bakanlığı'nın, işgal gücü olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Cenevre Konvansiyonu çerçevesinde sorumluluğu kabul etmesini istiyor.

Öldürülenlerden bazılarıyla ilgili Independent'taki ayrıntılar şöyle:

"Hanan Salawi: 29 yaşında. Çocukları ve kocasıyla birlikte Basra'da eşinin bekçi olarak çalıştığı binada oruç açarlarken, İngiliz askerleri binaya ateş açınca başından vuruldu. Hastanede öldü.

Cafer Haşim Mecid: 13 yaşında. Basra'daki evinin önünde oynarken, parça etkili bir bombanın patlaması neticesinde öldü.

Mazim Cuma Gatti El Skeyni: 23 yaşında. El Mecidiye'de komşusunun cenazesine katılmıştı. İngiliz askerleri cenazeyi ayaklanma zannedip ateş açınca vurularak öldü. İngiliz ordusu, ailesine sorumluluğunu kabul eden bir mektup ile 540 sterlin yolladı. "

Financial Times'ın Ankara muhabiri, Türklerin çoğunluğunun, gerçekleştirilen bütün reformlara rağmen, Avrupa Birliği'nin, Türkiye'ye üyelik müzakereleri için tarihi vereceğine inanmadığını yazıyor.

Gazetenin diğer haberinde ise birliğin yeni üyelerinin Ankara'yı klübe kabul etmekte acele etmediği kaydedilmiş.

"Avrupa Birliği'nin yeni üyeleri Türkiye'nin üyeliğini genel olarak desteklemekle beraber, bunun yakın bir zamanda gerçekleşmesi konusunda isteklilik göstermiyorlar. Ama genel olarak doğuya doğru genişlemeye istekliler. Bundan sonraki aşamada genişlemenin Bulgaristan, Romanya ve daha sonra Hırvatistan ile diğer Balkan ülkelerinin katılımıyla devam etmesini istiyorlar. Buna karşılık çoğu doğu Avrupa ülkesinde kamuoyu Türkiye'nin üyeliğine batı Avrupa ülkeleri kadar ikircikli bakıyor. Özellikle Polonya'da bir kısım siyasetçi Ukrayna'nın Hristiyan kültürüyle, birlik üyeliğine Türkiye'den çok daha yakın olduğu düşüncesinde. Benzer görüşler Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Macaristan ve Slovenya'da da özellikle Hristiyan Demokrat ve diğer merkez sağ partilere mensup siyasetçiler tarafından ifade edildi."

Atina'da önceki gece patlayan üç bomba Avrupa basının dikkatlerini Olimpiyatların güvenliğine çevirmiş.

Alman Berliner Zeitung "Atina'da bu yılki Olimpiyatlar'ın tamamen güvenli geçeceğinden kimse emin olamaz"diyor.

Fransız Liberation ise "Olimpiyat Oyunları, fikirlerinin zayıflığını ya da kamuoyundan destek göremeyişlerini, terörü seçerek telafi etmeye çalışanlar için mükemmel bir hedef" diye yazmış.

Alman Sueddeutsche Zeitung Irak'la ilgili son gelişmeler konusunda şöyle yazıyor:

"Irak'taki işkence skandalı Amerikan dış politikasında bir değişime yol açabilir. Amerika şu bir kaç gün içinde, savaş sırasında olduğundan çok daha fazla prestij ve güç kaybına uğradı."

Bir başka Alman gazetesi Frankfurter Allgemeine Zeitung ise Bush yönetiminin, daha önceden haberdar oldukları halde niçin iddialar hakkında harekete geçmediklerini sorgulamış.

İspanya'da Katalonya gazetesi AVUI de Amerikan yönetiminin olaylara tepkisinin yeterince güçlü olmadığını yazıyor.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik