|
5 Mayıs 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz basınında, Irak'daki esirlere İngiliz ve Amerikan askerleri tarafından işkence ve kötü muamele edildiğine işaret eden fotoğrafların yarattığı yankılar ve konuyla ilgili son gelişmeler öne çıkıyor bugün de.
Financial Times'ın manşetinde ise, Orta Doğu'da tırmanan şiddetin yarattığı kaygılarla petrol fiyatlarının 1990'lardan bu yana en yüksek düzeyine tırmandığına dikkat çekiyor. Gazete başyazısında da Orta Doğu'daki istikrarsızlığın önemli unsurlarından İsrail-Filistin sorununu ele almış. Financial Times, İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un Gazze'den çekilme planının partisi Likud tarafından reddedilmesiyle ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor. "Sorun Likud'un ne yönde oy kullandığı değil. Sorun, politikanın kendisi. Her ne kadar İsrail, Amerika ve İngiltere, Şaron planının, barış için yol haritasına giden yolda bir adım olduğunu anlatmaya çabalasalar da, plan şu haliyle, ayakları üzerinde durabilecek bir Filistin devleti ihtimalini ortadan kaldırıyor. Diğer yandan da Şaron'un sözde savunma duvarı Filistin topraklarını adeta takımadalar gibi birbirinden kopuk kantonlara bölüyor. Likud partisinin reddettiği plan, bir barış formülü değildi." Aynı konu Daily Telegraph gazetesinin başyazısında da işlenmiş. Ama Telegraph, tamamen farklı görüşte. Şaron'un, Arafat'ın Filistinliler üzerindeki denetimi devam ettikçe barış görüşmeleri için ciddi bir Filistinli muhatap bulamayacağını düşünmekte haklı olduğunu yazıyor, bu nedenle de hem Gazze'den çekilme hem de Filistinlilerin çevresine duvar örme kararlarının akıllıca olduğunu kaydediyor. Planları kendi partisi tarafından reddedilen Şaron'a ise bazı tavsiyeleri var. "Başbakan Şaron Likud hizipçiliğinin yarattığı çözümsüzlüğe cesur bir adımla son vermeli ve planını ulusal düzeyde referanduma sunmalı. Gerekli yasal düzenlemeler konusunda kabinesinden ve meclisten destek alması gayet muhtemel. İsrail halkının çoğunluğunun planı onaylayacağı da kesin. " Guardian'ın manşetinde ise Irak'la ilgili bir haber var. "Iraklıların ölümleriyle ilgili yargı savaşı başlıyor" başlığı altında Guardian, Irak'taki İngiliz askerlerinin esirlere yönelik muamelesiyle ilgili tartışmalarda dikkatlerin bugün İngiltere mahkemelerine çevrileceğini yazıyor. "Ölümleri kuşkulu 14 Iraklının ailelerini temsil eden avukatlar bugün, İngiltere Savunma Bakanlığı'nın hiç bir yasal sorumluluk kabul etmeme kararını yüksek mahkemeye götürüyor. Savunma Bakanlığı'nın verdiği rakamlara göre, İngiliz askerlerinin Irak'ta 21 kişinin ölümüne yol açtıkları iddia ediliyor ve 6 Iraklı da İngiliz güçleri tarafından gözaltında tutulduğu sırada öldü. Savunma Bakanlığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümerinin Irak'ta uygulanamayacağını ileri sürüyor. Ayrıca, Irak'ın güneyini işgal altında tutmakla birlikte İngiliz güçlerinin bölgeyi tamamen kontrol etmediğini dolayısıyla da Cenevre Konvansiyonu'nun esirlerin haklarıyla ilgili düzenlemelerinin de askerlerini bağlamayacağını savunuyor. " Times gazetesinin bugünkü manşeti "Amerika'nın işkence kataloğu" başlığını taşıyor. Haberde Amerikan ordusu tarafından yılın başlarında hazırlanan ve Irak cezaevlerinde esirlere yapılan işkence biçimlerinin sıralandığı raporun ayrıntıları verilmiş. Times, Simon Jenkins'in de konuyla ilgili bir makalesine yer veriyor. "Irak hapishanelerinde yapılanları hiçbir şey haklı gösteremez. Ama bu şiddetin ortasında bahaneye ne gerek var. Irak, gayri meşru bir şekilde işgal edildi. Herşeyin Irak'ın kurtuluşu için mübah olduğu söylendi. 'Felluce katliamı talihsiz oldu tabi. Evet bir cami bombalandı, masum insanlar öldü, enerji santralleri tamir edilmedi, hastaneler korunmadı, sekiz bin esir sorgusuz sualsiz tutuluyor, ama bunların hepsi Irak'ın kurtuluşu yolunda ufak tefek hatalar.' dediler. Şimdi de işkence olaylarını 'birkaç çürük elma' teorisiyle izah etmeye çalışıyorlar. Ama bunlar Irak'taki Amerikan ve İngiliz harekatının ahlaki yaralarından başka bir şey değil. " Guardian gazetesi Nijerya'nın merkezi Yewa kasabasında çıkan son etnik çatışmalarda yüzlerce Müslüman'ın Hristiyan milisler tarafından öldürüldüğünü duyuruyor. Gazetenin bölgedeki muhabiri, Yewa sokaklarında parçalanmış ve yakılmış çok sayıda ceset gördüğünü yazmış. Financial Times ise ülkenin petrol yatağı Nijer vadisinde şiddetin giderek yaygınlaşmasının çokuluslu petrol şirketlerinde yarattığı kaygıları ele almış. "Nijer Vadisindeki Koko kasabasında iki hafta önce beş Nijeryalı ile iki Amerikalı petrol şirketi çalışanı öldürüldü. Bölgede iki kabile toprak mülkiyeti ve iktidar mücadelesi içinde. Son olaydan sonra ülkedeki üçüncü büyük petrol şirketi olan Chevron faaliyetlerini genişletme planlarını askıya aldığını açıkladı. Nijerya petrolünün neredeyse yarısını üreten Shell şirketi ise bir süre kapatmak zorunda kaldığı rafinerilerini yeniden üretime açtı ama büyük sorunlarla karşı karşıya. Şirketin, yanlış projeleri destekleyerek, bazı topluluklara destek verip bazılarını ihmal ederek sosyal sorunlar yarattığını düşünen bölge halkı sık sık gösteriler düzenleyerek Shell'i, üretimi durdurmaya zorluyor. " Financial Times ayrıca, Nijer vadisindeki milis gruplarının petrol boruları ve kuyularından her gün on binlerce varil petrol çalarak, bunun geliriyle silahlandıklarını da anlatıyor ve haberini şöyle noktalıyor. "Shell tesislerinin girişindeki tabelada 'Temiz, güvenli ve sağlıklı bir Nijerya' yazıyor. Ama Koko bölgesi petrol zenginliğinin, tehlikeli bir iktidar mücadelesini ve şiddeti besleyerek, halkı, hükümet ve çok uluslu petrol şirketleriyle nasıl karşı karşıya getirdiğinin bir örneği." "Uzmanlar erkeklerin niçin Marilyn Monroe'yu tercih ettiğini keşfetti" Times gazetesi, "erkeklerin Marilyn Monroe gibi ince belli büyük göğüslü kadınlara düşkünlüğünün sebeplerinin biyolojik olduğu ortaya çıktı" diyor. Yapılan araştırmalar, doğurganlık düzeyini belirleyen iki önemli hormonun bu tür kadınlarda çok daha yüksek olduğunu ortaya koymuş. Dolayısıyla erkeklerin tercihi, estetik olmaktan ziyade, en doğurgan eşi seçme içgüdüsünden kaynaklanıyormuş. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||