|
3 Mayıs 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Irak'daki Amerikan ve İngiliz askerlerinin Irak'lı esirlere yönelik davranışlarını sorgulatan fotoğraflar, ortaya çıkışlarının dördüncü gününde, hala bütün gazetelerin birinci sayfaları ve yorum köşelerine egemen.
Daily Telegraph ve Times, manşetlerinde İngiliz askerlerinin bir Irak'lıya işkence yaptığı iddialarının temelindeki fotoğrafların sahte olabileceği yolundaki ordu kaynaklı açıklamaları Amerikan askerlerinin Ebu Ghraib hapishanesindeki esirlere yönelik muamelesini sergileyen fotoğrafların gerçek olmadığını söyleyen ise yok. Daily Telegraph, geçtiğimiz aylarda görevden alınan Irak'daki cezaevlerinden sorumlu Amerikalı kadın Tuğgeneral Janis Kaprinski'nin ilk açıklamalarını aktarmış. Irak'lı esirlere işkence yapmak ve aşağılamakla suçlanan Amerikan askerlerinin komutanı, askerlerin böyle davranmaya askeri istihbarat görevlileri tarafından teşvik edildiğini söyledi. Tuğgeneral Kaprinski, Ebu Ghraib cezaevinin askeri istihbarat tarafından yönetildiğini, taciz ve kötü muamelenin fiilen resmi politika olduğunu ve sorgulamalara CIA ajanlarının da katıldığını söyledi. Yine Daily Telegraph ile Times gazeteleri, Irak'daki esirlere kötü muamele konusunda Amerikan ordusu tarafından hazırlanan bir raporun basına sızdırıldığını ve bugünkü New Yorker dergisinde yer alacağını yazıyorlar. Bazı ayrıntıları Times'ın haberinden aktaralım. "Amerikan ordusu tarafından hazırlanan bir gizli rapora göre, Amerika'lılar Ebu Ghraib hapishanesinde Irak'lı esirlere sorgu sürecinin bir parçası olarak sürekli kötü muamele ediyordu. Şubat ayında hazırlanan 53 sayfalık belgede 'sadistçe, kaba ve gayri ahlaki' diye tanımlanan çok sayıda işkence suçu örneği veriliyor. Tümgeneral Antonio Taguba tarafından hazırlanan raporda Irak'lı esirlere sopalar ve farklı aletlerle tecavüz edildiği, çırılçıplak soyuldukları, kadın çamaşırları giymeye zorlandıkları, günlerce su ve tuvalet bulunmayan hücrelerde tutuldukları ve sürekli olarak dövüldükleri anlatılıyor. Rapor, işkenceden ordu istihbarat birimini sorumlu tutuyor. Independent gazetesinde dün Ebu Ghraib hapishanesi önünde, yakınlarına yapılan muameleyi protesto eden Irak'lı kadınların resimleri var. Gazetenin Irak'daki muhabiri, işkence fotoğrafları konusunda Irak'lıların tepkisini şu sözlerle özetlemiş. Fotoğraflar Irak'lıları tiksindirdi, ama şaşırtmadı. Amerika'lıların hapishanelerde nasıl işkence yaptıklarına dair söylentiler zaten aylardır heryerde konuşuluyordu. Guardian ise, "Askerlik sektöründe özelleşmenin yükselişi" kitabının yazarı Peter Singer'ın makalesiyle konuya farklı bir açıdan yaklaşmış. Yazar, "hukukun erişemediği yer" başlıklı yazısında, işkence ile suçlanan askerlerin yargılanacağını ve suçlu bulunurlarsa cezalarını çekeceğini yazıyor. "Ama" diye devam ediyor. Bu olaya sorgucu olarak iş verilen özel güvenlikçiler de karışmış. Askeri ihtiyaçlardan doğan ve ordular tarafından karşılanamıyan açıklar, kamuoyunda hiç bir şekilde tartışılmadan özel güvenlik şirketlerine ihale ediliyor. Şu anda Irak'da lojistik faaliyetten, askeri eğitime, ve koruma görevlerine kadar çeşitli askeri işlerde çalışan yirmibin kadar özel güvenlikçi var. Fakat asker olmadıklarından ordu kurallarıyla bağlı değiller. Irak'da bir yargı düzeni bulunmadığından Irak hukukuna da tabi olmaları da sözkonusu değil. Dolayısıyla tıpkı Guantanamo'da olduğu gibi tehlikeli bir hukuki boşluk doğuyor. Felluce'deki Amerikan kuşatmasının kalkması ve muhabirlerin kente girmesi ardından, hemen tüm gazetelerde Felluce'den bildiren muhabirlerin izlenimleri var. Amerikan Genel Kurmay Başkanı Richard Myers, Felluce'nin denetimini alan Irak'lı güçlerin komutasının, Saddam Hüseyin'in eski generallerinden Casim Muhammed Salih'e verildiği haberlerini yalanlarken, Guardian'ın Felluce'deki muhabiri, General Salih'in kentte saklandığı söylenen yabancı savaşçıları teslim etmesi yolundaki Amerikan taleplerini reddederek, Amerika'lılarla arasına mesafe koyduğunu anlatıyor. Haberden kısa bir alıntı: "Amerika'lı komutanlar Felluce'de ikiyüz kadar yabancı savaşçının saklandığını söylüyorlar. Ama General Salih, 'kentte yabancı savaşçı yok' diyor. Dün Felluce'nin ana yollarını Irak polisi ve Irak Sivil Savunma gücü denetliyordu. Ama kentin bir çok diğer bölgesinde halen yüzlerini poşularla kapatmış elleri Kalaşnikof'lu savaşçılar dolaşıyor. Dün kentteki çarpışmalarda ölen yüzlerce kişinin gömüldüğü Felluce stadyumunun duvarına 'Felluce şehitliği" yazılı bir pankart asıldı ve mezarlara taşlar dikildi. Bunlarda 'Cesur şehit Nasır Hüseyin. 15 Nisan'da görev başında öldü', ya da 'Burada adsız bir şehit yatıyor. Mavi gömlekliydi. Sanayi bölgesinde bulundu' gibi notlar yazılmıştı. Gelenlerin çoğu yakınlarını bulamadı." Ve Makedonya'da ortaya çıkmaya başlıyan bir skandal, Independent gazetesinde. Ayrıntıları geçen hafta ortaya çıkan iddialara göre, altı Pakistan'lı ve bir Hintli yasadışı göçmen iki yıl önce Makedonya güvenlik güçleri tarafından kaçırılıp öldürülmüş, sonra da öldürülen kişilerin başları yeşil bantlı silahlı cesetleri basına gösterilmiş, bu kişilerin El Kaide üyesi teröristler olduğu ileri sürülerek, Amerika'nın desteği elde edilmeye çalışılmıştı. Independent iddiaların dün Makedonya İçişleri Bakanı Miryana Kontevska tarafından doğrulandığını duyuruyor. İçişleri Bakanı 'bu uluslararası toplumun ilgisini çekmek için düzenlenmiş canavarca bir oyun' diye konuştu ve eski milliyetçi İçişleri Bakanı Lyube Boskovski'yi cinayetleri planlamakla suçladı. Boskovski, iki yıl önce yapılan seçimlerde partisinin kaybetmesi ardından koltuğundan ayrılmış fakat milletvekilliğini korumuştu. Şimdi Makedonya başsavcısı eski bakanın gözaltına alınmasını emretti ve hafta sonunda toplanan bir parlamento komisyonu Boskovski'nin dokunulmazlığını kaldırdı. Independent, olaya adı karışan bazı polislerin de tutuklandığını duyuruyor. Ve Guardian'dan bir haber. Gazete, Ağrı dağında Nuh'un gemisini aramak üzere bir grup uzmanın kolları sıvadığını duyuruyor. Habere göre, Amerika'lı ve Türk 10 kaşif ve bilim adamı uydu fotoğraflarında tespit edilen 14 metre yüksekliğinde, 23 metre genişliğinde ve 137 metre uzunluğundaki yapının ne olduğunu araştırmak üzere 15 Temmuz'da çalışmaya başlamayı planlıyorlar. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||