BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 29 Nisan, 2004 - TSİ 05:42
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
29 Nisan 2004 Basın Özeti
İngiltere'de bugün Guardian'ın manşetine göre komutanlar Irak'a asker takviyesi yapılmasına karşı çıkıyor. Haberdeki ifadelerle aktarıyoruz:

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

"Üst düzey askeri yetkililer, 30 Haziran'da egemenlik Iraklılara devredilince hukuki statülerinin ne olacağı belli oluncaya dek Irak'a ilave asker gönderilmesi ve komuta alanlarının genişletilmesi tekliflerine direniyor. İngiltere, özellikle İspanya güçlerinin çekilmesi ardından Irak'taki askeri varlığını arttırması yönünde baskı görüyor. Ama bir hükümet kaynağı, "Ordunun üst kademesi görev alanının genişletilmesini, özellikle İspanyolların boşalttığı alanı devralmayı ve asker takviyesini istemiyor" dedi."

Guardian'ın haberinde Irak'taki siyasi iklimin netleşmesini isteyen İngiliz komutanların, ayrıca, daha fazla asker göndererek, Amerikalıların aşırı güç kullanması yüzünden ne yön alacağı belli olmayan bir operasyona saplı kalmak istemedikleri vurgulanıyor.

Eski büyükelçilerin de aralarında bulunduğu onlarca eski diplomatın imzasıyla önceki gün Independent'ın birinci sayfasında yayınlanan açık mektup yine gündemde. Diplomatlar, Başbakan Tony Blair'e, Irak ve Ortadoğu siyasetini değiştirmesi çağrısında bulunuyordu.

Guardian'ın bugünkü başyazısı, manşetine dayanıyor. Yazıda diplomatların dile getirdiği eleştirileri askeri yetkililerin de paylaştığı belirtiliyor.

İngiliz komutanlar, Amerikalıların aşırı güç kullanmasını eleştirince Amerikalılar da cevaben, İngilizlerin kontrolündeki Basra'nın ciddi bir direniş görmediğini söylüyormuş. Guardian, İngiliz subayların bu tezi reddettiğini vurguluyor.

Yazıya göre İngilizlerin kontrolündeki Amara vilayeti, delta Araplarının Saddam Hüseyin'e karşı direnişini yürüten gerillaların, savaş tecrübesi olan Şii milislerin bölgesi. Geçen yıl 24 Haziran'da, silah arayan İngiliz askeri polisinden altı kişilik ekip vurularak öldürülmüştü. Guardian şöyle diyor:
"Öldürülen askerlerin ailelerine, zanlıların isimlerinin tespit edildiği bildirildi. Ama bunları bilsek dahi, Amara'yı AC-130 ile bombalar mıydık biz? Katillerin hesap vermesini sağlamak için minarelerini yıkar mıydık, hastanelerinde sivillerin cesetleri üst üste yığılır mıydı? Hayır. Altı askerin ölümüne rağmen İngiliz birliğinin bazen eleştirilen yumuşak tutumu hala sürüyor. Ama Amara bölgesi alevler içinde değil. Aynı zamanda silah arkadaşlarının katillerini yakalama konusunda, Amerikalılardan daha iyi durumdalar."

Amerikan ve İngiliz silahlı kuvvetleri arasındaki kültür çatışmasının giderek derinleştiğini söyleyen tecrübeli askeri yetkilileri dinlemek gerektiğini yazmış Guardian. Hükümetin eski diplomatların eleştirilerini de dinlemesini istiyor gazete. Bu tartışmanın çok önemli olduğunu, çünkü Irak'ta yedi bin 700 İngiltere askeri bulunduğunu kaydeden Guardian, resmen doğrulanmasa da, Amerikalıların, İspanyolca konuşan birliklerin elindeki Necef'i de İngilizlere devretmek istediğini kaydetmiş.

Humvee Ciplerinin yerine Amerikalıların tank istediğini hatırlatan Guardian, Irak'ta güvenlik meselesinin daha da zorlaşacağını vurguluyor. Tony Blair'e, nüfuz gösteremediği bir siyasetin uygulanması için daha fazla askeri tehlikeye atmaması çağrısında bulunuyor.

Times'ın birinci sayfasındaki habere göre Amerikalı komutanlar sadece tank ve diğer zırhlı araçlar değil, en büyük Howitzer toplarını da Irak için hazır bekletmek istiyormuş. Bir kayak merkezinde, halkı çığdan korumak için kullanılan bu çok uzun menzilli ve güçlü topları komutanlar geri istemiş ve gerektiğinde Irak'a gönderilmeleri için hazır bekletileceklermiş. Çünkü tanesi bir milyon dolar olan bu topların sayısı sınırlıymış.

Yaklaşık iki kiloluk mermilerden dakikada on tane atan bu topların 10 kilometrelik menzili olduğu, Irak işgali başlarken yaygın biçimde kullanıldığı belirtiliyor, Times'ın haberinde....

Kanada'ya şeriat geliyor... Independent'ın haberine göre sadece ticaret ve medeni hukuk alanlarında ve sadece Müslüman nüfus için...

Geçen yılın sonunda belirlenen İslami Adalet Enstitüsü'nün imamları şimdilik sadece Ontario eyaletinde görev yapacak, habere göre. Ve Müslüman azınlığa sahip başka ülkeler de bu tecrübeyi yakından izlemekteymiş.

Kanada'nın 600 bin kişilik Müslüman toplumunda birçokları bu uygulamadan memnun, habere göre. Bu gayriresmi hakemlik müessesesinin alacağı kararların uygulatılması yetkisi yine normal yargı kurumlarına bırakılacak. Müslümanların öncelikle bu hakemliğe başvurmayı kabul etmeleri gerekecek.

Kanadalı yetkililer, Ontario'da tıkanan normal yargı mekanizmasının yükünün hafifletilmesini de umuyormuş. Girişim bazı Müslümanlar arasında, "Yine kadınları taşlayacaklar" diye tepkiye de yol açmış. Ama Kanadalı yetkililer, tarafların rızası olmadan bu mahkemelere görev düşmeyeceğini, ayrıca ceza davalarına bunların bakmayacağını vurguluyor.

Bir yetkili, alınacak karar Kanada yasalarına aykırı olursa, uygulatılmayacağını da belirtiyor.
Dünya ekonomisiyle ilgili bir değerlendirme... Financial Times'ın başyazısına göre, "petrol fiyatlarıyla ilgili paniğe kapılmaya gerek yok..."

Sanayileşmiş yedi ülkenin maliye bakanlarının, geçen haftasonunda, petrol fiyatlarındaki yükselişin, durgunluğu aşmayı zorlaştıracağı uyarısında bulunduklarını hatırlatıyor gazete. Dün Londra ve New York'ta gösterge niteliğindeki Brent ve Batı Teksas türü hampetrolün varil fiyatının 33 dolar 20 cent'e çıktığını belirten Financial Times, fiyatların dört yıldır en yüksek düzeye ulaşıldığını vurguluyor ve OPEC'in dünya ekonomisiyle ilgili uyarılara aldırmadığını bildiriyor.

Suudi Arabistan ve bazı başka Körfez ülkeleri, OPEC'in 22-28 dolar bandını resmi hedef olarak hala gördüklerini ama fiyat artışında başka jeopolitik kaygıların rol oynadığını söylüyor, yazıya göre. Financial Times bu reel kaygıları şöyle sıralıyor: Savaş ardından Irak'taki durumun normale dönmemesi, Amerika Birleşik Devletleri ile Çin'in petrol talebinin sürekli artmakta olması, Nijerya'daki üretim sorunları.

Hampetrol varil fiyatlarının 1980'deki rekorunun 2003 fiyatlarıyla 78 dolar olduğunu belirten Financial Times, bugünkü durumun o düzeylerden çok uzak olduğunu hatırlatıyor ve öyle bir çıkış halinde kontrolü sağlayacak mekanizmaların devreye gireceğini, dolayısıyla ekonomik dengeler açısından petrol fiyatlarının panik yaratacak bir sorun olmadığını vurguluyor.

Peki bu mekanizmalar ne? Financial Times'tan aktarıyoruz:
"Fiyatlar yükseldikçe OPEC üyelerinin kotalarının üzerinde gizlice petrol satmaya başlamaları... Böylece arz artarken, fiyat yükseldiği için talebin de düşmeye başlaması. Amerikan Merkez Bankası Başkanı Greenspan'ın OPEC'e yaptığı haklı uyarıdaki gibi: Petrol fiyatlarının tarihi, piyasa mekanizmasının gücü kadar, piyasa üzerindeki gücün de tarihidir."

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik