|
22 Nisan 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de bugünkü gazeteler, tahmin edileceği gibi Irak'ta dün meydana gelen bombalı saldırılara geniş yer ayırıyor.
Guardian, başyazısında, Basra'da, ayrım gözetmeksizin, okul çocukları dahil toplumu tümüyle hedef alan terör eylemlerinin matemini tuttuğunu ilan ediyor. Basra'da olduğu gibi, Felluce'de de kadın ve çocukların öldüğünü hatırlatan gazete, terör eylemleri gibi, askeri taarruzların da insanları ayrım gözetmeksizin yok ettiğini bildiriyor. Başbakan Tony Blair'in, "Teröristler savunmasız insanları hedefliyor" demesini eleştiriyor Guardian. Basra'da, yine dün Suudi Arabistan'da olduğu gibi saldırıların hedefi olarak polis merkezlerinin, eğitim merkezçlerinin seçildiğini belirten gazete ekliyor: "Bu saldırılar ama belli amaçları gözeterek yapıldı. Önemli olan, böyle şeylerin amaçlanacağı iklimi değiştirmek." Irak'a asker takviyesinin çözüm olmadığını belirten Guardian'a göre, asıl mesele, Irak toplumunun, egemenliği eline aldığına inanmaya başlaması ve ülkenin yeniden inşasına umut bağlaması. Böylece El Kaide gibi örgütlerin yapacağı saldırıların kesileceğini belirten gazete, öncelikle, koalisyon güçlerinin, yani çoğunlukla Amerikan askerlerinin, daha az tahrik edici bir yaklaşım sergilemesi, Irak vatandaşları kadar kanuna saygılı olması gerektiğini belirtiyor. Daily Telegraph, Birleşmiş Milletler'in Saddam Hüseyin rejimiyle yürüttüğü gıda karşılığı petrol programındaki usulsüzlüklere dikkat çekiyor. Son ortaya atılan iddialara dayanarak, Birleşmiş Milletler'in hesap vermeye yatkın olmayan ve yolsuzluklara göz yuman bir kurum olduğunu belirten gazete, Tony Blair ve George Bush'un, Irak'taki işgali meşrulaştırmak için bu kuruma güvenmesinin yanlış olacağını, Irak'ta zaten yeterli sıkıntı varken, bir de Birleşmiş Milletler'in buradaki rolünün arttırılmasına ihtiyaç olmadığını ileri sürüyor. DGM'de DEP davası Leyla Zana ve arkaşlarının yeniden yargılandığı dava, ilk hükümlerin teyidiyle sonuçlandı. Ankara'da dün açıklanan hükmü iki İngiliz gazetesi değerlendiriyor ve bunun Türkiye'ye Avrupa Birliği üyeliği için müzakere tarihi verilmesini zorlaştıracağı belirtiliyor. Guardian, Avrupa Komisyonu'nun kararı büyük üzüntüyle karşıladığını aktarıyor. Türkiye'nin üyelik girişimine ne etkisi olabileceği sorusuna Komisyon sözcüsü tarafından şu cevabın verildiği belirtilmiş: Haberde belirtildiği gibi, Avrupa Komisyonu'nun Türkiye'nin siyasi kriterlere uyumuna dair bu yıl yayımlayacağı rapor, Aralık ayında üye ülkelerin müzakere tarihi verilmesi kararını etkileyecek. Eski DEP milletvekilleri hakkındaki kararın açıklandığı gün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden bir heyetin, İngiltere'nin desteğini istemek için Londra'yı ziyaret ettiğine dikkat çekiliyor. Avrupa Birliği'ne uyum komisyonu Başkanı Yaşar Yakış ve Komisyon'un CHP'li üyesi Algan Hacaloğlu Guardian muhabirine mülakat vermişler. Yaşar Yakış'ın şu sözleri aktarılıyor haberde: Tarih verilmemesinin, Türkiye'yi başka istikametlere yönelteceğini, Avrupa Birliği'nin Hıristiyan olmayanlara kapalı olduğu kanaatini pekiştireceğini anlatan Yakış, Guardian'ın bildirdiğine göre, şöyle devam ediyor: "Böyle bir durumda İslamcılar ve El Kaide sempatizanları, Avrupa Birliği'nin, ötekinin temsilcisi olduğunu söyleyecek. Türkiye'yi içine alırsa, Avrupa Birliği'ni dünyanın geri kalanından ayıran çizgi, dini bir hat olmayacak. Medeniyetler Çatışması tezi ellerinden alınacak." Yaşar Yakış'ın, El Kaide meselesinden dolayı Türkiye'nin üyelik yolunda ilerlemesinin aciliyetinin arttığını söylediği belirtiliyor, Guardian'daki haberde. Daily Telegraph, Avrupa Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günther Verheugen'in dün Avrupa Parlamentosu'ndaki konuşmasını ve Kıbrıs'taki Rum hükümetine sert eleştirilerini aktarıyor. Adayı birleştirme planını Rumların da kabul edeceği bir şekle sokmak için aylardır büyük çaba harcadığını söyleyen Verheugen'in, Güney Kıbrıs hükümetinin, referandumda halkı bilgilendirme kampanyasında adil ve tarafsız olmadığını da söylediği aktarılıyor. Telegraph, Avrupa Birliği yetkililerinin Güney Kıbrıs'ta televizyona çıkmalarının yasaklandığını, gazetelerin, referandumda 'evet'i savunan ilanları reddettiğini aktarıyor. Daily Telegraph'ın Atina muhabirinin haberinde ayrıca, şimdiye kadar çözümün önündeki en büyük engel olarak gösterilen Rauf Denktaş'ın, Türk Silahlı Kuvvetleri destek vermeyince gücünü kaybettiği, şimdi birleşmenin önündeki engel olarak Tasos Papadopulos'un öne çıktığı belirtiliyor. Rum liderin, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve Amerika Birleşik Devletleri'nden çok büyük diplomatlar ordusunun aylardır harcadığı çabaların boşa gitmesinin sorumlusu olarak öfke topladığı vurgulanıyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||