BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 21 Nisan, 2004 - TSİ 05:51
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
20 Nisan 2004 Basın Özeti
Financial Times Avrupa Birliği yetkililerinin Kıbrıslı Rumlardan bir şikayetini aktarıyor.

Brüksel'deki yetkililer, Rumların devlet televizyonu ile özel kanallarının, Avrupa Komisyonu üyesi Günter Verheugen ile mülakat yapmayı reddettiğini anlatmış.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Habere göre, yetkililer, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Kıbrıs özel temsilcisi Alvaro de Soto'nun da mülakat ambargosuna uğradığını bildiriyor. Rum devlet televizyonu geçen hafta De Soto ile bir mülakatı yayınlamayı programına koymuş ama sonradan iptal etmiş.

Rum hükümeti, televizyonların uygulamasında bir rolü olmadığını, sansür suçlamalarını tümüyle reddettiklerini aktarıyor.

Financial Times'ın bildirdiğine göre, Avrupa Birliği yetkilileri ise genişlemeden, yani yeni üyelerin katılım sürecinden sorumlu komisyon üyesi Verheugen'in televizyona çıkmasına izin verilmediğini aktarıyor.

Ülkenin içişlerine müdahale edilmemesini istediklerini söylüyorlarmış. Avrupalı yetkililer ise, bunun içişlerine müdahale olmadığını, Verheugen'in sadece Birleşmiş Milletler planı hakkında kamuoyuna bilgi vermek istediğini vurguluyor.

"Mesele, Birleşmiş Milletler planını mümkün olan en geniş kitleye anlatmak. Kıbrıs'ın bütünleşmiş halde üye olmasını isteyen Avrupa Birliği, Tasos Papadopulos liderliğindeki Rumların, planın sunulma tarzından dolayı, referandumda "hayır" diyeceğinden korkuyor. "Hayır" sonucu çıksa bile Rumlar yine Avrupa Birliği'ne giriyor. Ama "evet" demesi beklenen Kıbrıslı Türkler, bir taraf planı reddettiği için dışarıda kalacak. Diplomatlar, Kıbrıs Rum televizyonlarının uygulamasında Tasos Papadopulos'un rolü olduğunu söyledi. Bir Avrupalı diplomat, "eski moda komünist propaganda taktiklerini tümüyle uyguluyor, böylece Kıbrıs Rumlarında redçi zihniyeti oturtmaya çalışıyor" dedi."

Financial Times, bazı Rum gazetelerinin de olayı sert biçimde eleştirdiği, bilgi akışını kontrol etmeye çalışan Rum kesiminin, Avrupa Birliği'ne bir polis devleti olarak üye olacağını yazdıklarını aktardı. Avrupa Komisyonu Sözcüsü Jean-Christophe Flori, Güney Kıbrıs'ın Kopenhag kriterlerini çiğneyip çiğnemediği sorularını yanıtlamaktan kaçınırken, "Bunun sansür olup olmadığına siz karar verin" demiş.

Blair'in referandum zorluğu

Üye sayısı aybaşında 25'e çıkacak olan Avrupa Birliği'nin daha kolay idare edilmesi amacıyla hazırlanan ve üyelerin Haziran'da üzerinde anlaşmaya varması beklenen anayasa metni, İngiltere'de referanduma sunulacak mı, sunulacaksa ne zaman? Bunun cevabını bugün Başbakan Tony Blair parlamentoda verecek.

Başbakanlık kaynakları birkaç gündür Blair'in yıllardır reddettiği referandum seçeneğini artık kabule yanaştığını basına sızdırıyor.

Resmi bir açıklama hala yapılmamış olsa da, Blair'in referandum kararı verdiği artık bir veri kabul ediliyor. Medya ve siyasetçiler yoğun biçimde bu konuya odaklanmış durumda. Financial Times'ın birinci sayfasındaki habere bakılırsa, Avrupalı siyasetçiler de Blair'in kararını ve nasıl uygulanacağını yakından izliyor.

Avrupa Birliği yetkililerinin referandum kararını kaygıyla karşıladığını anlatan gazete Fransa'da bir bakanın, halkoyuna başvurmanın zorluklar çıkaracağını söylediğini bildiriyor. İsmi açıklanmayan bakan, "Birleşik Krallık kamuoyunun referandumda sorulandan başka bir soruya cevap vermesi tehlikesi" olduğunu belirtiyor.

Financial Times, İngiltere'de referandum yapılırsa, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın da aynı yolu izlemesi için baskı altına girebileceğini de belirtiyor. Avrupa Birliği'nin yeni bir anayasası olmasına başından beri karşı çıkan Muhafazakar Parti yönetimi, referandumun bu yıl içinde gerçekleşmesini istiyor.

Blair'in ise, referandumu, bir yıl sonraki genel seçimlerin ardından yapmayı tercih ettiği belirtiliyor. Almanya'da Süddeutsche Zeitung, Blair'in, Avrupa Birliği karşıtlarının baskısıyla referanduma mecbur kaldığını yazmış. Bu baskının, muhalefetteki bazı partilerle, çok satan basın organlarından geldiğini belirtiyor.

Alman gazetesine göre bu kesimin amacı, anayasa projesini baltalamak, bu sayede Avrupa idealine temelinden zarar vermek. Tony Blair'in, ülkesini Avrupa'ya taşıyan lider olma hedefinden, böylece daha da uzaklaştığını vurguluyor.

Alman gazetesi, Avrupa karşıtlığının, Britanya adasından beklenecek boyutların bile çok ötesine taştığını yazıyor. Yine Almanya'dan Die Welt, referandum yapmanın şeytanla ittifak yapmak olacağını, Blair'in, seçmenlerin derin çekincelerini aşıp da referandumu nasıl kazanacağının belli olmadığını bildiriyor.

Bu gazeteye göre, İngiltere halkı Avrupa Birliği'nden çıkmak istemiyor ama Brüksel'de alınan kararların ağırlığının artmasına da karşı.

İspanya'nın yeni başbakanı, seçmene verdiği sözü tutarak hata mı ediyor? Frankfurter Allgemeine Zeitung bu görüşte. Jose Luis Rodriguez Zapatero'nun Irak'taki askerlerini çekme vaadini, terörizmi yüreklendirmemek gerekçesiyle geri alabileceğini yazan gazete, oysa bunun aksini yaptığını, Irak'tan kaçış tablosu çizdiğini belirtiyor.

İngiltere'den Times, Zapatero'nun Birleşmiş Milletler'de Irak konusunda yeni bir anlaşmaya varılacağı umudunu kaybettiğini belirtiyor ve bu tezi reddediyor.

Aksine, Irak'taki işgal koalisyonu ile Birleşmiş Milletler arasındaki işbirliğinin son günlerde daha da arttığını belirten Times, "Başkaları da İspanya gibi Irak'tan çekilmeye başlarsa, Irak'ın yeniden inşası ve dolayısıyla halkı zarar görecek" diye yazmış. İspanya'nın Irak'tan çekilmesini "onursuzca" diye nitelendiren gazete, Irak'ın daha parlak bir geleceğe kavuşması için gerekli çabaların engellenemeyeceğini de belirtiyor.

Almanya'dan Die Tageszeitung, aksini savunuyor. İspanya'nın teröristlere boyun eğdiği iddiasının, yeni bir masal, hatta yeni bir yalan olduğunu yazan gazete, yeni başbakanının İspanya'yı daha önce terk ettiği ilkelere geri döndürdüğünü belirtiyor.

Bu ilkelere örnek olarak da gazetenin ifadesiyle, Avrupa Birliği'nin en önemli ülkeleriyle, Arap ülkeleriyle, Akdeniz ve Latin Amerika ülkeleriyle ortaklığın sürdürülmesi olduğunu vurguluyor.

Der Tagesspiegel, Zapatero'nun Birleşmiş Milletler'den 30 Haziran'a kadar yetki alınırsa, askerlerini çekmeyeceği sözü verdiğini, şimdi çekilme kararı alınca da, Güvenlik Konseyi üyelerini zor durumda bıraktığını anlatıyor.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik