|
25 Mart 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz gazeteleri bu sabah farklı konuları manşete çıkarıyor...
Daily Telegraph İngiltere Başbakanı Tony Blair'in Libya ziyaretini değerlendiriyor. Gazeteye göre bu gezi ile Libya lideri Muammer Kaddafi yeniden uluslararası topluluğun parçası oluyor. Gazeteye göre Blair'in bugünkü Trablus ziyareti ile iki ülke arasındaki 20 yıllık güven bunalımına son verilmiş olacak. Gazete petrol devi Shell şirketinin Libya'da doğalgaz arama anlaşmasını tamamlamak üzere olduğunu, savunma sanayiinde faaliyet gösteren British Aerospace'in de sivil ihaleler için arayış içinde olduğunu, bunları zaman içinde savunma projelerinin takip edebileceğini belirtiyor. Guardian da, İngiliz şirketleri büyük Libya ihaleleri için sırada, diyor. Guardian, üzerindeki bombaları patlatmadan İsrail askerleri tarafından durdurulan Filistinli çocuğun fotoğraflarını da birinci sayfasından veriyor. 'Ölmek istemeyen bombacı' başlıklı fotoğraf serisinde, 14 yaşında olduğunu söyleyen Filistinli çocuk, üzerinde bombalı yelek, elleri başının üzerinde, daha sonra külotuna kadar soyunmuş ve İsrail askerlerinin önünde diz çökmüş halde ve arkasında İsrail asker ve araçlarıyla üzerine bir kaç beden büyük parka içinde görüntüleniyor. Financial Times'ın manşetine göre, Beyaz Saray terör saldırıları hakkında uyarılmıştı. Gazete, eski Beyaz Saray terörle mücadele yetkilisinin konuyla ilgili parlamento komisyonuna verdiği bilgileri aktarıyor. Habere göre, eski yetkili Richard Clarke komisyona, 11 Eylül saldırılarından bir hafta önce, Bush yönetiminin El Kaide karşısında başarısız kaldığını ve gerek yurtiçi gerekse yurtdışında yüzlerce Amerikalının ölebileceği uyarısında bulunduğunu söyledi. Times 'ölümcül kalp krizlerine son' başlığını atıyor; gazeteye göre 2013 yılına kadar, 65 yaş altı kimse kalp hastalığından ölmeyecek. Dev bir kalp fotoğrafının eşlik ettiği habere göre, 1990'dan bu yana tedavilerde ilerleme ve hayat tarzında değişiklik nedeniyle, 65 yaş altı kadın ve erkeklerde koroner kalp rahatsızlıklarından ölüm yarıya inmiş. Habere eşlik eden karikatürde, hastanenin kalp hastalıkları birimi önünde gözyaşları içinde bir kadın yanıbaşındaki hemşireye 'vergi borcu bildirimi eline geçene kadar, kocam turp gibiydi' diyor. Yine İngiliz gazetelerinden Independent, 'bir petrol devinin ihaneti' başlığı altında, Exxon şirketinin 15 yıl önceki çevre felaketinin hesabını hala vermediğini bildiriyor. Habere göre, 1989 yılında güney Alaska'da denize sızan petrolün yol açtığı çevre felaketinin sorumlusu olan Exxon şirketi, bölge halkına verdiği sözleri aradan geçen 15 yılda tutmamış. Gazete Exxon yöneticilerinden birinin hemen olay ardından, bölgenin balıkçılıkla geçinen halkına, koşulları eski haline getirme sözü verdiğini ancak ne bu sözün tutulduğunu, ne de tazminat ödendiğini bildiriyor. İspanyol gazeteleri, Madrid saldırılarında ölen yaklaşık 200 kişiye veda törenini değerlendiriyor. La Vanguardia Madrid'in bir günlüğüne dünyanın başkenti haline geldiğini yazıyor. ABC ise Madrid'ten dünyaya yeni terörle mücadele ruhunun yayılması arzusunu dile getiriyor. La Razon da başmakalesine 'Ortak Acı' başlığını atıyor; gazete yeni başbakanın Amerikan dışişleri bakanına, İspanya'nın terör tehdidini öncelikli konulardan biri olarak görmeye devam edeceğini söylemesinin çok önemli olduğu yorumunu yapıyor. Gazeteye göre, yeni başbakanın açıklaması, teröristlerin zafer havasına girmesini önlemeye yönelik bir adım. Barselona'da yayınlanan El Periodico ise, yeni başbakanın dün uluslararası liderlerle yaptığı toplantının, önümüzdeki günlerde kendisini bekleyen sorunlar açısından bilgilendirici bir görüşme olduğunu belirtiyor. Gazetele göre, yeni başbakan şimdi siyasi gücünü gösterme ve uluslararası itibar sağlama göreviyle karşı karşıya. La Vanguardia da, İspanya'nın yeni başbakanı ile Amerikan dışişleri bakanı arasında gözlemlenen olumlu havanın, Birleşmiş Milletler'in Irak'taki siyasi ve askeri rolünde ciddi değişiklik yapacak türden kararlara yansıması gerektiği yorumunu yapıyor. Alman Sueddeutsche Zeitung, Madrid'te 11 Mart'ta yapılan saldırıların, Avrupa çapında terörle mücadelenin ötesine giden bir birliğin önünü açabileceği yorumunu yapıyor. Gazete, 'bu olay tüm başkentlerde Avrupa anayayasına ilişkin anlaşmazlıklara son vermeyi sağlayacak siyasi enerjiyi açığa çıkarmalı' diyor. Gazete, İspanya ve Polonya'nın bu yönde attığı son adımları memnuniyetle karşılıyor. Diğer bir Alman gazetesi Frankfurter Allgemeine, Cumhurbaşkanı Johannes Rau'nun Cibuti gezisinin terör tehdidi nedeniyle ertelenmesini değerlendiriyor. Gazeteye göre bu olay, batı karşıtı terörün hedef ayrımı yapmadığını gösteriyor. Gazete Almanya'nın 'evrensel' değerlere sahip liberal bir demokrasi olduğu için, islamcı terörün hedefi haline geldiğini ileri sürüyor. Tagesspiegel de 'islamcı terör hedeflerini tahmin edilebilir ve özellikle de batılı ahlaki kategorilere göre seçmiyor' diyor. Ancak gazeteye göre, Almanya cumhurbaşkanının gezisinin ertelenmesine yol açan tehdidin akılcıl açıklaması, Rau'nun aralarında Nijerya da olan, bir dizi Afrika ülkesini şeriata hoşgörü göstermeleri nedeniyle eleştirmesi olabilir. Macar gazetesi Nepszabadsag ise Irak'taki koalisyon güçlerinin geri çekilmesinin, terörle mücadelede 'ölümcül bir mesaj' olacağı yorumunu yapıyor. 'Kavgadan kaçmak en akıldışı karar olur' diyen gazeteye göre, 'biz size dokunmayalım, siz de bize dokunmayın' mesajı verilerek, 'terörü Amerika'nın şahsi sorunu kılarak, biz paçamızı kurtaralım' denmiş olur. Bu tavrın kısa dönemli bir bakış açısı olduğunu ve bunun tüm batı uygarlığı için ölümcül sonuçları olacağını yazıyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||