|
23 Mart 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Hamas'ın dini lideri Şeyh Ahmet Yasin'in dün İsrail tarafından öldürülmesi gazetelerin ortak uluslararası konusu...
İngiliz gazetelerinden Times 'Ölüm ve İntikam Günü' başlığının altında, Hamas'ın misilleme yapmasının beklendiğini belirtiyor. Gazetenin bir kaç sayfa birden ayırdığı konuya ilişkin başlıklardan bir kaç örnek şöyle: 'Çölün karanlığından cehemnem ateşi geliverdi', 'Militan lider en kolay hedefti' ve 'Şeyhin öldürülmesini sadece Amerika kınamadı'... Times'ın makaleler sayfasındaki bir yazıda ise 'nefret şeyhinin öldürülmesine boşa göz yaşı dökmeyin' deniyor. Michael Gove imzalı yazıda, Şeyh Yasin'in Naziler kadar Yahudi karşıtı olduğu ileri sürülüyor. Independent'ın başlığı ise 'İntikam Çığlığı'... Şeyh Yasin'in Hamas dışında da saygı gördüğünü belirten gazetenin Gazze'deki muhabiri, 'bu adam karizmatik bir dini lider miydi yoksa ödünsüz bir şiddet kışkırtıcısı mı' diye soruyor. Muhabire göre saldırı Hamas'ı güçlendirmekten başka işe yaramayacak. Independent'ın Ortadoğu muhabiri Robert Fisk ise, 1989 yılında İsrailliler tarafından ömür boyu hapse mahkum edilmiş olan Şeyh Yasin'in 1997'de, şu anda iktidarda bulunan Likud partisinin sertlik yanlısı isimlerinden biri olan, Binyamin Netanyahu'nun başbakanlığı sırasında serbest bırakılmış olmasını garip bulduğunu belirtiyor ve şu soruyu soruyor: 'madem bu ihtiyar din adamı bir devlet cinayeti işlemeyi gerektirecek kadar tehlikeli biriyse, niye o zaman serbest bırakıldı?'... 'Kanlı intikam çağrısı', Guardian'ın başlığı böyle. Gazetenin Gazze'deki muhabiri, islam üniversitesinde ders veren Adil isimli birinin şu sözlerini aktarıyor: 'sen hiç bir ölünün yürüdüğünü gördün mü; İsrailliler ölüsü dirisinden daha çok İsrailli öldürebilen birinin olduğu görecek, o kişi de Şeyh Yasin'... Guardian, siyasi, askeri ve sembolik açıdan Yaser Arafat'tan sonra en önemli Filistinli olarak nitelediği Şeyh Yasin'in öldürülmesine misilleme olarak, Hamas'ın dalga dalga intihar saldırıları planladığını bildiriyor. Ancak gazeteye göre, El Kaide türü bir 'mega-saldırı' silah yetersizliği yüzünden yapılamayabilir. Yine bir İngiliz gazetesi Daily Telegraph da 'Arapların intikam haykırışları göğü doldurdu' diyor. Gazete saldırı mahalline ilk ulaşanlardan olduğunu belirttiği bir Filistinlinin şu sözlerini aktarıyor: 'Şeyh Yasin'i hiç bir zaman unutmayacağım, onu severdik, ama ardından başkası gelecek, onun ardından da bir başkası'... Gazetenin diplomasi editörüne göre de, İsrail yönetimi yüksek riskli bir starteji yürütüyor ve Şaron da bunun farkında. Yazıda, İsrail Hamas'ı elinden gelenin en kötüsünü yapmaya kışkırtıyor çünkü zaten bu örgütün elinden gelen her türlü kötülüğü yaptığını düşünüyor, deniyor. 'Militanın öldürülmesi nedeniyle İsrail kınandı' başlığını atan Financial Times Avrupa Birliği dışişleri bakanlarının ortak açıklamasından şu bölümü aktarıyor: 'yasal süreç dışı öldürmeler uluslararası hukuka aykırıdır ve terörle mücadelenin kilit unsurlarından biri olan hukukun üstünlüğü kavramını baltalamaktadır'. Gazetenin makaleler sayfasında yer alan Geoffrey Aronson imzalı yazıda da 'Yasin'in ölümü hiç bir şeyi halletmeyecek' deniyor. Alman Sueddetsche Zeitung İsrail'in, bir çoklarının hala Hamas'ı kontrol altında tutabilecek tek kişi olarak gördüğü birini öldürdüğünü yazıyor. Gazete, 'Şeyh Yasin kördü ama siyasi gerçekleri görebiliyordu artık Hamas'ın dizginleri boşaldı' diyor. Şeyh Yasin suikastiyle, kısa dönemde İsrail'in mücadele etmek istediği terörü alevlemiş olduğu yorumunu yapan gazeteye göre, bu suikasti gözü dönmüş bir intikam saldırısı gibi görmemek lazım çünkü İsrail hükümeti ne yaptığını bilir bir havada... Avusturya gazetesi Die Presse ise Şeyh Yasin suikastinin arkasında akılcı bir politika olmadığının, bunun bir intikam girişiminden ibaret olduğu kanısında. Gazeteye göre suikast, 'içinde geri tepmesi kaçınılmaz şiddet tohumları taşıyan dar görüşlü bir eylem'. Gazeteye göre Ortadoğu'nun sorunu politikanın, pazarlığın ve üst düzey diplomatik becerinin olmayışı. Fransız gazetesi Liberation da uluslararası toplumun Ortadoğu sorununu çözmeye yardım girişiminde bulunmamasını kınıyor. Gazeteye göre yaklaşık yirmi beş yıl önce Mısır ile İsrail arasında imzalanan barış anlaşmasının yarattığı umutlar, acımasız biçimde boşa çıktı. Gazete bir 'şehit' daha yaratarak İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un daha fazla kan dökülmesinden başka işe yaramayacak politikasına sadık kaldığını yazıyor ve 'bir çeyrek yüzyıl daha beklememiz mi gerekecek?' diye soruyor. Macar gazetesi Nepszabadsag Şeyh Yasin suikastinin İsrail'in işine yarayacağından kuşkulu. Saldırının islam aleminin yanısıra Avrupa ve Amerika'da da tepki çektiğini belirten gazete, 'Hamas liderinin ölümü ardından İsrail halkının rahat bir nefes alamayacağını gösteren işaretler var' diyor. İsrail'in dost ülkelerden bu düzeyde tepki beklemediği yorumunu yapan gazeteye göre, 'uygar ülkeler, başka açılardan demokratik toplumlar ailesine ait olan bir ülkenin, teröristlerin yöntemlerini kullanmasını kabul edilemez buluyor'. Slovak gazetesi Pravda suikastin Ortadoğu'da durumu iyice karıştırdığı görüşünde. Gazeteye göre, Yasin'in öldürülmesinden tek karlı çıkan taraf, binlerce yeni takipçi bulacak olan Hamas olacak. Gazeteye göre, ideolojik ve ahlaki açıdan daha lekesiz görülen Hamas sonunda, yolsuzluğa bulaşmış olarak görülen Yaser Arafat liderliğindeki Filistin Ulusal Yönetimi'ne galebe çalacak. Gazete, herhalde Şaron'un istediği sonuç bu değildir, diyor. İsviçre gazetesi Der Tagesanzeiger 'sabah namazından yeni çıkmış, tekerlikli sandalyede birine lazer güdümlü roket atmak - sıradan bir insanı kahraman yapmak için bundan fazlasına ihtiyaç yok' diyor. Gazete 'acaba Şeyh Yasin'e yönelik suikast, Yaser Arafat'a yapılacak saldırının provası mı' diye soruyor. Gazeteye göre, İsrail bundan sonraki tepkiyi kontrol altına alabilirse, Arafat'ın da günleri sayılı demektir. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||