BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 22 Mart, 2004 - TSİ 05:50
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
22 Mart 2004 Basın Özeti
İngiliz gazetelerinin öne çıkan uluslararası konusu Irak savaşı ve El Kaide tartışmaları...

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Independent, eski Amerikan başkanlarından Jimmy Carter'la yapılan mülakatı manşetinden duyuruyor. Gazete 2002 yılı Nobel Barış Ödülü sahibi Carter'ın, Irak'a saldırı nedeniyle Bush ile Blair'i sert biçimde eleştirdiğini ve 'yalanlar veya yanlış yorumlar' temelinde savaşa gidildiğini söylediğini aktarıyor. Carter'a göre Blair, Bush'un babasının başlattığı savaşı bitirme arzusuna kendisini teslim etti, bu arzunun kendi sağduyusunu gölgelemesine izin verdi. Carter'ın, savaş öncesinde de, tek taraflı saldırıya muhalafetini dile getirdiğini belirten Independent, eski başkanın Amerika'nın küresel egemenlik alanı yaratma yetkisi olmadığını söylediğini de kaydediyor.

Guardian'ın yine birinci sayfasında yer verdiği bir habere göre de, Başkan Bush, Beyaz Saray terörle mücadele koordinatörünü 11 Eylül saldırıları ile Irak arasında ilişki olduğuna dair kanıt bulmaya zorlamış. Geçen yıl emekli olan uzman Richard Clark, Başkan Bush'un bu yılki başkanlık kampanyasına terörle mücadeleyi temel almasının kabul edilemez olduğunu, çünkü Bush'un başkan olduktan sonra, aylarca bu konuyu gözardı ettiğini ileri sürüyor. Bush'un terörle mücadele alanında berbat bir performans sergilediğini ileri süren emekli Beyaz Saray yetkilisine göre, Bush zamanında harekete geçmiş olsaydı, 11 Eylül saldırıları belki önlenebilirdi.

Times'ın manşet haberine göre, 'uyuşturucu verilen Iraklılar, beyinleri yıkanarak, bin Ladin için ölüme gönderildi'. Gazete Irak polisinin, gençlerin beyinlerinin Usame bin Ladin'in vaazlarıyla yıkanıp, uyuşturucu maddeler etkisinde eyleme gönderildiği iddiasını bildiriyor. Gazeteye göre, Irak dışından radikal islamcılar kurdukları ağ sayesinde, operasyonlarını finanse edebilmek için, Irak sınırından Suudi Arabistan'a uyuşturucu sokuyor. Gazete, Kerbela emniyet müdürünün, 'Arabistan sınırını korumak Allah'a kaldı' dediğini aktarıyor.

Daily Telegraph ise, Pakistan'ın El Kaide elemanlarının sığındığı düşünülen sınır bölgelerindeki operasyonlarının, yerel aşiret liderleri tarafından 'Amerika'nın gözünü boyama girişimi' olarak nitelendiğini bildiriyor. Gazete, parlamento üyesi de olan, Mevlana Halilürrahman adlı aşiret reisinin, bölgelerinde yaşayan 'yabancı kökenli savaşçıların' Sovyetler Birliği'ne karşı savaşırken, islam kahramanları olarak görüldüğünü, şimdi ise Amerika ve Pakistan lideri Müşerref'in bu kişileri terörist olarak adlandırdığını söylediğini belirtiyor.

Financial Times'ın dış haberlerinden biri ise Kıbrıs sorununa çözüm arayışlarıyla ilgili...

Tayyip Erdoğan ve Rauf Denktaş'ın fotoğraflarının eşlik ettiği haberde, Avrupalı liderlerin Annan planı üzerinde anlaşma sağlanamamasının ciddi sonuçları olacağını söylediği belirtiliyor. 'Kıbrıslı Rumların kaygıları birleşme umudunu gölgeliyor' başlıklı haberde, Rumların Annan planına artan muhalefetinin Amerika, İngiltere ve Avrupa Birliği üyesi bazı ülkeleri giderek daha çok kaygılandırmaya başladığı bildiriliyor.

Financial Times, Kıbrıs görüşmelerini yakından izleyen diplomatlara dayandırdığı haberinde, Rum lider Tassos Papadopulos'un halkını, 20 Nisan'da yapılması planlanan halkoylamasına hazırlamamakla suçlandığını belirtiyor. Gazete, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın da hassas bir denge politikası yürütmeye çalıştığı yorumunu yapıyor. Kıbrıslı liderler arasındaki görüşmelerde sonuca varılamamasının, hem Ankara hem de Atina'da kaygıya yol açtığını belirten gazete, Yunanlı yetkililerin Rum görüşmecilerin adadaki görüşmeleri tıkama taktiklerine başvurmalarından rahatsız olduklarını bildiriyor.

Independent ise Birleşmiş Milletler'in, bir yandan adadaki bölünmeyi sona erdirme çabaları sürdürürken, bir yandan da iki kutsal mekanı restore etmeye çalıştığını bildiriyor. Bunlar adanın Türk kesimindeki Havari Andreas Manastırı ile Rum kesimindeki Hala Sultan Camii. Gazeteye göre bu iki kutsal mekanı restore etme girişimleri anlaşmazlıklar yüzünden sürekli sekteye uğruyor.

Fransız gazetelerinin öne çıkan konusu ise dün yapılan yerel seçimler...

Sol kanat partilerin iktidardaki merkez-sağdan, altı puan kadar daha çok oy aldığı seçimde, Le Figaro'ya göre 'sağ cezalandırıldı'. Seçim sonucunu Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın merkez sağ partisi için ciddi bir uyarı olduğu yorumunu yapan gazete, seçimin galibinin sol olduğunu yazıyor.

Le Monde ise yerel seçimlerin sağa karşı bir protesto oyu olduğu kanısında. Gazetenin seçim sonuçları açıklanmadan yayınlanan başyazısında, seçimin görev süresinin ortalarındaki Cumhurbaşkanı Chirac'ın performans değerlendirmesi olduğu yorumu yapılıyor. 2002'de seçilirken, 'Cumhuriyeti canlandırma' sözü veren Chirac'ın 'canlanma yerine sürüklenip gittiği' yorumunu yapan gazeteye göre, 'köktendinciliğin meydan okuduğu ve popülizmin baltadığı Chirac yönetimi, vatandaşlar arasında giderek artan bir umursamazlık, şüphecilik ve hatta reddedilmişlik duygusu yaratıyor'.

Diğer bir Fransız gazetesi Liberation'a göre de, yerel seçim sonuçları sağın birleşme umutlarına darbe vurdu. Gazeteye göre, 'Fransa'da siyasi coğrafyayı yeniden şekillendirecek ve iç muhalefeti susturacak tek bir sağ parti umudu, kayboldu'. Sonucun özellikle Başbakan Jean-Pierre Raffarin için bir yenilgi olduğu yorumunu yapan gazete, seçmenlerin mesajını aldığını göstermek için, Cumhurbaşkanı Chirac'ın Raffarin'i kurban ederek, başbakanlığa Sarkozy'yi getireceği tahmininde bulunuyor.

Fransızca yayınlanan İsviçre gazetesi Le Temps ise 'Fransızlar yeniden politikadan zevk almaya mı başlıyor acaba' diye soruyor. Oy verme oranının yüzde üç artmış olmasını önemli bir gelişme olarak değerlendiren gazete, partilerle seçmenler arasında bir uçurum olduğu yorumlarının asılsız çıktığını yazıyor. Halkın yerel yönetimlerin önemini farketmeye başlamış olabileceği yorumunu yapan gazeteye göre, 'oy verme oranının artışı parlamenter demokrasinin faziletlerine inananlar için mükemmel bir haber oldu'.

Alman gazetelerinin başlıca konusu ise Başbakan Gerhard Schröder'in boşalttığıSosyal Demokrat Parti liderliğine, Franz Müntefering'in seçilmesi...

Berliner Zeitung yeni liderin partiyi bir arada tutmaktan fazlasını pek yapamayacağını yazıyor.

Süddeutsche Zeitung'a göre ise Schröder'in kongre konuşması, Sosyal Demokrat Parti'nin çöküşünü ilan etmek için henüz erken olduğunu gösterdi.

Frankfurter Allgemeine de, partililere yakın olarak bilinen bir ismin liderliğine gelmesinin, parti saflarında rahatlama yarattığı yorumunu yapıyor...

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik