|
12 Mart 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Tüm gazetelerin ilk sayfalarında, Madrid'te, 190 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıların ürkütücü fotoğrafları var.
Times gazetesi, ilk sayfasındaki, Lime lime olmuş bir tren vagonu fotoğrafının hemen altında, görgü tanıklarının anlatımlarına yer vermiş. Bir ambulans şoförü şöyle diyor; "Vagon, balık konservesi gibi açılıvermişti. Her taraf kana bulanmıştı. İlk önce kimin yardımına koşacağımızı bilemedik". Independent'ın alıntığı yaptığı bir doktor ise şunları söylemiş; "Cesetleri taşırken üzerlerindeki cep telefonları hala çalıyordu. Cesetleri toplamak çok zor oldu. Hangi parçanın, hangisine ait olduğunu bilemedik" Gazetelerde patlamaların anlatıldığı sayfaları, saldırıyı kimin gerçekleştirmiş olabileceği tartışmaları izliyor. İspanya hükümetinin ETA'yı suçlamasını mercek altına alan Guardian, "Eğer saldırıların arkasında ETA varsa, bu ölümcül bir taktik değişikliğine işaret eder" diyor. Haberde, ayrılıkçı örgütün bir saldırı düzenlemeden önce uyarıda bulunduğu ve sivil hedefleri tercih etmediği hatırlatılmış. Bu verileri gözönüne alan bir terör uzmanı şu sonuca varıyor. "ETA yaptıysa, bu yeni bir saldırı anlayışına, ya da örgütün içinde beliren yeni bir kanada işaret eder. Buna ETA'nın devamı olan bir örgüt de denebilir" Financial Times'ta ise, ETA'nın sorumlu olduğu varsayımıyla ilgili farklı bir yoruma yer verilmiş. Avrupa'nın önde gelen terör uzmanlarından birine göre, ETA'nın üzerindeki giderek artan polis baskısı saldırının sebebi olabilir. "Örgüt son zamanlarda büyük darbeler yedi. İspanyol yetkililer de, sürekli, ETA'nın kökünün kazındığı yorumları yapıyorlardı. Böyle bir saldırı ile henüz bitmedikleri mesajını vermek istemiş olabilirler". Aynı haberde, İspanya Başbakanı Jose Maria Aznar'ın göreve geldiğinden bu yana örgüte karşı çok sert bir politika izlediği, özellikle de 11 Eylül'ün ardından bu mücadelenin daha da cesaretlendiği hatırlatılmış. Terör uzmanlarının, ETA konusunda benzer yorumlarından alıntılar yapan Independent, ETA ile igili geniş bir yoruma da yer vermiş. John Carlin imzalı yazıda, örgüt, dünkü saldırılardan bağımsız olarak sert bir şekilde eleştiriliyor. Şöyle diyor yazar; "ETA'nın ayrılıkçı hedefinin en aptalca yanı, "Bask iyidir, İspanyol kötüdür" ikileminden öteye gidememesi. Bask, İspanya'nın ekonomik olarak en güçlü bölgesi. Ülkede en iyi sağlık ve eğitim sistemi, en iyi altyapı, en iyi havaalanına sahipler, kendi parlamentoları, kendi polis güçleri ve hatta kendi bayrakları var. Daha fazla ne isteyebilirler ki. ETA budur işte, özgürlük mücadelesi adı altında delilik". Saldırının arkasında kimin olabileceğine ilişkin ikinci teori, yani El Kaide olması ihtimali de İngiliz gazetelerinde mercek altına alınmış. Guardian, saldırıyı El Kaide'nin üstlendiğini duyuruyor. Habere gösterilen kaynak, yani Londra'da yayınlanan El Kuds El Arabi gazetesinin, El Kaide'den aldığını söylediği mektupta şöyle deniyor. "Avrupa'nın kalbine sızıp, Haçlı ittifakının kalelerinden birini vurmayı başardık". Saldırıdan, "Ölüm Trenleri Operasyonu" olarak sözedilen mektubun altında "Abu Hafs el Masri Tugayları" adlı bir grubun imzası var. Saldırının arkasında hem El Kaide, hem ETA'nın bulunması ihtimali, İngiliz gazetelerine en korkutucu senaryo olarak yansımış. Financial Times,"Saldırganlar El Kaide'den ilham almış olabilirler" başlığını kullanmış. İngiliz terör uzmanlarına dayandırılan haberde, Avrupa'daki aşırı uçların El Kaide'nin yöntemlerini benimsemesi durumunda, polisin şimdiye kadar terörizme karşı kullandığı bütün taktiklerin çöpe gideceği yorumu yapılıyor. Bir uzman şöyle diyor; "Eğer sorumlusu ETA ise bu saldırı bize şunu anlatıyor. Artık aşırı milliyetçi grupların, eskiden olduğu gibi, saldırıları önceden haber vermesini, ekonomik hedefleri seçmesini, can kaybına yol açmamaya dikkat etmesini bekleyemeyiz" Guardian'a konuşan yorumcular ise aynı görüşü, farklı gerekçelerle savunuyorlar. Bir uzman saldırıyı şöyle yorumluyor. "ETA kısmen bitirilmiş olsa da, radikal bir çekirdek grup kurtulmayı başardı ve bu grubun, bildiğimiz ETA'nın aksine, yüzlerce insanı öldürmek konusunda hiçbir çekincesi yok. Muhtemelen, El Kaide'yi örnek alıyorlar. Sebebine gelince. Basının ilgisini çekmenin en iyi yolunun bu olduğunu gördüler". Independent'ın görüşlerine yer verdiği bir uzman ise şu yorumu yapmış; "Artık tüm dünyada teröristlerin hedeflerine giden yolda daha cesur oldukları görülüyor. Daha büyük zarar vermek, daha çok kayıba neden olmak ve insanları daha büyük dehşete sürüklemek istiyorlar. Amaç, kamuoylarının ilgisini daha fazla çekmek ve hükümetleri reaksiyona zorlamak". İngiliz gazetelerinde öne çıkan bir unsur da, benzer bir saldırının İngiltere'de yaşanması endişesi. Daily Telegraph, "Buradaki trenlere de saldırabilirler mi?" başlığını kullanmış. Haberde, terörist grupların bu amaçla, 2 yıl boyunca, demiryolu ağının potansiyel hedeflerini incelediği söyleniyor. Gazete, bir polis yetkilisinin, şimdiye kadar alınan bomba ihbarlarını yorumlayış tarzını haberine temel almış. "İstasyonlarla ilgili bu sahte ihbarlar sayesinde, insanların tehlike geçene kadar nerede toplanıp bekleyeceklerini saptamak istiyorlar. Amaç, en büyük can kaybına nasıl yol açabileceklerini saptamak". Times gazetesi de, İngiliz iç istihbarat örgütü MI5'ın, hükümeti bir süredir, İngiltere'deki metro ağına yönelik benzer bir saldırı karşısında uyardığını duyuruyor. Böyle bir saldırının önlenmesinin zorluğu, bir yetkilinin şu sözleriyle anlatılmış. "Bunu önlemenin tek yolu, her istasyonun girişine, güvenlik kapıları ve x-ray cihazları yerleştirmektir. Bu, uzun kuyruklara yani kaosa neden olacaktır. Toplam 275 istasyonda, hergün metroyu kullanan binlerce insanı nasıl kontrol edebilirsiniz ki?" |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||