|
25 Şubat 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Gazetelerin değerlendirdiği uluslararası konulardan biri Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik girişimi...
İngiliz Financial Times'Brüksel Türkiye ile üyelik görüşmelerine başlama konusunda yumuşuyor' diyor. Gazete diplomatlara dayandırdığı haberinde, Avrupa Komisyonu'nun Türkiye'nin görüşmelere başlama isteğine desteğe eğilimli olduğunu belirtiyor. Gazeteye göre, Türkiye'nin lehine bu eğilimin arkasında, Kıbrıs sorununa 1 Mayıs'a kadar çözüm bulunabileceği beklentisi yatıyor. Financial Times bunun, Ankara'nın reform sürecine bağlılığına duyulan güvenin arttığının da bir işareti olduğunu yazıyor. İngiliz gazetesi bir Avrupalı diplomatın şu sözlerini aktarıyor: 'bunun başka yolu yok; görüşmelere başlamaktan kaçınmak imkansız'... Gazete, konunun birlik üyeleri arasında yoğun biçimde tartışılacağını belirtiyor ve bir diplomatın görüşmelerin başlaması durumunda, Türkiye'nin 2015'e kadar Avrupa Birliği üyesi olacağı tahmininde bulunduğunu kaydediyor. Fransız gazetesi Le Monde ise, mayıs ayında Avrupa Birliği'ne girecek ülkelerin yol açabileceği göç sorunlarını değerlendirdiği yazıda, 70 milyonluk Türkiye'nin birliğe girme ihtimalinin bu konudaki tartışmayı iyice zorlaştırdığını belirtiyor. Gazete, Türkiye'nin üyelik girişimine desteğini daha yeni tekrarlayan Almanya Başbakanı Gerhard Schröder'in, Alman halkının çoğunluğunun buna karşı olduğunu da bildiğini kaydediyor. Schröder'in Türkiye gezisi sırasında dile getirdiği desteği değerlendiren, İsviçre gazetesi Tribune de Geneve, Almanya başbakanının bu açıklama ile Amerika ve İngiltere başta olmak üzere, Avrupa'da siyasi bütünleşmeye karşı olan ülkelerin görüşünü dile getirmiş olduğu yorumunu yapıyor. Gazete, Schröder'in gerek Türkiye ile ticaret hacmi gerekse Almanya'da yaşayan Türk topluluk açısından, ülkesinin çıkarlarını gözardı edemeyeceğini yazıyor. İsviçre gazetesine göre Almanya başbakanı, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın tam üyelikten başka hiç bir formülü kabul etmediği gerçeğini de gözardı edemez. Gazete, Avrupalı liderlerin şimdiye dek Türkiye'ye çok fazla vaadlerde bulunup, fazlasıyla muğlaklık yarattığını bu yüzden de şimdi Türkiye ile sürtüşme riskini alamayacakları yorumunu yapıyor. Alman gazetesi Die Tageszeitung Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik konusunda daha gerçekçi bir çizgiye ulaştığı yorumunu yapıyor. Gazete Schröder'in ziyareti sırasında Başbakan Erdoğan'ın Türkiye'nin birliğe üyelik tarihinin reformların hızına bağlı olduğunu kabul ettiğini belirtiyor. Gazete Türk politikacıların şimdi, üyelik tarihi hakkında tahminler yapmaktan ziyade, üyelik sürecinin kendisine daha fazla ilgi göstermekte olduklarını yazıyor. Avrupa gazetelerini ortak konularından biri de El Kaide'ye ilişkin tartışmalar... İngiliz gazetelerinden Times, 'av sürerken, El Kaide lideri Amerika'ya tehditler savuruyor' diyor. Gazete, Pakistan ordusunun bu ülkedeki El Kaide hedeflerine saldırısı sürerken, örgütün iki numaralı ismi Ayman el Zevahiri'ye ait olduğu düşünülen bir ses bandının Arap televizyonlarından duyurulduğunu bildiriyor. Gazete, Zevahiri'nin konuşmasında Başkan Bush'un geçen ay yaptığı bir konuşmada, El Kaide liderliğinin üçte ikisinin yakalandığı veya öldürüldüğü iddiasını yalanladığını belirtiyor. Alman gazetesi Der Tagesspiegel, Zevahiri'nin Fransa'ya yönelik eleştirilerini ise örgütün bütün Batı'ya düşmanlığını gösterdiğini yazıyor. Gazete, Zevahiri'nin Fransa'nın devlet okullarında başörtüsünü yasaklama girişimine ilişkin sözlerinin, bu ülkeye yönelik ciddiye alınması gereken bir terör tehdidi olarak kavranması gerektiğini belirtiyor. Diğer bir İngiliz gazetesi Daily Telegraph, Amerikan merkezi istihbarat servisi CIA'nın başkanının terörle mücadelenin sürüp gideceğini söylediğini bildiriyor. Gazete, CIA başkanının, Amerika'nın operasyonlarının El Kaide liderliğini büyük darbe vurduğu ve Pakistan, Yemen ile Suudi Arabistan'daki güvenlikli bölgelerini ortadan kaldırdığı iddialarını da aktarıyor. Gazeteye göre, bu iddialara karşın, CIA başkanı radikal islamcılığın gözle görülür bir gelecekte Amerika'nın başına dert olmaya devam edeceğini söylüyor. Independent'taki bir habere göre ise Almanya, 11 Eylül saldırganlarından birinin ilk adı ve telefon numarasını, saldırıdan iki buçuk yıl önce CIA'ya verdi ancak Amerikalılardan bir yanıt alamadı. Gazete, bir kaynağın Almanya'nın verdiği ipucunun pek önemli olmadığını ve bu tür bilgilerin genelde işe yaramadığını söylediğini de aktarıyor. Rusya cumhurbaşkanı Vladimir Putin'in başbakanı görevden alma kararı, Avrupa gazetelerinde öne çıkan uluslararası konulardan bir diğeri... Alman Die Welt, Putin'in bu hareketle önde gelen sanayicilere iplerin kimin elinde olduğunu göstermek istediği yorumunu yapıyor. Gazeteye göre, görevden alınan Başbakan Mihail Kasyanof, oligarklar diye anılan, büyük işadamlarının yönetimle bağlarını sağlayan kişiydi. Gazete, Putin'in bu çevrelerin para gücüyle hükümet kararlarını etkileyebilmesinden uzun zamandır rahatsız olduğunu belirtiyor. Berliner Zeitung'a göre de, Putin'in adımı 'göz kamaştırıcı bir kararlılık örneği'. Alman gazetesi, Rusya cumhurbaşkanının kararını yetmiş kelimeden ibaret bir açıklama ile duyurduğunu ve görevden aldığı başbakana teşekkür etmeye bile gerek duymadığını kaydediyor. İngiliz gazetesi Guardian manşetinde ele aldığı göç ve iltica konulu haberinde, İngiltere içişleri bakanının konuya ilişkin krizin atlatıldığı ve ülkenin artık kontrollü ve yasal göçe hazır olduğu açıklamasına karşın, bazıları için sert bir mesaj olduğunu belirtiyor. Gazete, bakanlıktan yapılan son açıklamaya göre, İngiltere'de yıllardır kaçak yaşayan ve çalışan on binlerce Orta ve Doğu Avrupalı için 1 Mayıs'ta af ilan edileceğini bildiriyor. Gazete, İngiltere'ye iltica başvurularında keskin düşüş olduğunu, ancak Uluslararası Af Örgütü'nün reddedilen bazı başvurularda, hatalı karar alındığını ileri sürdüğünü kaydediyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||