BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 20 Şubat, 2004 - TSİ 06:04
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
20 Şubat 2004 Basın Özeti
Avrupa gazeteleri, Kıbrıs'ın 1 Mayıs'taki Avrupa Birliği üyeliğinden önce adanın bölünmüşlüğüne son vermek amacıyla Kıbrıslı Türk ve Rum toplum liderlerinin başlattığı görüşmeleri değerlendiriyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Times gazetesi, adadaki Türk ve Rum toplum liderlerinin Birleşmiş Milletler aracılığı ile müzakerelere başladıklarına işaret ederek, bu müzakerelerin çerçevesini çizen Birleşmiş Milletler planına göre, Kıbrıs'taki İngiliz askeri üslerinin varlığını sürdüreceğini yazıyor. Times'in Lefkoşe mahreçli haberinden, anlaşmaya varılması halinde adadaki yabancı askeri varlığın nasıl değişeceği değerlendiriliyor.

"Türkiye, Kuzey Kıbrıs'ta bulunan 35,000 askerinin önemli bir kısmını çekmek durumunda kalacak. Türkiye ve Yunanistan'ın adada altışar bin asker bulundurmasına izin verilecek. Ancak Türkiye'nin Avrupa Birliğine tam üye olmasıyla birlkte bu askerler de adadan çekilecek. İleride, Kıbrıs, yalnızca tek bir NATO üyesinin, İngiltere'nin askerlerine ev sahipliği yapacak. Kıbrıs'ın İngiltere için bu kadar önemli olmasının bir nedeni, adanın askeri istihbarat toplamadaki rolü. Bu istihbaratın önemli bir kısmının Amerika Birleşik Devletleriyle paylaşıldığı gözönüne alınırsa, bunun, Washington'un 'terörizme karşı mücadelesi'nde ne kadar değerli bir unsur olduğu anlaşılır."

Kıbrıs'taki askeri varlık Avrupa Birliği'ni de endişendirmişe benziyor. Guardian gazetesi Brüksel'in dünyada en fazla silah bulunan yerlerden biri olan Kıbrıs'tan, Avrupa Birliği'ne girmeden önce bu askeri unsurlardan arınmasını istediğini yazıyor. Guardian, haberinde, müzakerelerin başlamasına saatler kala, Kuzey Kıbrıs'ta Başbakan Mehmet Ali Talat'ın evinin önünde patlayan bombaya de değinmiş.

Almanya'nın Der Tagesspiegel Gazetesi de dünkü görüşmelerden sonra sert açıklamalar yaptıklarını söylediği Türk ve Rum toplum liderlerini "tehlikeli bir oyun oynamakla" eleştiriyor.

Financial Times gazetesi ise Kıbrıs'la ilgili haberinde Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ciddi bir risk aldığını yazmış.

"Erdoğan bu konudaki kesin tutumuyla, böyle bir koşul olmasa bile, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girme arzusunun adada bir çözüme bağlı olduğunu pratikte kabul etmiş oldu. Fakat Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği konusunu Kıbrıs meslesiyle bu kadar yakın bir şekilde ilişkilendirerek aynı zamanda da risk aldı. Muhalefet milletvekillerden Onur Öymen, hükümetin Kıbrıs konusunda büyük ödünler vermesi ve bunun karşılığında hiçbir şey alamaması halinde bu durumu kamuoyuna açıklayamayacağını söylüyor."

Independent gazetesi, seçimlerin İran İslam Cumhuriyeti'nin siyasi tarihindeki en ciddi krizlerinden birinin yaşandığı bir ortamda yapıldığını yazıyor. Independent'a göre, bu seçimlerin reform yanlısı Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin ve ülkede gerçek bir değişim yapma şansının sonu olabilir.

Financial Times gazetesi de Tahran'da yaşayan siyasi uzman Hüseyin Rassam imzasıyla İran'daki siyasi ortamı değerlendiren bir yazı yayınlamış.

"Bugünkü seçimler İslami Cumhuriyet'in tarihinde yeni bir dönem başlatıyor. Ülkenin yönetici kurumlarının meşruiyeti sorgulanıyor. Eski devrimcilerin yani şimdiki reform yanlılarının seçimlere girmeleri engellendi. Bir bölümüde bu durumu protesto ederek seçimlere katılmıyor. Ve İran halkı şimdi anlıyor ki 25 yıl önce zafer kazanan devrim şimdi kendi çocuklarının yok ediyor."

İngiltere gazeterinin hemen hepsinin ön sayfalarında, "terör suçu" işledikleri iddiasıyla Amerika Birleşik Devletleri'nin Guantanamo'daki askeri hapisanesinde tutulan dokuz İngiliz vatandaşından dördünün serbest bırakılması var.

Daily Telegraph gazetesinin de geniş yer ayırdığı haberin başlığı; "Serbest bırakılan İngilizler El-Kaide'den çok futbolla düşkündü." Independent ise aynı konuda yayınladığı haberde; "Mahkemeye çıkartılmadan neden bu kadar uzun süre göz altında tutuldular?" diye soruyor.

"Hükümetin dün yaptığı açıklama, gecikmiş bir açıklama olsa bile, serbest bırakılanların aileleri için iyi bir haberdi. Ancak bu geride kalan yüzlercesi için adaletin işleyeceğine dair pek fazla ilerleme sağlandığına işaret etmiyor. Onların mahkemeye çıkartılmadan göz altında kalmaları, demokrasi, adalet ve insan hakları adına terörizmle mücadele ettiğini iddia eden dünyanın en güçlü devleti için bir utanç kaynağıdır".

Terörizm tartışmaları şu sıralar İspanya'da da gündemi meşgul eden en önemli konu.

Financial Times gazetesi yorum ve analiz sayfasında, İspanya'daki ayrılıkçı ETA militanlarının ilan ettikleri Katalonya ile sınırlı ateşkesin, önümüzdeki ay yapılacak seçimler arefesinde ülkeyi sarstığını yazıyor.

Gazeteye göre, seçim kampanyalarının gündeminde artık ne ekonomik sorunlar ne de Avrupa Birliği'nin genişlemesi ile ülkenin karşılaşacağı problemler var.

"İspanya'nın gelecekteki başbakanının halkı Avrupa Birliği'nin genişlemesinden doğacak işsizlik gibi hoş olmayan sorunlara hazırlaması gerekiyor. Bu sorunların önemine rağmen, çok az sayıda politikacı ya da seçmen, seçim kampanyaları sırasında bu konulara ilgi gösteriyor. Siyasi tartışmaların merkezinde bir kez daha ETA, onun şiddet dolu geçmişi ve İspanya'nın kırılgan ülke bütünlüğü var."

Lahey'deki Savaş Suçları Mahkemesi'nde yargılanan eski Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç'in duruşması dün bir kez daha ertelendi. Independent gazetesi iç sayfalarında yer verdiği Paul Valley imzalı inceleme yazısında "On binlerce ceset, 296 şahit, otuz bin sayfa belgeye rağmen Belgrad Kasabı yine de soykırım suçundan aklanabilir" diyor.

"Eğer Miloşeviç bu temel suçlamadan temize çıkarsa bunun çok geniş yansımaları olacaktır. Hırvat Parlamentosu'na yeni seçilen Yale Universitesi'nden Tarih Profesörü Ivo Banac, 'Mahkemenin Miloşeviç'i soykırımdan suçlu bulmaması çok ciddi bir sorun yaratır. Çünkü bu, soykırım suçu tanımının çok belirli olması nedeniyle uygulanamadığını gösterir' diyor. Pulitzer Ödüllü yazar Samantha Power da Miloseviç'in aklanmasının soykırımla karşı karşıya kalan devletlerin harekete geçmemesi için bir neden oluşturacağını söylüyor."

Avrupalı bilimadamları Mars'tan sonra şimdi de bir kuyruklu yıldızı incelemek üzere bir uzay aracı fırlatmaya hazırlanıyor. Times gazetesinin haberine göre Avrupa Uzay Ajansı'nın Rosetta adlı uzay aracı Fransız Guyanası'ndan fırlatılacak. Times, Rosetta'nın, hedef olarak belirlenen kuyruklu yıldıza ulaşmasının on yıl süreceğini yazıyor.

"Proje üzerinde çalışan İngiliz uzmanlardan Ian Wright kuyruklu yıldızların dünyanın ve yaşamın gelişiminde çok önemli bir rol oynadıklarını söylüyor. Wright'a göre gezegenin oluşumu sırasında, dünyaya suyu kuyruklu yıldızların getirmiş olması tümüyle mümkün. Wright, kuyruklu yıldızların yapısında su ve organik moleküller bulunduğunu, bunun da ceşitli yaşam biçimlerinin oluşmasında rol oynadığını söylüyor."

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik