|
17 Şubat 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa basını, Almanya'da muhalefette bulunan Hıristiyan Demokratlar'ın lideri Angela Merkel'in Ankara ziyaretine geniş yer ayırmış.
Times gazetesi ziyareti değerlendirdiği haberinde, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Merkel'in Avrupa Birliği üyeliği yerine "imtiyazlı ortaklık" teklifine hayır dediğini belirtiyor. Gazeteye göre, Türkiye'nin Avrupa'daki geleceğine ilişkin tartışmaların Almanya'da derin görüş ayrılıklarına yol açması olasılığı yüksek. Türkiye'nin üyeliğine daha sıcak baktığı bilinen Şansölye Gerhard Schröder'in de hafta sonunda Ankara'yı ziyaret edeceğine dikkat çeken haber şöyle devam ediyor: "Schröder, Erdoğan'ın yaptığı reformları övecek ve özellikle de ölüm cezasının kaldırılmasının ve Kürtçe eğitim sözü verilmesinin Almanya'da yaşayan Türklerle Kürtler arasındaki gerginliğin yatışmasına yardımcı olduğundan bahsedecek. Türkiye'nin üyeliği konusunda Alman hükümetinin tavrı, Avrupa Komisyonu'nun Ekim ayında yayınlayacağı ilerleme raporuna bağlı. Eğer komisyondan olumlu bir rapor çıkarsa o zaman Şansölye Türkiye'ye görüşme tarihi verilmesi konusunda ağırlığını koyacak. Fakat buradaki asıl soru, diğer 24 üyenin nasıl bir tavır alacağı. Türk diplomatlar, Aralık ayında dönem başkanlığını devralacak olan Hollanda ile Avusturya ve Fransa'nın Türkiye'nin üyeliğine karşı çıktığını söylüyorlar." Times Gazetesi'nin Avrupa sayfasında yayınladığı Türkiye ile ilgili bir başka haberin başlığı ise "Zaten fedakarlık yapıyoruz, daha başka ne istiyorlar". İstanbul mahreçli haber, Türklerin Merkel'in "imtiyazlı ortaklık" önerisini nasıl karşıladıklarını anlatıyor: "İstanbul'da bir kafede dekoratör olarak çalışan 26 yaşındaki Erhan Tekin," Üyelik Türkiye'nin hakkı. İstediklerini yerine getirmek için çok çalışıyoruz," diyor. 28 yaşındaki inşaat işçisi Saadettin Coşkun da "Bir sürü fedakarlık yapıyoruz. Kıbrıs'ta bile taviz veriyoruz. Daha ne istiyorlar?" diye soruyor. Türklerin büyük bir çoğunluğu Avrupa Birliği'ne girmek istiyor. Ama bunun gerçekleşeceğine inanlar pek az. Simit satarak hayatını kazanan 23 Yaşındaki Fatih Keleş Brüksel'in Türkiye'nin üye olma arzusunu Ankara'ya istediğini yaptırmak için kullandığını düşünüyor." Alman muhalefet liderinin Türkiye ziyaretini Alman gazeteleri de değerlendiriyor. Die Tageszeitung gazetesi, Başbakan Erdoğan'ın başında bulunduğu Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Avrupa'daki muhafazakar ve Hıristiyan Demokrat partilerin şemsiye örgütü olan Avrupa Halk Partisi'ne kabul edilmesini istediğini yazıyor. Gazeteye göre, Türk siyasi partileri ie yakın ilişkileri bulunmayan Alman Hıristiyan Demokratlar buna sıcak bakıyorlar. Almanya'nın Süddeutsche Zeitung gazetesi ise siyasetçilerin kendilerini Türkiye'nin üyeliğine karşı ya da taraftar olarak tanımlamaları için vaktin henüz erken olduğunu belirtiyor. Gazetenin haberinde bir de uyarı var: "Bugün Türkiye ile ilgili bir karar verilmesi için zorlayanlar, Avrupa'yı gerçek bir sınava itebilir ve ülke içinde bir gerilime yol açabilirler. Bu durum örneğin Almanya'da topluma fazla gelebilir ve Türkiye'nin de tehlikeli bir şekilde Avrupa'ya yönelik hevesini kırabilir." Gazetelerde Avrupa Birliği'nin gündemindeki başka konulara da yer verilmiş. Örneğin Avrupa Komisyonu'nun yeniden yapılanması... Financial Times gazetesi, İngiltere Fransa ve Almanya'nın, yarın, Avrupa Komisyonu'nun çalışmalarının Avrupa ekonomisinin rekabet gücünü artırmak üzerinde yoğunlaştırılmasını hedefleyen yeniden yapılandırma önerilerini açıklayacağını söylüyor. Gazetenin haberinden kısa bir alıntı: "İngiltere Başbakanı Tony Blair, Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder ve Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın yarın Berlin'deki zirvede, Avrupa Birliği'nin endüstri ve yeni fikirler politikasına öncelik verecek şekilde görevlerin yeniden düzenlenmesi çağrısında bulunacaklar. Bu öneri daha küçük üyeler ile birliğe katılmaya hazırlanan ülkeler arasında üç büyüklerin kendilerine yeni şartları empoze etmeye çalıştıkları şeklindeki kaygıların yeniden ortaya çıkmasına yol açabilir. Üst düzey bir Alman yetkili Mayıs ayındaki genişlemeyle birlikte Avrupa Komisyonu üye sayısının 25'e çıkacağını ve o zaman önceliklerin etkin bir şekilde belirlenmesinin zorlaşacağını belirtiyor." Financial Times'ta yer alan bir başka habere göre, yarınki zirve toplantıısından önce altı Avrupa ülkesinin başbakanları, İngiltere, Fransa ve Almanya'ya Avrupa Birliği'nin sağlam bütçe politikalarına ve ekonomik reforma ihtiyacı olduğu uyarısında bulundu. Gazete, İtalya, İspanya, Hollanda, Portekiz, Polonya ve Estonya başbakanların uyarısının üç büyüklerin Avrupa politikalarının belirlenmesinde tekelinden memnun olmamalarının bir işareti olduğunu yazıyor. Avrupa Birliği ile ilgili haberlerden sonra Irak'a geçiyoruz. Guardian gazetesinin birinci sayfadan verdigi özel araştıma haberi; " Irak'ın petrol parası milletvekillerinin kampanyalarına harcandı" başlığını taşıyor. Habere göre, Birleşmiş Milletler'in Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'le yaptığı gıda karşılığı petrol anlaşması programından yasadışı çekilen paralar politikacıların Irak'a uygulanan ekonomik yaptırımların kaldırılmasına yönelik kampanyalarına harcandı. Guardian iç sayfalarında bu haberle ilgili olarak aralarında Birleşmiş Milletler ile Rusya, Güney Afrika, İsviçre ve Bulgaristan'dan şirket ve hükümet yetkililerinin isimlerinin bulunduğu bir listeye de yer vermiş. Guardian gazetesinde yer alan bir başka haberde Fransa'da yaşayan ve cinayet romanları yazan eski bir Kızıl Tugaylar örgütü üyesinin tutuklandığı ve sınırdışı edilmesinin söz konusu olduğu belirtiliyor. Haberde, 1990 yılından bu yana Paris'te yaşayan Cesare Battisti'nin geçen hafta tutuklanmasının protestolara yol açtığı belirtiliyor. Protestoların nedeni ise Fransa'nın sosyalist eski Cumhurbaşkanı François Mitterand'ın 1985 yılında, aşırı sol Kızıl Tugaylar Örgütü üyelerinin geçmişlerini reddetmeleri ve siyasetten uzak durmaları koşuluyla Fransa'da kalabilecekleri sözünü vermiş olması. Kızıl Tugaylar'ın düzenlediği suikastler ve bombalı saldırılar 1970'li ve 80'li yıllarda İtalya'yı sarsmıştı. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||