BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 10 Şubat, 2004 - TSİ 04:34
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
10 Şubat 2004 Basın özeti
Financial Times gazetesinin dünya haberleri sayfasında Türkiye'yle ilgili bir haber dikkat çekiyor. Haber, insan hakları kuruluşlarından Uluslararası Af Örgütü'nün başkanı Irene Khan'ın, bugün başlayacak ve bir hafta sürecek Türkiye gezisi üzerine.

Khan'ın programında Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'la yapacağı görüşme de bulunuyor. Gazete, daha önce Uluslararası Af Örgütü'nün hiçbir başkanın Türkiye'de bu düzeyde temaslar yapmadığını vurguluyor.

İngiltere'de yayîmlanan gazeteler

Irene Khan gezisi öncesi Financial Times'a verdiği demeçte, Tayyip Erdoğan hükümetinin gerçekleştirdiği reformları 'cesaret verici' olarak değerlendiriyor. Ancak Uluslararası Af Örgütü Başkanı'na göre, Türkiye'de hala çözülmesi gereken ciddi insan hakları sorunları var.

"Elektrik şoku gibi en kötü işkence yöntemine yönelik haberler azalıyor. Ancak insanlar hala, yiyecek ve uykudan yoksun bırakılarak işkenceye maruz kalıyor. Tayyip Erdoğan'ın reformlarına karşın, insan hakları eylemcilerine karşı açılan davaların sayısında artış var."

Irene Khan, Erdoğan hükümetinin Avrupa Birliği'ne uyum sürecindeki çalışmalarını sonuç vermeye başladığını söylüyor. Ancak Uluslararası Af Örgütü Başkanı, Türkiye'de tüm yönetim birimlerinin, reformlara duyulan ihtiyacı kavradığından emin değil.

"Türkiye'de reform sürecinden kaygı duyan çeşitli çevreler var. Bu kişiler bazı noktalarda sürecin sekteye uğradığını görmek istiyor. Avrupa Birliği içinde de, benzer görüşte olanlar var."

Haberde Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik başvurusunun, Haziran ayındaki Avrupa Parlamentosu seçimlerinde önemli bir konu olacağa benzediği söyleniyor. Konunun bazı aşırı sağ partilerce istismar edilebileceği belirtiliyor.

New york'da bugün yapılacak Kıbrıs görüşmeleri

Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini yakından etkileyebilecek bir diğer konu da Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ın, bugün Kıbrıs Türk ve Rum toplumu liderleriyle New York'da yapacağı görüşmeler. Times gazetesinin konuyla ilgili haberinin başlığı 'Annan Kıbrıs'ın birleşmesi için son kez çaba harcıyor'.

Gazete Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Avrupa Birliği üyeliğini, 'Dış politikadaki en önemli hedefi' olarak belirlediğine dikkat çekiyor. Times ayrıca Washington'un Kıbrıs sorunuyla yakından ilgilendiğine dikkat çekiyor.

Gazeteye göre bunun nedeni, önemli bir stratejik müttefik olan Türkiye'nin desteklenmesi. Times Amerikan Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın da Kıbrıs sorununun çözümü için elinden geleni yapacağını söylediğini hatırlatıyor. Gazete Kıbrıs Türk toplumu lideri Rauf Denktaş'ın şu görüşlerini de taşımış sayfalarına.

"Halkımız için en iyi olanı yapmaya çalışacağız. Ancak baskıya boyun eğmeyeceğiz."

İngiltere ve Fransa'nın yeni savunma planı

Financial Times gazetesinin bugünkü manşeti 'İngiltere ve Fransa ortak güç oluşturmayı planlıyor'. Haberde iki ülkenin savunma alanında işbirliği yapma yolunda önemli bir adım attıkları vurgulanıyor.

Habere göre iki ülke, üst düzey eğitim görmüş ve hızla konuşlandırılabilen birlikler oluşturacak. Bu birlikler orman, çöl ve dağlarda operasyonlara katılacak. Haber, gazetenin eriştiğini söylediği iki ülkenin gizli planlarının ayrıntılarıyla sürüyor.

"Birlikler 1500'er askerden oluşacak, 15 gün içinde konuşlandırılabilecek ve Birleşmiş Milletler'in himayesinde görev yapacak. Görevleri 30 güne kadar sürebilecek. Bu birlikler özellikle iç karışıklıkların hüküm sürdüğü ülkeler -ki bunların çoğu Afrika kıtasında bulunuyor- için uygun. Ancak görev alanları sadece bu ülkelerle sınırlı olmayacak."

İngiltere'de Irak istihbaratıyla ilgili yeni kaygı

Independent gazetesinin bugünkü manşetiyse 'Jones bir kez daha gizlendiği yerden çıkıyor: Blair yanlış beklentileri çoğalttı'. Haberde, İngiltere Savunma Bakanlığı'ndan emekli olan Doktor Brian Jones'ın açıklamaları var.

Brian Jones, bakanlığın istihbarat bölümünde nükleer, kimyasal ve biyolojik silahlardan sorumlu en üst düzey yetkiliydi. Jones daha önce bakanlıkta görevli uzmanların İngiliz hükümetinin Irak dosyası hakkında şüpheleri olduğunu açıklamıştı.

Jones şimdi de Başbakan Tony Blair'in, uzmanları bir kenara iterek Irak'ın silahları hakkında yanlış beklentiler yarattığını söylüyor. Jones'a göre Blair bu davranışıyla, silahlanmaya karşı küresel çapta verilen mücadeleyi de zayıflattı. Brian Jones sözlerini şöyle sürdürüyor.

"Şimdi Irak'la ilgili gelişmelerin sorunu daha da karmaşık hale getirme tehlikesi var. İnsanlara, belli bir yöne bakmaları istenerek 'Burada kaygı verici birşey var' dendi. Ancak hiçbir şey olmadığı görüldü. Ben şahsen Irak'da geniş çapta silah bulacaklarına inanmıyorum. Irak'la ilgili olarak yanlış beklentiler yaratıldı. Şimdi insanlar kitle imha silahlarının gerçekte problem olmadığını söyleyecekler. Çünkü sorun siyasallaştırıldı.

Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'a tepki

Daily Telegraph gazetesiyse bugünkü başyazısında, Fransız avukatların yeni ceza yasası tasarısını protesto amacıyla yarın greve gitmeyi planladıklarını yazıyor ve Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ı eleştiriyor.

Eleştirinin nedeniyse Chirac'ın, Paris Belediye Başkan Yardımcısı olduğu dönemde partisinden yedi kişiye belediye bütçesinden maaş vermekle suçlanan Alain Juppe'yi savunması. Başyazının başlığı 'Chirac'ın hukuku'.

"Tasarı, şüpheli kişilerin tutukluluk sürelerinin suçlanmaksızın arttırılmasını öngörüyor. Ancak Fransız avukatların esas tepkisi Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'a. Chirac, 18 ay hapis cezası tecil edilen eski Başbakan Alain Juppe'yi 'sıradışı yeteneklere sahip, insancıl ve dürüst bir kişi' olarak tanımlamıştı. Ülkede yargı bağımsızlığının ve hukukun üstünlüğünün kefili olması gereken bir devlet başkanının, bir mahkeme kararını sorgulaması kabul edilemez.

Ancak Chirac bununla da yetinmedi ve davayla ilgili olarak kendisi bir soruşturma açtı. Bu Chirac için son derece riskli. Juppe'nin mahkemece mahkum edilmesinin ardından gözler Jacques Chirac'ın Paris Belediye Başkanı olduğu döneme çevriliyor. Ancak Cumhurbaşkanı olduğu sürece Chirac'ın yargı dokunulmazlığı var. Tüm bu gelişmeler, Chirac'ın, kendisinden sonra Juppe'nin Cumhurbaşkanı olmasına yönelik planlarına da zarar veriyor. Ancak bunların hiçbiri, politikacıların yasaların üzerinde olmasına yönelik bir davranışı geçerli kılamaz."

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik