BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 06 Şubat, 2004 - TSİ 08:01
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
6 Şubat 2004 Basın Özeti
İngiltere'de yayınlanan gazetelerde kitle imha silahları tartışmaları devam ederken, Pakistanlı bilimadamlarının nükleer teknolojinin yayılmasında oynadığı rol, geniş şekilde ele alınıyor.

Independent gazetesi, Başbakan Tony Blair'in, Eylül 2002'de yayımlanan ve hükümet tarafından savaşa dayanak olarak kullanılan istihbarat dosyasındaki iddiayla ilgili açıklamalarından sonra, muhalefetin istifa çağrısıyla karşı karşıya kaldığını yazıyor.

News image

Gazete başsayfasında istihbarat dosyasının küpürünü yayımlıyor. Dosyada "istihbarat bilgileri, Irak'ın 45 dakika içinde kimyasal ve biyolojik silahları 45 dakika içinde aktif hale getirebileceğini gösteriyor" ifadesinin yer aldığını anımsatan gazete, "Bize ne söylendi, ne biliyoruz" diyor ve şu soruları soruyor:

Savunma Bakanı Geoff Hoon, Blair'e niçin 45 dakika iddiasının kısa menzilli füzelerle ilgili olduğunu söylemedi? Başbakan savaş öncesinde bu iddiayla kitle imha silahlarının kastedildiğini bilmediğini söylüyor. Tony Blair, bunu istihbarat şefine niçin sormadı? Kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine hükümet niçin göz yumdu? Başbakan kitle imha silahlarınının bulunamamasının sorumluluğunu istihbarat servislerine yükleyerek kendini kurtarmaya mı çalışıyor?

Guardian, Savunma Bakanı'nın bu konudaki soruları yantlamaya çalışırken, 45 dakika iddiasının önemli bir konu olmadığını söylediğini aktarıyor. Financial Times ise, Hutton raporunun yayımlanmasından sonra gündemin tekrar iç konulara kaymasını bekleyen hükümetin umutlarının, 45 dakika iddiasıyla ilgili tartışmalardan sonra suya düştüğünü belirtiyor. Financial Times, Amerikan Merkezi Haberalma Örgütü CIA Başkanı George Tenet'in Irak'ın silah potansiyeli konusunda hatalar yapıldığını kabul etmesini birinci sayfasından yansıtıyor. Gazetenin bu konudaki değerlendirmesi şöyle:

"Tenet'in açıksözlü yaklaşımı, açılan soruşturma sonrasında, başkanı olduğu örgüte yeönelik olası yeni suçlamalara kalkan oluşturacak. CIA Başkanı'nın açıklamaları, Beyaz Saray'ın Irak savaşını haklı kılmak için istihbarat servislerine baskı yaptığı iddiasını ortadan kaldıracak."

Daily Telegraph gazetesi, Pakistan'ın atom bombasının babası olarak bilinen ve İran, Kuzey Kore ve Libya'ya nükleer sırlar sızdırdığını itiraf eden Doktor Abdülkadir Han'ı, dünyanın birçok noktasına nükleer silah satan bir süpermarketin sahibi olarak niteliyor.

Gazete, "nükleer süpermarket" manşetiyle nükleer teknoloji transferi trafiğinde istihbarat örgütlerini alarma geçiren bir belirsizliğin söz konusu olduğunu belirtiyor. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Baradey'in "Doktor Han, buzdağının sadece görünen kısmı" dediğini hatırlatıyor. Daily Telegraph, Han'ın süpermarketinin müşterileri arasında Suriye ve Suudi Arabistan'ın da olup olmadığı sorusunun yanıtının arandığını kaydediyor.

Nükleer silah trafiğini yansıtan bir grafik yayımlayan Independent, bu konudaki tehdidin sanılandan çok daha büyük olduğunu vurguluyor. Aynı gazetenin köşe yazarlarından Johann Hari kitle imha silahları konusunda gerçek tehdidin Irak değil Pakistan olduğunu savunuyor. Guardian'ın başyazısında da benzer bir yorum yer alıyor. Başyazıdan kısaca aktaralım:

"Kitle imha silahlarının bulunamaması Irak ve Amerika'yla bu ülkelerin istihbarat servislerinin güvenilirliğini sarstı. Ancak şimdi yeni bir başarısızlık söz konusu. Pakistan merkezli skandaldan söz ediyoruz. Han, birçok ülkeye nükleer teknoloji satarken istihbarat servisleri neredeydi? Kaddafi, kendisi açıklayıncaya kadar bu ülkenin nükleer silah programı geliştirdiği niçin öğrenilemedi. 11 Eylül saldırılarından beri kitle imha silahlarının en büyük küresel tehdit olduğunu söyleyen liderler nederedeydi. Çünkü gözleri sadece Irak'ın üzerindeydi. Bush ve Blair yanlış yere bakıyorlardı. Bush'un kendisine örnek aldığı Winston Churchill bu manzarayı görseydi hiç memnun olmazdı"

Daiy Telegraph gazetesi de özel haberinde üst düzey bir Amerikalı yetkiliye dayanarak İran'ın nükleer tesislerini uluslararası denetime açmayı kabul etmesine rağmen, Amerika'nın bu ülkenin gizli atom bombası projesine sahip olduğuna inandığını duyuruyor.

Daily Telegraph'daki başka bir haberde ise nükleer silah programını tasfiye edeceğini açıklayarak uluslararası topluluğun sempatisini kazanan Libya ile İngiltere arasında diplomatik ilişkilerin normale dönmeye başladığını, Libya Dışişleri Bakanı'nın önümüzdeki hafta Başbakan Tony Blair'le görüşeceğini yazıyor.

Amerika'da bir eyalet yüksek mahkemesinin eşcinsellerin evlilik hakkını savunmasından sonra başlayan tartışmalar, İngiliz gazetelerinde geniş yer buluyor. Financial Times, Bush'un mahkeme kararını seçimlerde Demokratlar'a karşı kullanmak için hemen harekete geçtiğini belirtiyor.

Gazeteye göre, Bush, aile kurumunun kutsallığının korunması için anayasal düzenleme yapılmasını isteyeceğini açıkladı. Financial Times, Amerikan Başkanı bu tavrıyla eşcinsellere karşı geleneksel desteği bilinen Demokratlar'ı bölmeyi hedeflediğini savunuyor.

Daily Telegraph mahkeme kararından sonra nasıl bir tutum belirleyeceğini bilemeyen Demokratlar'ın zor durumda kaldığını kaydediyor. Independent gazetesi ise Başkan Bush ve başkanlık yarışındaki muhtemel rakibi John Kerry'nin eyaletlerini kıyaslayarak - kendi ifadesiyle - iki lider arasında kültürel fay hattını irdeliyor.

Daily Telegraph'a göre Bush'un eyaleti Teksas'ta iki kişiyi öldüren bir katil akıl hastası olduğu ortaya çıkmasına rağmen idam edilmesi kararlaştırılırken Massachusetts senatörü Kerry'nin eyaltinde mahkeme hemcinslerin evlilik hakkı olması gerektiğinden söz ediyor.

Kıbrıs sorununda, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ın tarafları görüşmeleri yeniden başlatmaları için New York'a davet etmesi Financial Times'ta 1 Mayıs'ta Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne birleşmiş olarak girme umutlarını canlandırdığı şeklinde değerlendiriyor. Gazete bununla birlikte Kıbrıs Türk toplumu lideri Rauf Denktaş'ın anlaşmayı engelleme olasılığı bulunduğunu savunuyor.

Financial Times gözlemcilerin çözümün bir mayısa yetişemeyeceğini inandığını ancak ilerleme sağlanması halinde müzakerelerin bu tarihten sonra da devam edebileceğini aktarıyor. Guardian ise 21 Nisan'a kadar çözüme ulaşılamaması halinde Kıbrıslı Türklerin üyelikten yararlanamayacağını belirtiyor.

Times gazetesinden bir haberde ise, Adolf adlı köpeğine Hitler selamı vermeyi öğreten sağcı bir işadamı, Neo-nazi faaliyetleri yasaklayan yasaya muhalefetten 13 ay gözlem altında tutulma cezasına çarptırıldığı aktarılıyor.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik