|
5 Şubat 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz gazetelerinde bugün, İngiltere'nin Avrupa Birliği'ne yeni üye olacak ülkelerden yaşanabilecek göçe karşı önlem alabileceği yolundaki açıklamaların yankıları ve kitle imha silhları soruşturmasıyla ilgili tartışmalar ön planda. Times gazetesi, İngiltere Başbakanı Tony Blair'in gelen baskılar üzerine, mayıs ayında Avrupa Birliği'ne üye olacak 10 yeni ülkeye karşı uygulanacak "açık kapı" politkasını gözden geçireceğini yazıyor. Birçok Avrupa ülkesinin, aralarında eski komünist bloktan 7 ülkenin de bulunduğu yeni üyelerin vatandaşlarının çalışma ve yerleşme haklarına sınırlamalar getirdiğini anımsatan gazete, İngiltere'nin de bazı önlemler alacağını belirtiyor.
Times, bu ülkelerdeki işsizlerin İngiltere'nin göçmenlere sağladığı sosyal haklardan yararlanması için iki yıl beklemek zorunda kalabileceklerini kaydediyor. Gazete, bununla birlikte kalifiye işgücü açığı nedeniyle İngiltere'nin diğer ülkelerin aksine yeni üye vatandaşlarının dolaşım özgürlüğünü kısıtlamayacağını yazıyor. Times'a göre başlangıçta Yunanistan, Hollanda, Danimarka, İsveç, İngiltere ve İrlanda toplam nüfusu 73 milyona ulaşan yeni üyelere karşı hiçbir sınırlama getirmeyeceğini açıkladı. Ancak sendikalar ve kamuoyunun baskısı üzerine İngiltere ve İrlanda dışındaki tüm ülkeler, göçmenlerin ücretleri düşüreceği ve işsizliği körükleyeceği gerekçesiyle bazı önlemler aldılar. Bunlar arasında göçmen sayısına tavan getirilmesi ve göçmenlere 7 yıl sonra çalışma izni verilmesi de bulunuyor. Guardian gazetesi de Tony Blair'in tabloid basının etkisiyle özellikle Doğu Avrupa'dan yaşanabilecek göçe karşı tutumlarını yeniden değerlendireceklerini söylediğini aktarıyor. Gazetenin yeni ülkelerle ilgili yayınladığı tabloya göre, bü ülkelerde işsizlik oranı yüzde 6.5 ile yüzde 18.9 arasında değişiyor. Guardian, bazı Doğu Avrupa vatandaşlarının üye ülkelerde alınan önlemlere tepki göstererek "Bu hiç de adil değil. Başlangıçta bize eşit üye olacağımız sözü verilmişti" dediklerini belitiyor. Financial Times başlangıçta yeni üyelerden İngiltere'ye yılda 5 bin ile 13 bin göçmenin gelmesinin öngörüldüğünü ancak şimdi bu sayısının artmasının beklendiğini duyuruyor. Gazeteye göre, İngiltere de gelişmelere göre göçmen sayısına sınırlama getirebilecek. İngiltere Başbakanı Tony Blair'in, Irak savaşına dayanak olarak kullanılan dosyada yer alan, Saddam Hüseyin'in kitle imha silahlarını 45 dakika içinde aktif hala getirebileceği yolundaki iddiayla ilgili itirafı tüm gazetelerde yer alıyor. Blair'in hatasını kabul ettiğini yazan Daily Telegraph'a göre, İngiltere Başbakanı, savaştan önce 45 dakika uyarısının füzeler için değil, cephe silahları için yapıldığını bilmediğini söyledi. Daily Telegraph'a göre Blair, bu yanlış anlamanın düzeltilmesi için hiçbirşey yapmadı. Independent, anamuhalefetteki Muhafazakar Parti'nin hükümeti 45 dakika iddiasıyla ilgili olarak kanıtları kamuoyuna açıklama çağrısı yaptığını yazıyor. Independent manşetinde ise BBC yönetiminin, kurumu suçlayan Hutton raporuyla ilgili olarak hukukçularının yaptığı uyarıyı dinlemeyerek özür dileme yolunu seçtiğini açıklıyor. Gazetenin ele geçirdiği 135 sayfalık dosyaya göre, BBC'nin hukukçuları, Lord Hutton'un bulgularının hukuksal açıdan hatalarla dolu olduğu yönünde görüş belirttiler. Hukukçuların görüşünde ayrıca Başbakan'ın eski basın danışmanı Alastair Campbell savaş dosyasının hazırlanmasındaki rolü konusunda parlamentoya yanlış bilgi vermekle suçlanıyor. Independent'a göre, bu görüşler temelinde BBC yönetimi, Hutton raporuna karşı hukuksal mücadele başlatabilecekken paniğe kapılarak özür dilemeyi tercih etti. Daily Telegraph gazetesi, Irak savaşı, soruşturmalar ve iç sorunlar yüzünden zor günler yaşayan Blair'e Bush'tan destek geldiğini belirtiyor. Gazeteye göre, Amerikan Başkanı George Bush, Churchill sergisinin açılışında yaptığı konuşmada kuklası olmakla suçlanan İngiltere Başbakanı'nı, Winston Churchill ve Thatcher'ın cesur varisi olarak niteledi. İngiliz gazetelerinde Pakistan'ın atom bombasının mimarı olarak bilinen Doktor Abdülkadir Han'ın Libya, Kuzey Kore ve İran'a nükleer sırları sızdırdığı yolundaki itirafı da öne çıkan konular arasında. Daily Telegraph, yönetimden bağışlanması için af dileyen Doktor Abdülkadir Han'ın kendi başına hareket ettiği yolundaki sözlerini öne çıkarmış. Gazete Amerikalı yetkililere dayanarak, Abdülkadir Han'ın Libya'ya nükleer savaş başlığı formüllerini sattığını öne sürüyor. Times gazetesi ise, 1970'lerde Avrupa'da uranyum zenginleştirme programlarına katılan ve başarılı atom bombası denemelerinden sonra ulusal kahraman ilan edilen Abdülkadir Han'ın Pakistanlıların gözünde hala efsane olduğunu belirtiyor. Times'a göre, İslamcı muhalefet partileri Pakistan'ı dünyanın yedinci nükleer gücü haline getiren Abdülkadir Han'ın hükümetin baskısıyla bu tür açıklamalar yapmaya zorlandığına inanıyor. Han'ın itiraflarından tatmin olmayan muhalefet partileri genel grev çağrısından geri adım atmıyor. İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un Gazze Şeridi'nden çekilme planıyla ilgili tartışmalar İngiliz gazetelerinde bugün de devam ediyor. Guardian, Şaron'un bu açıklamasıyla dikkatleri hakkındaki rüşvet suçlamalarından uzaklaştırmakla kalmayıp, İsrail'de hem sağı hem de solu hazırlıksız yakaladığına işaret ediyor. Gazete, Şaron'un ilk kez bir kararında bu kadar ciddi olduğunun anlaşıldığını vurguluyor. Guardian gazetesi başka bir haberinde de İngiliz Parlşamentosu'nda oluşturulan bir komisyonun İsrail'le ilgili hazırladığı rapora yer veriyor. Guardian'a göre komisyon raporunda Avrupa Birliği'nin İsrail'le yaptığı milyarlarca dolarlık ticaret anlaşmasını askıya almasını istiyor. Komisyon, İsrail'in uyguladığı politikaların Filistinlileri yoksulluğa mahkum ettiğini bu yüzden Avrupa Birliği'nin sunduğu olanaklardan yararlanmasının adil olmadığını ifade ediyor. Independent da aynı konuyla ilgili haberinde Gazze Şeridi ve Batı Şeria'nın bazı bölümlerinde Filistinlilerin yaşam koşullarının siyah Afrika'daki kadar kötü olduğunu yazıyor. Independent komisyon raporuna dayanarak İsrail'in Batı Şeria'da inşa ettiği güvenlik duvarının Filistinlilerin ekonomik durumunu da zorlaştıracağını belirtiyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||