|
2 Şubat 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz gazetelerinde Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush'un Irak savaşını haklı kılmak için kullanılan istihbaratın doğruluğunu araştırmak üzere bir komisyon kurulmasına yeşil ışık yakması ve bu gelişmenin Amerika'nın en önemli müttefiki İngiltere'deki olası etkileri öne çıkıyor.
Lord Hutton'un yayınladığı rapor sonrası BBC Genel Müdürlüğü'nden istifa eden Greg Dyke'ın açıklamaları, Kuzey Irak'taki intihar saldırıları ve Hac'daki facia da İngiliz gazetelerindeki haber ve yorumlarda önemli yer tutuyor. Times gazetesi, "Müttefikler, Irak istihbaratının yanlışlığını kabul ediyor" başlıklı haberinde ABD Başkanı Bush'un istihbaratın başarısızlığı konusunda bağımsız bir soruşturma başlatılmasına onay vermeye hazır olduğunu yazıyor. Gazete adını açıklamadığı bir kaynağa dayanarak İngiltere Başbakanı Tony Blair'in de Irak'ta asla kitle imha silahı bulunamayacağını kabul etme eğilimde olduğunu belirtiyor. Times, konuyla ilgili haberinde Bush ve Blair'in Norveçli bir politikacı tarafından Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterildiğini aktarıyor. Norveçli politikacı bu kararının gerekçesini şöyle açıklıyor: "Bush ve Blair Saddam Hüseyin'i devirdi. Diktatörün devrilmesiyle kitle imha silahlarının kullanılacağı saldırı tehdidi azaldı." Financial Times gazetesi, istihbaratın doğruluğunu araştıracak komisyonun raporunun seçim yılında Bush'u zor durumda bırakabileceğini belirttikten sonra raporun seçimlerin yapılacağı Kasım ayından sonra açıklanmasının beklendiğine dikkat çekiyor. Gazete, bu gelişmenin kitle imha silahlarının varlığı konusunda ısrarcı davranan Tony Blair üzerindeki baskıları daha da artıracağını vurguluyor. Independent gazetesi, manşetinde kitle imha silahları konusundaki başarısızlıktan istihbarat servislerinin sorumlu tutulacağını belirtiyor. Independent başyazısında, Irak'ta kitle imha silahlarının bulunmasının an meselesi olduğunu söyleyen İngiltere Başbakanı Tony Blair'in Bush'la yollarının ayrılma zamanı geldiğine dikkat çekiyor. Gazete, Blair'e şu öneriyi yapıyor: "Belki de Blair için ABD Başkanı'na koşulsuz destek vermenin İngiltere'ye ne kazandırdığını ve Irak'taki istihbarat başarısızlığı konusunda bağımsız bir soruşturma başlatılmasını engelleyerek ülkesinin çıkarlarını daha ne kadar tehlikeye attığını sorgulama zamanı geldi." Guardian gazetesi de başyazısında Irak savaşının Amerikan seçimlerinde nasıl rol oynayacağını irdeliyor. Gazete, Bush'un 11 Eylül'ün tekrarını önlediği ve Saddam Hüseyin'i devirdiği için halkın desteğini hak eden bir savaş lideri imajını pekiştirmeye çalıştığını yazıyor. Guardian, bununla birlikte, istihdam, vergi ve bütçe açıklarının yanı sıra, Bush'un en zayıf noktasının yine Irak savaşı olabileceğini öne sürüyor. Gazete, El Kaide'nin varlığını sürdürdüğünü, Amerika'ya uçuşların terörist saldırı kuşkusuyla askıya alınmasının da gösterdiği gibi, Amerikan yönetiminin bu tehdidi ortadan kaldıramadığını, Kasım ayına kadar yaşanabilecek trajik bir olayın Bush'a büyük darbe indirebileceğini savunuyor. Geçtiğimiz hafta İngiltere gündeminin en önemli konusunu oluşturan Hutton soruşturması sonrasındaki gelişmeler bugünkü gazetelerde de geniş şekilde yer buluyor. Lord Hutton'ın, savaşı haklı göstermek için Irak'ın silah kapasitesine ilişkin istihbarat raporunu çarpıtmakla suçlanan İngiliz Hükümeti'ni aklaması ve BBC'yi suçlamasından sonra istifa eden Genel Müdür Greg Dyke'ın açıklamaları tüm gazetelerde ayrıntılı olarak yer alıyor. Dyke, dün, savaş öncesinde hükümetin BBC'ye baskı yaptığını söylemişti. Financial Times, Greg Dyke'ın Hutton raporuna karşı başlattığı kişisel mücadelenin hükümeti rahatsız ettiğini, Blair'in kamuoyunun kendisine bu konuda cephe almasından endişe ettiğini belirtiyor. Gazeteye göre, Hutton raporu sonrasında yapılan anketler, Lord Hutton tarafından aklanmasına rağmen Blair'in inandırıcılığının azaldığını gösteriyor. Times ise Greg Dyke'ın bu hafta içinde avukatlara Hutton raporuna karşı yasal girişim başlatıp başlatamayacağını inceleteceğini yazıyor. Gazete konuyla ilgili bir başka haberinde de hükümetin BBC Yönetim Kurulu Başkanlığı'na yapacağı atamada şeffaf olma sözü verdiğini anımsatıyor. Times'e göre atamanın tüm aşamalarını ilk kez bağımsız bir kurul da izleyecek. Kuzey Irak'taki intihar saldırıları da tüm gazetelerde geniş bir şekilde yer alıyor. Guardian, bu saldırıların Temmuz ayında Amerika'nın, yönetimi Iraklılar'a devretmesinden önce, ülkedeki etnik gruplar arasındaki gerilimi tırmandırdığını yazıyor. Gazetenin görüşlerine başvurduğu Amerikalı bir terör uzmanı, "Saldırının arkasında kim olursa olsun, kuzeyle merkezin arasını açmaya çalışıyorlar. Kürtler'in Araplar'dan daha çok kuşku duymasını istiyorlar, ki bu durum, Irak'ın parçalanmışlığını daha da arttıracak" diyor. Mekke'de dün yaşanan Hac faciasıyla ilgili olarak Times, "Suudi yönetimi hac dönemi öncesinde bu tür olayların yaşanmaması için büyük paralar harcadı. Ancak dünkü trajedi, bu kadar çok insanı bu kadar dar bir alanda kontrol etmenin imkansızlığını ortaya koydu" dedi. Independent ise, hacıların Suudi yetkilileri gerekli önlemleri almamakla suçladığını ancak Suudi yetkililerin faciayı kader olarak nitelediklerini belirtti. İngiliz gazetelerinin Avrupa haberleri sayfalarında eski Fransa Başbakanı ve Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın sağ kolu Alain Juppe'yi yolsuzluk suçlamalarıyla 18 ay hapis cezasına çarptıran yargıcın telefonlarının dinlendiği ve tehditler aldığı yolundaki açıklamaları dikkat çekiyor. Independent, Chirac'ın yargıcın iddialarının araştırılmasını istediğini belirtiyor. Gazete, yargıca yönelik tehditin geçmişte karanlık işlere karışan ve Chirac'la ilişkileri olduğu öne sürülen gayri resmi güvenlik ve istihbarat şebekelerinin izlerini taşıdığı iddialarını öne çıkarıyor. Daily Telegraph da yargıcın iddialarının Jacques Chirac'ı zor durumda bıraktığını vurguluyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||