BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 07 Şubat, 2004 - TSİ 19:12
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
8 Ocak Basın Özeti
İngiltere'de bu sabah hem Guardian hem de Independent ön sayfalarında aynı konuyu manşete çıkarıyor.

'Doğal olmayan bir felaket'

Bilim dergisi Nature'da yayınlanan küresel ısınma araştırmasına göre, böyle giderse dünyadaki canlı türlerinin neredeyse 1 milyonu önümüzdeki 50 yıl içinde yok olacak.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Guardian, artan sıcakların doğal hayat üzerindeki etkisinin ilk kez bu derece kapsamlı araştırıldığını yazıyor.

Sekiz ülkenin çevre uzmanlarını bir araya getiren çalışma hakkında Independent, 'bilim dünyasında en kötümser senaryolara alışık olanlar dahi şaşakaldı' diyor.

Teoriye göre giderek artan sıcaklar bitki ve hayvan türlerini güney ve kuzey kutuplarına doğru itmeye zorluyor.

Ancak, dünyanın 6 farklı bölgesinde bini aşkın canlı türünü izleyen bilimadamlarına göre, birçok türün serin kuşaklarda varlığını sürdürmesi imkansız görüyor.

Independent, her bir kıtada yokolma tehlikesini en çok hisseden canlıların bir haritasını yayınlıyor; Avrupa'da geleceği en karanlık görülen, kuş türleri.

Guardian, Avrupa'nın kuş türlerinin neredeyse dörtte birinin tehdit altında olduğunu yazıyor. Avustralya'da ise kelebek türlerinin yarıdan fazlası yok olma tehlikesiye karşı karşıya.

Financial Times'ın ön sayfasında da bugün Amerika'da yayınlanması beklenen çarpıcı bir raporun haberi var. Konu, Irak savaşı ve gerekçeleri. Anlaşıldığı kadarıyla rapor, Bush hükümetinin yüzünü hiç güldürmeyecek.

Washington merkezli saygın bir düşünce kuruluşu, Amerikan hükümetini savaştan önceki günlerde Saddam Hüseyin tehdidini sistematik olarak abartmakla ve istihbarat bilgilerini saptırmakla suçluyor.

Carnegie Uluslararası Barış Vakfı'nı, 'ortanın solunda yer alan ılımlı bir düşünce kuruluşu' diye tanımlayan Financial Times, savaş karşıtı raporun yüzlerce dosyanın incelendiği ve onlarca uzmanla mülakatlar yapıldığı altı aylık bir süre zarfında hazırlandığına işaret ediyor.

Kurum, 'Saddam Hüseyin rejimi bir tehdit oluşturuyordu fakat savaşı gerekli kılacak aciliyette değildi' diyor.

Irak'ta hâlâ bulunamayan kitle imha silahları da Carnegie Vakfı'nın tezini güçlendiren bir unsur. Vakıf yöneticisi, 'hâlâ arıyorlar, fakat bizim elimizdeki bulgulara göre iddia ettikleri silahların neredeyse hepsi savaştan önce yokedilmişti' diyor.

Times gazetesi, savaştan sonra İngiliz askerlerin elinde işkence edilerek öldürüldükleri söylenen 3 Iraklı'nın yakınlarına tazminat ödeneceğini manşete çıkarmış.

Times, 'İngiltere Savunma Bakanlığı'nın Irak'ta ödemeyi kabul ettiği ilk tazminat bu' diye yazıyor. Fakat devamı gelebilir.

Gazeteye göre İngiliz askerler tarafından göz altına alındıktan sonra öldüğü iddia edilen 13 Iraklı daha var ve bu kişilerle ilgili soruşturma hâlâ sürüyor.

Times, İngiliz ordusunun sözkonusu 3 aileye ödediği miktarı gizli tuttuğunu; fakat anlaşıldığı kadarıyla birkaç bin sterlini aşmadığının düşünüldüğünü aktarıyor.

Gazeteye göre ordudan bir sözcü, 'yerel ekonomiye koşut bir miktar' demekle yetinmiş. Times, Savunma Bakanlığı'nın bir noktaya özellikle dikkat çektiğini yazıyor:

Bakanlıktan bir sözcü, 'ödenen tazminatın İngiliz askerler adına bir suçun kabulü anlamına gelmediğini' söylüyor.

Birkaç gazetede birden ortaklaşa yer alan bir haber, İsrail ile Libya yönetimi arasında gizlice başladığı söylenen görüşmeler.

Libya, geçen ay sürpriz bir çıkış yaparak, kitle imha silahlarından vazgeçtiğini açıklamış ve nükleer tesislerini denetime açmıştı. Peki Libya lideri Albay Kaddafi şimdi yeni bir sürprize daha mı hazırlanıyor?

Daily Telegraph, Albay Kaddafi'nin 'İsrail yok olmalı ve Yahudiler de Alaska'ya yollanmalıdır' sözlerinin hafızalardaki yerini koruduğunu belirtiyor. Gazeteye göre şimdi iki ülke arasında başlayan ilk temaslar ilişkilerinde yepyeni bir sayfa açabilir.

Independent, 'Libyalı yetkililer yeni ortaya atılan gizli pazarlık haberlerini yalanlıyor; fakat İsrailli bir milletvekili, Kaddafi'nin oğluyla buluştuğunu doğruladı; İsrail Dışişleri de iddiaları reddetmiyor' diye yazıyor.

Daily Telegraph'a göre, Irak savaşının bölgenin diplomatik haritasında yol açtığı değişimin yeni bir göstergesi de bu olabilir. Fakat değişen dünya, Daily Telegraph'ı her yönüyle memnun etmiyor.

Gazete bu sabahki manşetinden 'vize endişesini' duyuruyor: 'İngilizlere, Amerika'ya girerken vize uygulanacak'

Amerika'ya giriş yapan yabancı ziyaretçiler bundan böyle yeni uygulamalara tâbi. Vize istenen ülkelerin vatandaşları, havaalanlarında parmak izlerinin alınıp fotoğraflarının çekilmesini de kabul etmek zorunda.

Amerika'ya vizesiz giriş yapabilen ülkelerin ziyaretçileri ise şimdilik bu uygulamadan muaf tutuluyor. Fakat Daily Telegraph İngilizleri uyarıyor.

Gazeteye göre, önümüzdeki ekim ayına kadar 'biyometrik' pasaportlardan birine sahip olmayan İngilizler, Amerika'ya girişte eski pasaportlarını kullanırken vize de göstermek zorunda kalacak.

Biyometrik pasaport, parmak izinden tutun gözün irisini okuyabilen donanıma dek en son teknolojiye göre hazırlanmış, sahibinin biyolojik özelliklerini kaydeden ve çok daha güvenilir olan pasaport türü.

Ancak ekime kadar birçok İngiliz'in yeni pasaporta geçmesi imkansız görülüyor. Daily Telegraph, 'elçiliklerde kaos' diye yazmış; ve durumdan hiç hoşnut değil.

Adım adım vize almanın zorlukları sıralayan gazeteye göre bir umut ışığı yok değil. Gazete, Amerika'nın güçlü havacılık ve turizm lobisine umut bağlıyor.

Eski pasaportların vizesiz kullanım süresinin uzatılması için bu iki sektörün Amerikan hükümetine baskı yapacağını yazan Daily Telegraph, 'aksi takdirde Amerikan turizminin milyarlarca dolar kayba uğramasının beklendiğini' bildiriyor.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik