BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 07 Şubat, 2004 - TSİ 18:43
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
2 Ocak 2004 Basın Özeti
Observer gazetesi, istihbarat görevlilerinin İngiliz Havayolları British Airways uçaklarıyla saldırı yapmayı planlayan İslamcı teröristlerin peşine düştüğünü yazdı.

Gazeteye göre, söz konusu militanların elinde güvenlik önlemlerini kolayca aşabilecekleri yasal Amerikan, İngiliz ve Avrupa pasaportları bulunuyor.

News image

Observer, Amerikan kaynaklarına dayandırdığı haberinde geçen hafta İngiliz Havayolları'nın Washington ve Riyad'a yapacağı birçok seferin iptal edilmesinde bu teröristlerin yılbaşı tatilinde saldırıya geçeceği endişesi rol oynadı.

Gazeteye göre, havaalanlarındaki güvenlik alarmı, İslamcı militanların, Irak'taki Amerikan hedefleri ve Avrupa ülkelerinde intihar eylemleri gerçekleştireceklerine ilişkin kanıtların bulunmasını izliyor.

İstihbarat servislerinin ellerinde bulunan haberleşme kayıtları, bu tür terör saldırıları için İngiltere'nin, malî kaynak ve eylemci bulmak açısından önemli bir merkez haline geldiğini gösteriyor.

Hükümet, İngiliz pasaportu taşıyan kişileri bu işin dışında tutmaya çalışsa da İslamcı militanlar, aralarında İngilizler'in de bulunduğu iyi eğitim görmüş kişileri saflarına katmaya çalışıyorlar ve bu amaçlarında da başarıya ulaşmış görünüyorlar.

Bir İslamcı terörist, kaydedilen konuşmasında arkadaşına "Yabancılara ihtiyacımız var. Saflarımızda Arnavutlar, İsviçreliler, İngilizler de bulunuyor. Hepsi yüksek eğitimli kişiler. Aralarında işadamları, profesörler, mühendisler, doktorlar, öğretmenler de var" diyor.

Terör eylemlerinde yüksek eğitimli kişilerin kullanılması akla hemen El Kaide'yi getiriyor. Observer gazetesi, El Kaide'nin Afganistan'daki eğitim kamplarında eğittiği teröristleri titizlikle seçtiğini vurguluyor.

Independent on Sunday gazetesi, özel haberinde, Irak'ın güneyindeki Basra kentinde İngiliz askerlerinin gözaltına aldıkları bir Iraklı'yı döverek öldürdüklerini bildirdi.

Gazeteye göre, bir otelde resepsiyon memuru olarak çalışan iki çocuk babası, Baha Musa adlı Iraklı, eylül ayında 7 kişiyle birlikte Basra'da gözaltına alındı.

Askerler, başlarına örtü geçirdikleri ve ellerini bağladıkları sekiz Iraklı'yı tekmeleyerek dövdüler. Üç gün gözaltında kalan ve burnu kırılan Musa, aldığı yaralar sonucu hayatını kaybetti.

Independent on Sunday'in küpürünü yayınladığı doktor raporuna göre, böbrek yetmezliğinden yaşamını yitiren Musa'nın vücudunun birçok yerinde darp izine rastlandı.

İngiliz askerî yetkililer, Musa'nın cesedini ailesine teslim ettiler. Yetkililer, Musa'nın ailesine dava açmamaları için 8 bin dolar yani yaklaşık 12 milyar lira teklif ettiler.

Parayı reddeden aile İngiliz Hükümeti'ne dava açmaya hazırlanıyor. Olaydan sorumlu tutulan iki İngiliz askeri bir süre tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Ancak İngiliz Savunma Bakanlığı olay hakkında soruşturmanın devam ettiğini bildirdi.

Uluslararası Af Örgütü, bu olay nedeniyle üyelerini İngiliz Hükümeti'ni protestoda bulunmaya çağırdı. Örgüt, Baha'ya işkence uygulanması nedeniyle bağımsız bir soruşturma başlatılmasını talep etti. Iraklı Baha Musa'nın 22 yaşındaki eşi de bir süre önce kanserden ölmüştü.

Sunday Times gazetesi, Libya Lideri Muammer Kaddafi'nin oğlu, Saif İslam Kaddafi'nin ülkenin nükleer programına ilişkin yaptığı çarpıcı açıklamaları ön sayfasına taşımış.

Gazeteye göre, oğul Kaddafi, Libya'nın nükleer silah yapabilmek için gerekli olan bilgileri, Pakistanlı bilimadamlarından aldığını söyledi.

Saif Kaddafi, kendi ifadesiyle İngilitere'de eğitim görmüş "beş yıldızlı" Libyalı uzmanların yürüttüğü nükleer silah projesi için Libya'nın şimdiye kadar 40 milyon dolar harcadığını açıkladı.

32 yaşındaki oğul Kaddafi'nin verdiği bilgiye göre, nükleer silahlar için gerekli olan teçhizatın büyük bir bölümü, arabulucular vasıtasıyla karaborsadan alındı.

Nükleer silah malzemesi satın alınan ülkeler arasında Malezya ve bazı Asya ülkeleri ile Güney Afrika da var. Üst düzey bir Arap yetkiliye göre, nükleer silah malzemeleri, İran'dan Dubai'ye buradan da gemilerle Libya'ya getirildi.

Nükleer teknolojik sırlar ise, hükümetten bağımsız çalıştıklarını söyleyen Pakistanlı bilimadamlarınca sağlandı.

Libya Hükümeti, 1990'ların sonunda başlatılan proje için Pakistanlı bilimadamlarına milyonlarca dolarlık ödeme yaptı.

Sunday Times gazetesine göre, Kaddafi'nin oğlunun Pakistan'ı hedef gösteren açıklamalarından sonra Amerikan Yönetimi'nin Pervez Müşerref üzerindeki baskısı daha da artacak.

Bu açıklamalar, Pakistan'a karşı daha sert önlemler alınmasını savunan Kongre'nin şahin kanadının elini güçlendirecek.

Sunday Times'a açıklama yapan eski bir Amerikan Savunma Bakanlığı danışmanı "Pakistan, General Ziya ve Benazir Butto döneminde olduğu gibi, General Müşerref döneminde de nükleer teknoloji transferi konusunda herkesle işbirliği yapabilecek bir ülke konumunda" dedi.

Pakistan Hükümeti, geçtiğimiz hafta, bazı bilimadamlarının açgözlü davranarak nükleer sırları satmış olabileceğini açıklamıştı. Bu kapsamda başlatılan araştırma çerçevesinde aralarında Pakistan'ın nükleer bombasının babası olarak bilinen Abdül Kadir Han da sorgulanmıştı.

Sunday Telegraph gazetesi bugünkü başsayfasında kamuoyunu günlerdir meşgul eden bir konuya yer veriyor ve Prenses Anne'in, bull terrier cinsi sorunlu, saldırgan köpeği Florence için psikolog tuttuğunu yazıyor.

Florence geçtiğimiz ay Kraliçe İkinci Elizabeth'in köpeklerinden birini öldürmüştü. Bu olayın basına yansımasından sonra Florence'ın çevreye daha fazla zarar vermemesi için uyutulması talepleri gündeme gelmişti.

Bu çağrılar karşısında sessizliğini koruyan Prenses, bu olaydan dört gün sonra Florence'ın sarayın emektar hizmetçilerinden birinin bacağını ısırması üzerine iyice zor durumda kaldı.

Prenses Anne, köpeğinin hayatta kalmasını sağlamak için bir hayvan psikoloğundan yardım isteme kararı aldı. Daha önce benzer bir ısırma vakasından sonra Prenses Anne'in köpeğini terbiye eden doktor Roger Mugford, sekiz yaşındaki Florence'ın hayatta kalması için son şansı olacak.

İki saatlik terapi seansı için yaklaşık 750 milyon lira ücret alan doktor Mugford, Florence'ın saldırganlığının tıbbî açıklamaları olabileceğini söylüyor.

Mugford, "Florence bunalımda olabilir. Seanslara önümüzdeki hafta başlayacağız. Isırmayı oyun zannetmemesini sağlamaya çalışacağız. Başarılı olacağımıza inanıyoruz ama hiçbirşey kesin değil" diyor.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik