BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 27 Ocak, 2004 - TSİ 19:45
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
27 Ocak 2004 Basın Özeti

İngiltere'de bugün Avam Kamarası'nda yapılacak, üniversitelerde ögrenci harçlarının arttırılmasına olanak tanıyan oylamaya ilişkin değerlendirmeler bütün gazetelerin manşetinde.

Birçok gazete, Başbakan Tony Blair'in kendi partisi içindeki isyanı bastıramadığını bildiriyor. Ağırlık verilen tahmin, iktidarın oylamayı kaybedeceği.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Yarın da Lord Hutton'ın soruşturmasının raporu yayınlanıyor. Yargıç Hutton, Savunma Bakanlığı kimyasal silah uzmanı Dr. David Kelly'nin intiharına giden süreci araştırmış, çok sayıda tanık dinlemiş, çok sayıda belgeyi incelemişti.

Guardian'ın bir köşe yazarının izlenimi, Başbakan'ın, Hutton raporunda suçlanma ihtimalini, bugünkü oylamayı kaybetmekten daha önemli gördüğü yönünde. Yazar Martin Kettle şöyle diyor:

"Hükümetin oylamayı kaybettikten sonra iktidarda kalabileceğini düşünmesi hayret uyandırıyor. Parlamentonun ikinci kez ele aldığı bir tasarıyı onaylatamamak, zayıf çoğunluğa dayanan hükümetler için bile az rastlanan bir mahcubiyet ki şimdiki iktidar güçlü bir çoğunluğa dayanıyor. Kayıtlar, 19. yüzyıldan beri bunun üç kez meydana geldiğini, bunun sadece birinde, kaybeden iktidarın Avam Kamarası'nda büyük bir çoğunluğa dayandığını gösteriyor."

Yazar, Blair'in hem Hutton soruşturmasına konu olan meselede hem de bu üniversite harçlarında kendi seçtiği bir çatışmaya girdiğini, elindeki çoğunluğu iyi kullanamadığını, öğrenci harçları meselesinde partisini ikna etmekte çok büyük yanlışlıklar yaptığını savunuyor. Her iki meselede de amacına ulaşsa bile, Guardian yazarı, Blair'in böyle bir haftayı yaşamış olmasının başlıbaşına başarısızlık olduğu görüşünde.

Financial Times'taki bir habere göre, Amerika Birleşik Devletleri'nde yasama organı olan Kongre, önümüzdeki on yılda bütçe açıklarının, hedeflenenden bir trilyon dolar daha fazla olacağını tahmin ediyor. Kongre'nin Bütçe Dairesi tarafından yayınlanan raporda, 2005-2014 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri'nin bütçe açığı 2 trilyona yaklaşıyor.

Financial Times, bu projeksiyonun, Bush yönetiminin bütçeye verdiği zararı gözler önüne serdiğini vurgulamış. Kongre'nin Bütçe Dairesi, Başkan Bush'un, önümüzdeki beş yılda bütçe açığını yarıya indirme vaadini yerine getirmekte zorlanacağını ileri sürüyor. Temsilciler Meclisi Bütçe Komitesi'nin bir Demokrat üyesi, "Açıkların alarm verici düzeye çıktığını" söyleyerek, "bunun ekonomiye yönelttiği tehditler daha iyi farkediliyor" demiş.

Kongre'nin raporunda "Bush yönetimi bazı sözlerini yerine getirmeye kalkarsa, açıklar daha da artabilir" görüşü yer alıyor. Financial Times'ın vurguladığı, Bush yönetiminin bir vaadi, özellikle yüksek gelir gruplarının yararlandığı geçici vergi indirimini daimi hale getirmek.

Yine Financial Times'ta "Türkiye'nin Avrupa'daki rolünü Bush güçlendirebilir" başlıklı makalede, dipnotta belirtildiğine göre, Dış İlişkiler Konseyi Önleyici Eylem Merkezi yöneticisi bir uzman olan yazar David Philips, Bush yönetimi, terörizme karşı bir duvar oluşturmasını istediği Türkiye'nin Müslüman dünyada demokratikleşme modeli olarak güçlendirilmesini amaçlıyormuş.

Yazar buna ulaşmanın en iyi yolunun da Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinden geçtiğini belirtiyor. Üyeliğin Türkiye'de bir ulusal saplantı haline geldiğini kaydeden yazar, Komisyon Başkanı Romano Prodi'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde uyum çabalarını övdüğünü hatırlatıyor. Ama bu yüreklendirici sözlere rağmen Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinin hiç te kesin görünmediğini vurguluyor.

David Philips, "Batı Avrupa'da yapılan anketler, Türkiye'nin Hıristiyan Kulübü'ne girmesine karşı bir isteksizliğe işaret ediyor" diye yazmış. Türkiye'deki bazı kesimlerin de Kıbrıs meselesini kullanıp, Türkiye'yi Avrupa'dan uzaklaştırabileceğini vurguluyor. Kıbrıs'ın birleştirilmesi resmî bir koşul olmasa da, bu yönde ilerleme kaydedilmesinin, Başbakan Erdoğan ve reform taraftarlarının diğer meselelere yönelirken daha sağlam bir pozisyonda olmalarını sağlayacağını belirtiyor.

İşte bu amaca ulaşmak için Başkan Bush'un, "Rauf Denktaş'a mesafe koymak Türkiye'nin çıkarınadır" mesajını vermesi gerektiğini belirtiyor yazar. Türk toplumu liderini, hem Kıbrıslı Türklerin 1 Mayıs'ta Avrupa Birliği'ne katılma isteğini, hem de Türkiye'nin şansını köreltmekle suçluyor. Yazar, Kıbrıs için Birleşmiş Milletler planını referanduma götürebilirse, Tayyip Erdoğan'a ödül verilmesi gerektiğini de belirtiyor.

"Amerika Birleşik Devletleri, Annan Planı'nda Türk tarafının istediği bazı değişikliklerin yapılması için nüfuzunu kullansın" diyen yazar şöyle devam ediyor:

"Türk askerinin adadan kademeli olarak çekilmesi, Kıbrıslı Rumlar'ın kuzeye yerleşmesinin düzgün bir sürece bağlanması gibi tavizlerde Amerikan yönetimi nüfuzunu kullanmalı. Başbakan Erdoğan'ın gözü Mart'ta yapılacak yerel seçimlerde. Türkiye'nin ekonomisi düzgün gitmeye devam ederse, AKP iyi sonuç alacak. 10 ay önce Erdoğan göreve geldiğinde kontrol edilemeyen enflasyon, şimdi yüzde 13'e indi. Uluslararası Para Fonu IMF'nin ilave malî desteğine Amerikan yönetimi de onay verirse, kredi geri ödemeleri daha dengeli bir şekilde yayılırsa, Erdoğan memnun olacaktır. IMF ve Eurobond borçları için Türkiye bu yıl 9,5 milyar dolar ödeme yapacak.Bu rakam gelecek yıl 11,5 milyar, 2006'da ise 14,2 milyar dolar."

Financial Times'taki makalesinde yazar David Philips, Türkiye'nin Irak'la ilgili kaygılarına da değiniyor. Bunlara cevap olarak Amerika'nın, Irak'ın toprak bütünlüğünü desteklediğini vurgulamasını öneriyor.

Bağdat'taki Geçici Koalisyon İdaresi'nin Irak'taki idarî yapının 2005'te yeni anayasa hazırlıklarına kadar aynen sürdürülmesi kararı aldığına, Kürtler'in özerklik taleplerine cevap vermediğine dikkat çekiyor. Kürt federe devletinin başkentinin Kerkük olmasına dair tartışmaların da ileriye atılmasının gerektiğini belirtiyor.

"Amerika, Türkiye'nin meşru kaygılarını dikkate alıp, PKK'ya baskısını arttırmalı" diyen yazar, Başkan Bush'un Türkiye'den istenenleri de net bir şekilde ortaya koyması gerektiğini belirtmiş.

"Türkiye Irak'taki yeniden inşaya yardım etmeli, oraya müdahale etmeme ilkesini sürdürmeli. Kafkaslar'da istikrarı sağlayacak bir güç olabilir. Ermenistan sınırını açması, bölgesel ticareti canlandırabilir. Bu adım, Dağlık Karabağ'a ilişkin barış görüşmelerine de hareket getirir.

Ayrıca Türkiye, ordunun siyasetteki rolünü azaltıp, insan hakları reformlarında vaatlerini yerine getirirse, bunlar arasında Kürtçe'nin eğitim ve yayında serbestleştirilmesi de var, Avrupa Birliği şansını da arttıracaktır. Türkiye'nin Avrupa hedefinde bir geri adım, geniş Müslüman nüfusu radikalleştirecek, medeniyetler arasında köprü olma işlevini zayıflatacaktır. Başkan Bush, Erdoğan'ın konumunu güçlendirmek ve Türkiye'nin doğru rotaya girmesini teşvik için, çok değerli katkılar sunabilir."

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik