BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 26 Ocak, 2004 - TSİ 13:16
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
26 Ocak 2004 Basın Özeti

İngiltere Başbakanı Tony Blair'in bu hafta geçireceği sınavlar hem bu ülkede hem de Avrupa'nın diğer ülkelerinde medyanın ağırlıklı olarak değerlendirdiği konulardan.

İngiltere'den Guardian gazetesi, manşetinde, Blair'in uçurumun kenarından aşağıya doğru baktığını anlatıyor. Üniversite harçlarının arttırılmasına dair yasa tasarısı bu hafta Avam Kamarası'nda oylanacak. Ve iktidardaki İşçi Partisi'nden epeyce milletvekilinin bu tasarının aleyhinde oy kullanması bekleniyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Guardian'ın haberine göre partideki asiler, İşçi Partisi'nden 100 milletvekilinin bu tasarıya karşı oy kullanacağını söylüyor.

Daily Telegraph, tasarının reddi için 80 milletvekilinin yeterli olduğunu, isyancıların sayısının 85 olacağını yazıyor.

Guardian, partideki en önemli lider alternatifi olarak görülen Maliye Bakanı Gordon Brown'ın Blair'e destek olduğunu, isyancı milletvekillerine, "Aleyhte oy kullananlara, ben lider olunca da bakanlık vermem" dediğini bildiriyor.

Hükümetin, isyancı milletvekillerini ikna etmek üzere, tasarıda yeni tavizler vermeye hazırlandığı da belirtiliyor Guardian'ın haberinde. Oylama yarın.

Çarşamba günü Başbakan Blair'i ve bazı bakan ve bürokratları derinden etkileyecek bir soruşturma raporu yayınlanıyor: Lord Hutton'ın, Savunma Bakanlığı kimyasal silah uzmanı Dr. David Kelly'nin intiharı hakkındaki raporu.

BBC'nin bir haberindeki ismi açıklanmayan kaynak olarak Savunma Bakanlığı, Kelly'nin ismini basına aktarmış, silah uzmanı da kamuoyu önünde sorgulanmış, daha sonra Doktor Kelly'nin cesedi bulunmuştu. BBC'nin haberi, hükümetin Irak'taki kitle imha silahlarına ait verileri abarttığına dairdi.

Guardian haberi, "Medyadaki bazı haberlerin önemsenmemesini sağlamaya çalışan Başbakanlık dün raporun, kamuoyunu yanlış bilgilendirme suçlamalarından Blair'i aklamasını beklediklerini açıkladı. Başbakan Blair iktidarı süresince bu denli tehlikeli ve sonucu önceden kestirilemeyecek bir haftaya giriyor" diye aktarıyor.

Guardian gazetesi, Maliye Bakanı Gordon Brown'ın dün Başbakan hakkında "gelecek seçimlere de onun liderliğinde girmeliyiz" demesinin, parti içinde liderlik yarışının şimdilik son bulduğu değerlendirmelerine yol açtığını belirtse de Daily Telegraph, Brown'ın sözlerinden başka bir sonuç çıkarmış:

Gazete, Maliye Bakanı'nın "Blair gelecek seçimlere lider olarak girecek" demediğine dikkat çekiyor ve bu konuda iki siyasetçi arasında bir gizli mutabakat olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor.

Daily Telegraph'a göre en zor haftasına giren Blair'in iktidardan yorulduğu, seçim arefesinde veya seçimin hemen ardından başbakanlığı Brown'a devredeceği izlenimi, dünkü mülakatla pekişti.

Daily Telegraph, "zaten Blair de Hutton soruşturması ile üniversite harçları oylamasının arka arkaya geldiği bugünleri, "Riskli bir hafta" diye gördüğünü itiraf etmişti" dedikten sonra şöyle devam ediyor:

"Belirsizliği Brown da pekiştirdi, Blair'in iktidardaki başarılarını geçmiş zaman kipinde ifade etti. Dünkü televizyon mülakatında, Blair'in seçimlere parti lideri olarak girip girmeyeceği sorusuna, "Girmeli. Girecek mi? Bu onun meselesi" cevabını verdi."

Financial Times, üniversite harçlarıyla ilgili yasa tasarısını parlamentodan geçirememesi halinde Blair'in istifaya zorlanmayacağını ama yeni İşçi Partisi'nin kamu hizmetlerini modernleştirme projesinin ağır bir darbe alacağını bildiriyor. Geçen yıldaki gelişmelerin kendisine duyulan güveni zayıflattığını, sağlığıyla ilgili kaygılar olduğunu, yorgun göründüğünü anlattıktan sonra gazete, Blair'in koltuğunu beklenenden daha erken devredebileceğini ileri sürüyor.

Alman gazeteleri de İngiltere'deki gelişmelerle ilgili. Der Tagesspiegel, "Blair parlamentoda mağlup olur, Hutton'dan da ağır bir eleştiri alırsa, hafta bitmeden başbakanlığa Brown oturabilir" diyor.

İsrail hükümeti, Lübnan'daki Hizbullah örgütüyle takası kabul etti, 400 tutukluyu salıveriyor, karşılığında, kaçırılmış bir İsrailli işadamını sağ olarak, üç İsrail askerinin de cenazelerini teslim alıyor.

Almanya'dan Frankfurter Allgemeine Zeitung, İsrailliler'in çoğunun buna olumlu karşılık vereceğini, çünkü hem insanî hem de dinî önceliklerin kararda ağırlık taşıdığını bildiriyor.

"Böyle şeyler İsrail'de ciddiye alınır, özellikle cephede ölmüş İsrail askerinin cenazesinin alınması." diyen gazete ekliyor: "Bazı Alman kurumlarının Hizbullah'la nispeten iyi bağlantı kurabilmesi, İsrail'in minnettarlığına yol açtı, zaman zaman arabulucu olunuyor."

Die Tageszeitung verilen mesajları başka türlü yorumluyor:

"İsrailliler'i kaçırmak kazançlıdır, İsrail, vatandaşlarını geri almak için aşırı bedel ödemeye hazırdır."

Times gazetesi, İngiltere'den, Kuzey Afrika'daki hükümetlere terörle mücadeledeki katkılarından dolayı övgüler sunulduğunu yazıyor.

Birleşik Krallık topraklarında ilk intihar saldırılarına hazırlanan Kuzey Afrikalı militanların arasına sızan yine Kuzey Afrikalı ajanlar, bazı din adamlarının yardımını görmüş. Sonra da eylem hazırlıklarını İngiliz muhataplarına haber vermişler. Kimse yakalandı mı bilinmiyor ama yakından izlenen militanlar arasında yıllardır İngiltere'de yaşayan Kuzey Afrikalılar varmış.

Times, Mağrib ülkeleri diye anılan Fas, Tunus ve Cezayir hükümetlerinin, İngiltere için en değerli istihbarat müttefikleri arasına girdiğini belirtiyor. İngiltere'ye ve diğer Avrupa ülkelerine bu militanların nasıl ulaştığı, sahte kimlik, kredi kartı ve seyahat belgelerini nasıl edindikleri, İngiltere'ye bu ülkeler tarafından aktarılmış.

Guardian'daki bir başka Kuzey Afrika haberinde ise "Cezayir'deki katliam kanıtlarını polis yok etti" iddiası yer alıyor. Gazeteye göre bu iddianın sahibi Cezayirli insan hakları savunucuları.

"İnsan hakları savunucularının bildirdiğine göre, ordu destekli milislerin 90'lı yıllarda öldürdüğü, yüzlerce kişinin mezarlarına dair ilk kanıtı Cezayir yetkilileri ortadan kaldırdı. İnsan hakları savunucuları, ülkenin batısındaki Relizan'da gizlice kazdıkları mezarda milislerin öldürdüğü bir kişinin kimliğini belirlediklerini, ama polisin burayı temizlediğini anlattı. Polis böyle bir mezarın olduğunu teyit etmiyor. Ama kampanyayı yürütenler, ellerinde fotoğraflı kanıtlar olduğunu anlatıyor. Bunları biz de yayınlıyoruz."

Yazıya eşlik eden fotoğrafta, bir adam topraktan çıkardığı giysileri ve kemik parçalarını gösteriyor. Haberde belirtildiğine göre, Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi uluslararası kurumlar, Cezayir'in binlerce kayıp kişinin başına neler geldiğini açıklamasını istiyor. Cezayir'de ordu darbesiyle başlayan, devlet ve İslamcı militanlar arasındaki iç savaşta 120 bin kişinin öldüğü hesaplanıyor.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik