|
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
15 Ocak 2004 Basın Özeti Guardian gazetesi bu sabah "Meme kanseri: Kırk yaşlarındaki kadınlar tehlikede" manşetiyle çıkıyor. Gazetenin, ülkede giderek artan meme kanseriyle ilgili araştırmasına göre, önde gelen uzmanlar, elli yaşını beklemek yerine, kırk yaşını geçtikten sonra yıllık kontrollere başlanmasını tavsiye ediyorlar. Ama bir problem var.
"Meme kanseri kontrolleri, zaten kaynak bulmakta zorlanan ulusal sağlık servisini iyice zorlayacaktır. Şu anda sadece 50 ile 64 yaş arası kadınlar, o da üç yılda bir olmak üzere kontrole çağırılıyor. Uzmanlar, kadınların bu riski almamasını, ve kırk yaşından itibaren gerekirse parasını kendileri ödeyerek kontrollerini her yıl yaptırmalarını salık veriyor." Gazze şeridinde Filistinli çocuklara kalkan olmak isterken, bir İsrail askeri tarafından vurulan ve dokuz aydır bitkisel yaşam sürdüren 22 yaşındaki İngiliz barış eylemcisi Tom Hurndall'ın ölümü Daily Telegraph gazetesinde birinci sayfadan duyurulmuş. Gazete ölen barış eylemcisinin yaşam öyküsüne yer verdiği geniş yazısına ise "Tom Hurndall, güzel düşleri olan bir gençti. Bedelini hayatıyla ödedi" başlığını atmış. Dün 22 yaşında ölen bir başka genç, Filistinli bir kadın intihar eylemcisi ise Independent'ın manşetinde. Gazze şeridiyle İsrail arasındaki Erez geçiş kapısında kendisini havaya uçuran 22 yaşındaki Filistinli kadın eylemci Reem el-Riashi'nin makineli tüfeği ve başındaki yeşil şehadet bandıyla çekilmiş fotoğrafıyla birlikte bölgeden izlenimleri aktaran Independent, başyazısına ise şu başlığı atmış. "İsrail'in şöhreti, intihar bombacıları ve bir barış eylemcisinin ölümü" Independent, "İngiliz barış eylemcisinin ölümü İsrail hükümetinin politikalarını etkilemez ama İsrail'in uluslararası düzeydeki imajını biraz daha zedeleyecektir" diyor. Ve Hurndall'ı öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan İsrail askerinin yargı sürecinin dikkatle izleneceğini ekliyor. Ama Independent'ın asıl mesajı şu. "Hurndall'ın ölümü, son intihar bombasıyla İsrail'in güvenliğini bir kez daha gözden geçirdiği bir döneme rastlıyor. Bir çok İsrailli'nin de kabul ettiği gibi İsrail'in güvenliğini sağlayabilecek tek şey var. O da kalıcı bir siyasî çözüm. Ama her bir intihar bombası ile, Başbakan Şaron'un sözde güvenlik duvarına eklenen her bir taşla barış biraz daha uzaklaşıyor. Üstelik Başkan Bush bile İsrail hükümetine bu duvarın barışa olumsuz etkisi olacağını hatırlatırken, İsrail kamuoyunun önemli bir bölümü garip bir şekilde Şaron'u fazlasıyla yumuşak buluyor. Barış umudu hiç bu kadar uzak olmamıştı." İtalya Başbakanı Berlusconi'nin dokunulmazlığını kaldıran anayasa mahkemesi kararı bazı gazetelerin başyazılarında ele alınmış. Times, anayasa mahkemesinin kararının Berlusconi'nin mahkumiyetiyle sonuçlanmasının zor göründüğünü ama Başbakan'ın hassas bir dönemde önemli bir siyasî darbe yemiş olduğunu yazıyor. Financial Times'ın yorumu ise şöyle: "Silvio Berlusconi anayasa mahkemesinin, 'yasalar önünde eşitlik' temel ilkesinden hareketle kendisini yargıdan muaf kılan yasayı iptal etmesiyle bir kez daha İtalya'da kuvvetler ayrılığı sisteminin hâlâ gayet sağlıklı bir şekilde ayakta olduğunu görmüş oldu." Financial Times, Berlusconi'nin açıkça koalisyon hükümetine ve İtalya'ya zarar verdiğini de yazıyor. Bugünkü İngiliz gazetelerinin dış haberler sayfalarında Irak mahreçli bazı haberler dikkat çekiyor. Daily Telegraph, "Müslümanlar'a nihayet Mekke yolu açıldı" başlığı altında, Saddam Hüseyin zamanında hacca gitmeleri engellenen on binlerce Iraklı Müslüman'ın bu yıl Mekke'ye gidebilmek için Bağdat'taki pasaport dairesinin önünde kuyruklar oluşturduğunu anlatıyor. Financial Times, Irak yönetim konseyinin miras ve aile hukukunda şeriatın uygulanmasına olanak tanıyan bir yasayı, etkili dinadamlarının ağzına bir parmak bal çalmak için onayladıkları yolundaki eleştirileri reddettiğini duyuruyor. Guardian ise dün New York Times'ta yayımlanan bir haberi aktarmış. Habere göre, Saddam Hüseyin'le birlikte ele geçirilen belgeler, devrik liderin, yandaşlarına, Irak'a dışarıdan gelen İslamcı savaşçılardan uzak durmaları talimatı verdiğini gösteriyor. "Bu belge, Başkan Bush'un savaştan önce ve sonra gündeme getirdiği, Saddam Hüseyin ile Usame bin Ladin ve El Kaide örgütü arasında yakın ilişkiler bulunduğu yolundaki iddiaların inanılırlığını biraz daha azaltıyor. Ve tam aksine, CIA uzmanlarının ve İngiliz istihbaratının uzun süre savunduğu gibi laik diktatör ile din savaşçısının birbirine hiç güvenmedikleri tezini güçlendiriyor." Financial Times'ta Türkiye ile ilgili bir haber "Türkiye güvenlik kurallarını gevşetmeyi reddediyor" başlığıyla, olası bir çevre felaketinden kaygılanan Türk yetkililerin, tanker trafiğinde tıkanıklık yaşanan Boğazlar'dan geçiş kurallarını değiştirmeyi kabul etmediği kaydediliyor. Boğazlar Sahil Güvenlik Yetkilisi Barış Tozar ise, ham petrol sıkıntısından dolayı Türkiye'yi suçlayan Akdeniz petrol rafinerilerine şu yanıt veriyor. "Rafinerinizle ilgili planları boğazlardan geçecek ikiyüz tonluk tankerlere göre yapıyorsanız o zaman ya uluslararası denizcilik örgütünün kabul ettiği güvenlik kurallarını bilmiyorsunuz ya da Türk boğazlarına ne olduğu umurunuzda değil." Gazetede yer alan Türkiye konulu bir diğer haber ise "Prodi, Türkiye'ye, Kıbrıs'ın birleşmesi konusundaki katkıları karşılığında özendirici olarak Avrupa Birliği üyeliği olasılığını sunacak" başlığını taşıyor. Haberde, Avrupa Komisyonu Başkanı Romano Prodi'nin bugün Türkiye'yi kırk yılı aşkın süredir ziyaret eden ilk Komisyon Başkanı olarak Ankara hükumetine Kıbrıs konusunu Mayıs ayına kadar çözmesi için baskı yapacağı kaydediliyor. Yine Financial Times'ta Quentin Peel imzalı bir yazıda Prodi'nin Ankara ziyareti konu ediliyor. "Türkiye'nin tezlerini reddetmek güç" başlıklı yazıya Başbakan Erdoğan'ın, Avrupa Komisyonu Başkanı Prodi'ye dikenli bir gül sunarken resmedildiği bir de karikatür eşlik ediyor. Burada gülün, Erdoğan'ın geçen hafta Almanya ziyareti sırasında Avrupa'nın Türkiye'ye bakışı konusunda yaptığı benzetmeden geldiği anlatılmış: Gül bu, isterseniz, dikenlerinden şikayet eder, isterseniz güzelliği ve kokusuna odaklanmayı seçersiniz. Financial Times yazarı Peel, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği müzakerelerine tarih alması konusunda belirleyici olacak faktörleri de şöyle sıralıyor. "Güçlü ordunun sivil denetim altına alınması, Kıbrıs, Kürtler ve Amerika ile ilişkiler." |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||