|
Kıbrıs'ta 'Ergenekon' tartışması | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye'de hükümete karşı darbe planları yapıldığı suçlamaları üzerine odaklanan 'Ergenekon' soruşturması kapsamında ortaya atılan iddialar, Kıbrıs'taki Türk siyasetçiler arasında da tartışma yarattı.
Ergenekon davasının tutuklu sanığı Türk Metal Sendikası'nın eski başkanı Mustafa Özbek'in evinde bulunduğu söylenen belgelere dayanılarak, 1998 genel seçiminde Rauf Denktaş ekibine karşı Derviş Eroğlu'nun desteklenmesi için faaliyet yürütüldüğü iddiaları ortaya atılmıştı. Kuzey Kıbrıs'taki Türk toplumunun Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, bu konuda savcılığa bazı belgeleri sunduğunu hatırlattı. Daha önce bu konuda soruşturma istediğini söyleyen Soyer, savcılığın henüz belgeleri incelediğini, Türkiye'den iletilen herhangi bir soruşturma talebi ise olmadığını söyledi. Kıbrıs Türk toplumunun eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ise iddialar konusunda mağdur olduğunu söyleyerek, "Soyer'in başsavcılığa başvurusunun yanlış açıklandığını, kendisinin de suçlandığı anlamı çıktığını' söyledi. Dün Kıbrıs TV adlı özel kanalda bir programa konuk olan Denktaş, Kıbrıs'ta farklı çevrelerin seçimlere müdahale ettiğini öne sürdü; kendisinin de 1981'de bir CIA ajanından, "uzlaşmaz" görüldüğü için ölüm tehdidi aldığını iddia etti. İddialarda adı geçen UBP Genel Başkanı ve eski başbakan Derviş Eroğlu ise iddiaları reddederek, seçim sürecinde yıpratılmaya çalışıldığını öne sürdü. Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş ise söz konusu iddiaların bir iddianamede değil bir belgede yer aldığının altını çizerek, kendisiyle ilgili bir telefon konuşmasına yapılan atıfların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Denktaş, Başbakan Soyer'in belgeyi Başsavcılığa vermesinin zamanlamasının ise manidar olduğunu ima etti. Kuzey Kıbrıs'ta siyaset, yaklaşan erken genel seçim dolayısıyla hareketli. 19 Nisan'da düzenlenecek erken genel seçim öncesinde, gerek Cumhuriyetçi Türk Partisi gerekse Demokrat Parti liderleri, partilerinin ilk sırada yer alması beklentilerini dile getiriyor. Seçimler Şubat ayında alınan kararla bir yıl erkene alınmıştı. Bu talebi getiren iktidardaki Cumhuriyetçi Türk Partisi'nin bu şekilde Birleşmiş Milletler gözetiminde Rumlarla yürütülen müzakerelerde elini güçlendirmeye çalıştığı yorumları yapılıyor. Gözlemciler, geniş çaplı muhalefetle karşılaşan kemer sıkma politikaları planlarının da erken seçim kararında etkili olduğunu söylüyor. Halihazırdaki mecliste Cumhuriyetçi Türk Partisi toplam 50 sandalyenin 25'ine sahip. Koaliyon ortağının da 5 sandalyesi var. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||