|
30. yılında İslam devrimine iki bakış | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Farklı nesillerden iki İranlı, 30 yıl önce Batı destekli Şah'ın devrilerek Ayetullah Humeyni'nin başa geldiği devrimle ilgili düşüncelerini BBC ile paylaştı. Devrime katılan Nurin yaşadığı hayal kırıklığını, 1979'da doğan Ramin ise devrimin başarılarını anlatıyor. TAHRAN'DAN 51 YAŞINDAKİ NURİN Bütün sorunların kökeninde Şah'ın olduğunu düşünüyorduk.
Dolayısıyla rejimi devirdiğimizde tüm sorunlardan da kurtulmuş olacaktık. Şimdi dönüp, o günlerde sahip olduklarıma bakıyorum. Örneğin, ücretsiz eğitim vardı. Kırsal kesimde fakir bir ailenin çocuğu olarak doğmuştum ama yine de üniversiteye gidebildim. 1979 yılına geldiğimizde, ben Tahran Üniversitesi'nde öğrenciydim ve devrim mücadelesinde aktif bir rol üstleniyordum. Ama İslami bir bakış açısını desteklemiyordum. Sol gruplardan yanaydım. Çoğu zaman sokaklardaydık. Gösteriler yapıyor, sloganlar atıyorduk. Ne olacağına dair bir merakımız vardı. Özgürlük ve adalet konularında fikirlerimiz belirsizdi. O günlerde, bunların ne anlama geldiğini dahi tam olarak bildiğimi düşünmüyorum. Değişiklikler büyük bir hızla yaşandı. Kısa bir zaman içinde eski rejimin ortadan kalktığını ve yeni bir rejimin kurulduğunu hissetmeye başladık. Üniversitelerden bazı profesörlerin işlerine son vermeye ve üniversiteleri İslami kurallara göre işletmeye başladılar. 1980 yılında ise üniversiteleri kapatmaya başladılar. Birçok arkadaşımla birlikte ben de kovuldum. Bana çalışma hakkım olmadığını söylediler. İki yıl sonra üniversiteleri tekrar açtıklarında, birçok arkadaşımla birlikte ben de kara listedeydim. Tutuklandım ve bir yılımı Evin cezaevinde geçirdim. O döneme ilişkin öyle kötü anılarım var ki, 24 yıl sonra bile olanlar hakkında konuşmak kolay değil benim için. O zamanki yakın arkadaşlarımın yüzde 70'i ülkeyi terketmek zorunda kaldı. O dönemi düşündüğümde, kaybettiğim yıllardan dolayı büyük bir üzüntü ve pişmanlık hissediyorum. Şah eleştiriye o kadar tahammülssüz olmasaydı, bence tarih başka bir şekilde akardı. TAHRAN'DAN 29 YAŞINDAKİ RAMİN Ben İran devriminin tarihe bir trajedi olarak, yaşanan acılar ve öldürülen insanlar ile geçmeyeceğini düşünüyorum. Tersine elde ettiği başarılarla; bağımsızlığı, kendine güveni ve kendine yeterliliği sağlayan bir rejim olarak geçecek. İran bu dönemde çok önemli adımlar attı. 30 yıl önce, kimse uzaya bir uydu gönderebileceğimizi ya da nükleer teknolojiyi geliştireceğimizi hayal edemezdi. Yaşam standartları anlamında da geçtiğimiz 30 yılda elde edilen önemli başarılar var. Temiz suya erişim artık daha yaygın ve ortalama ömür uzadı. Bu sonuçların anne ve babamın neslini daha az tatmin ettiğini biliyorum. 1970'ler boyunca petrol parasıyla yaşanan gelişmeleri gördüler. Onlar İran ekonomisinde ve ülkedeki yaşam standartlarında bir gerileme olduğunu düşünüyorlar. Ancak benim kuşağım, Irak'la yaşanan sekiz yıllık savaş döneminde büyüdü ve sonrasındaki yeniden yapılanmayı gördü. Dolayısıyla da benim için İran giderek daha iyileşti. Bence yaklaşımlarımızdaki farklılığın nedeni bu. Bu, İran'da her şeyden memnun olduğum anlamına gelmiyor. Örneğin sosyal kısıtlamalar ya da toplumsal alandaki yanlış yönetim. Bence hükümetler insanların özel hayatına karışmamalı. Yolsuzlukların yaygın olduğu da doğru. Ama bu sorun 200 senedir var. Burada, daha gelişkin ülkelerde var olmayan fırsatlar var. Ben yatırım bankacısıyım ve Avrupa'da yaşasaydım, şu anki konumuma 50 yaşından önce gelemezdim. İran bugün dünyanın en bağımsız ve kendine yeten ülkelerinden biri. Yüzyıllarca itip kakıldıktan sonra, bu gerçekten gurur duymamız gereken birşey. Ben İslami devletin yakında yok olacağını düşünenlerden biri değilim ama uzun ömürlü olabilmesi için, sosyal ve siyasi özgürlüklerle yanyana yaşamayı öğrenmeli. | İlgili haberler 'İran ABD ile diyaloğa hazır'10 Şubat, 2009 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||